İbn-i Arabî Hz. Kur’an Mührü’ nden Yansımalar: -22-

www.sufizmveinsan.com
 
 

Kitabın Adı:   KUR’AN MÜHRÜ

                     Hatmu’l Kur’an

Müellifi    :     Şeyh-ül Ekber Muhyiddîn İbn’ül ARABÎ (M: 1165-1240)

Derleyen :     Abdulbaki Miftah

Mütercim :     Vahdettin İNCE

Nâşir       :     Remzi GÖKNAR

Yayınevi  :     KİTSAN Yayınları – İstanbul – 0212 513 67 69

Yansıtan  :    Hamdi CENİK

www.sufizmveinsan.com

Yirmiikinci Bölüm:

Şeyh, Futuhat'ın vasiyetler babında şunları söylüyor (IV:500):

-"Çokça secde et ve cemaatten ayrılma. Eğer gücün yetiyorsa Şam'da ikamet et. Çünkü Resulullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğu sabittir:

“Size Şam'a yerleşmeyi tavsiye ederim. Çünkü orası Allah'ın arzının en hayırlı bölgesidir. Kullarının hayırlıları da oraya yönelirler."( 415) ss

- "…Âlem, Hakkı kapsayamadığı gibi şu kulu da kapsayamaz. Bunun sebebi de âlemin kendisini kapsayamayacak kadar dar olduğunu müşahede etmesidir. (416)

Her şahsın Kur'an'dan bir suresi var

Allah'ın kitabında benim surem ise tenzil (Zümer)dir.

Ulvi âlemden getirip takdim ettiler

İnişleri sırasında Mikail ve Cebrail… (417)

Rüyada İslam ve Kur'an sana yağ ve bal olarak gösterilir. Kayıt, dinde sebat anlamındadır. Borç ise, rüya görenin veya rüyada görülen kişinin durumuna göre uzun veya kısa, bedenin bir kısmını kapatan veya tamamını kapatan, temiz veya kirli bir gömlek olarak görünür. (419)

"Elhamdulillahi rabbil alemin" zikrinden bahsederken, şöyle söz etmektedir:

- "…Bu yüzden, Allah'ın mahlukata hâkim olan kader sırrına muttali kıldığı kişi, bunu söylediği zaman, "elhamdulillah" demesi onun için bir gereklilik olur. Ama bunu bilirse ve söylemese, bir hüccet ortaya koyması gerekmez. (421)

Şeyh, Şam'da birçok müşahede, rüya ve müjde görür. Bunlardan biri Resulullah'ı (s.a.v) gördüğü ve Resulullah'ın (s.a.v) kendisine meleklerden oluşan Mele-i ala'nın, faziletli insanlardan Mele-i efadilden daha hayırlı olduğunu açıkladığı

rüyadır. (425)

Gördüğüm müjdeli bir rüyada bana yöneltilen tavsiyelerden birinde Hak taalanın sözlerini vasıtasız olarak duydum. Bir avuç kum miktarında ıslak bir yerde Hakkın Musa ile konuştuğu mübarek mekânda bulunuyordum. Keyfiyetsiz ve mahlukatın konuşmasına benzemeyen bir kelamdı. Kelamın aynı, dinleyenin anlamasının aynıydı. Kelamdan şunu anlamıştım:

"Vahiy seması, memba arzı ve sükûnet dağı ol. Hareket ettiğin zaman diriltici bir hareket olsun. Semavi vahiyden kaynaklanan hareketle sekine gerçekleşsin. (426)

Bir diğer rüya hakkında Şeyh, şunları söylüyor (elmubeşşerat):

—Rüyada Allah'ın bana seslendiğini ve şöyle dediğini duydum: "Ey kulum! Eğer benim katımda yakın, ikrama mazhar olmuş, nimetlere kavuşmuş biri olmak istersen "Rabbim! Kendini bana göster, seni göreyim" zikrini defalarca tekrar et." (426)

Başka bir müjdeli rüya ile ilgili olarak şunları söylüyor (II:264):

—Hak taalayı rüyada gördüm. Bana şöyle diyordu:

—İşlerinde beni vekil kıl.

Ben de onu vekil kıldım. Ondan sonra sırf koruma gördüm. Bundan dolayı Allah'a hamdolsun. Allah bizi, onunla ona muhtaç kullarından eylesin. Çünkü Allah'a muhtaç olmak zenginliğin kendisidir. Çünkü o zengindir, sen fakirsin. Sen onunla bütün âlemlerden müstağni olursun. (426)

Şeyh, Hak taalayı rüyasında görür. Hak, onu üç grupla oturmaktan meneder: Uzatıp duranlar (el- Metatin), düşükler (es-Sakatin)… Şeyh şöyle diyor:

—Üçüncü grubu unuttum. Ona şöyle dedim:

—Ey Rabbim! Uzatıp duranlar kimlerdir? Dedi ki:

—Başlangıç itibariyle âlemi sonsuzluğa kadar uzatanlardır. Oysa ben âlemi yaratma ile başlattım. Dedim ki:

—Düşükler kimlerdir? Dedi ki:

—İnsanları güldürmek için yalan yanlış sözler söyleyenlerdir. Hâlbuki bu sözler Allah'ı kızdırır. Allah'ı kızdıran sözleri söyleyen kişi, onunla amacına ulaşacağını zannetmesin. Bilakis yetmiş sene yanmak üzere cehenneme yuvarlanacaktır…" (427)

… müjdeli bir rüyada Resulullah'ı (s.a.v) gördüm, elinde bir kitap vardı. Bana dedi ki:

-Bu "Fususu'l hikem"kitabıdır. Onu al ve insanlara ilet ki ondan yararlansınlar.

Bize emredildiği gibi Allah'ı, Resulünü ve bizden olan emir sahibini duyduk ve itaat ettik. Temenniyi tahakkuk ettirdim, niyeti halis kılarak bu kitabı ortaya çıkarmak üzere amaç ve himmetimi arındırdım. Tamamen Resulullah'ın (s.a.v) bana belirlediği gibi, ne eksik ne de fazla… (428)

Ömrünün son iki yılında Şeyh, kendini biraz daha ibadete verir. Hal dili ise, "Nasr" suresini okumaktadır. (432)

Bir hitap geldi bana

Gayemin yanından

Bir söz söyleyeyim diye

Milletimin çocuklarına:

Varlığımı ganimet bilin aranızda

Göçüp gitmeden ben. (432)

 

 

 
 
Yansıtan: Hamdi Cenik
İstanbul - 20.03.2009
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com