MUHYİDDİN İBN ARABİ "Rûhu'l Kuds" den Yansımalar

11. Bölüm

www.sufizmveinsan.com
 
 

Müellifi: MUHYİDDÎN İBN ARABİ
Eserin adı: Rûhu’l Kuds
İbn Arabi’nin Feyz Aldığı Sûfiler
Mütercim:Vahdettin İNCE
Nâşir : KİTSAN Yayınevi (0212 513 67 69)
Yansıtan : Hamdi CENİK
www.sufizmveinsan.com

Rasûlullah’ın (s.a.v) Usame bin Zeyd’e dönerek şöyle dediğini duydum:

-“Ey Usame!.. Cennet yolundan ayrılma. Bu yol hakkında kuşkuya düşüp ondan geri kalma

Bunun üzerine Usame şöyle dedi:

-Ya Rasulullah! Bu yolu en hızlı bir şekilde kat etmeyi sağlayan şey nedir?..

Buyurdu ki:

-Kavurucu sıcaklarda susuz kalmak, nefsi dünya lezzetlerinden alıkoymak.

Ey Usame!.. Bu durumda oruç tut, çünkü oruç insanı Allah’a yaklaştırır. Allah’a; Allah için yemeyi içmeyi kesen oruçlunun ağız kokusundan daha sevimli gelen bir şey yoktur. Eğer ölüm sana geldiğinde;  karnının aç, ciğerinin susuz olmasını yapabiliyorsan, bunu yap. O zaman ahirette ki en şerefli menzillere kavuşur, Nebilerle (a.s) beraber olursun. Ruhun onların yanına vardığı için sevinirsin ve Cebbar olan Allah sana salat eder, esenlik bahşeder.

Ey Usame!.. Aç midelerin sahiplerinin kıyamet günü Allah katında seninle davalaşmalarından sakın.

Ey Usame!.. Etleri eriten, derileri rüzgarda ve sam yellerinde kavurtan, ciğerlerini susuzluktan kurutan, bu yüzden gözleri kayan kulların bedduasından sakın. Çünkü yüce Allah’ın nazarı, onların üstündedir. Ve meleklerde onların heybetlerinin etkisi altındadır. Depremler ve fitneler onlarla yönlendirilir…

Sonra Rasûlullah (s.a.v) ağlamaya başladı. İnlemeleri gittikçe arttı. İnsanlar O’nun la konuşmaktan korktular. Göklerden başlarına bir felaket geldiğini sandılar. Sonra Rasûlullah (s.a.v)konuştu ve şöyle dedi:

-“Yazıklar olsun şu ümmete. İçlerinde Allah’a itaat eden biri ile karşılaştıkları zaman, sırf Allah’a itaat ediyor diye bu adamı nasıl öldürebilirler!..”

Bunun üzerine Ömer b. Hattab şöyle dedi:

-Ya Rasûlullah, insanlar o zaman İslâm üzere mi olurlar?..

-“Evet.” dedi.

-O zaman kendilerine Allah’a itaat etmeyi emrettiği için; Allah’a itaat eden birini nasıl öldürürler?..

Buyurdu ki:

-Ey Ömer!.. İnsanlar yolu terk eder, görkemli bineklere biner, en yumuşak elbiseler giyer, Fars oğlanları onlara hizmet ederler. Erkekleri, bir kadının kocası için süslenmesi gibi süslenir, kadınların açılıp saçılması gibi açılıp saçılırlar. Kıyafetleri kralların kıyafeti, dinleri ise Kisra ve Hürmüz’ün dinidir. Temel özellikleri geğirmektir onların. Üzerlerinde aba bulunan, belleri bükülmüş, susuzluktan nefislerini boğazlayan Allah dostları onlarla konuştukları zaman, hemen yalanlanırlar ve kendilerine şu karşılık verilir:

“-Sen Şeytanın arkadaşı ve sapıklığın başısın. Allah’ın bahşettiği süsleri ve temiz rızıkları haram kılıyorsun!…”

-Bunlar bir bilgileri olmaksızın Allah’ın Kitabını okurlar ve Allah’ın Velilerini aşağılarlar.

-Bil ki: Ey Usame!.. Kıyamet günü Allah’a en yakın olan insan, dünyada iken hüznü, susuzluğu ve açlığı en uzun olan kimsedir. Bunlar gizli iyilerdir. Görüldükleri zaman kimse onlara yaklaşmaz, gözden kayboldukları zaman da kimse onları aramaz. Ama toprak parçaları onları bilir. Gök ehli arasında tanınırlar. Yeryüzü ehlinden gizlenirler, melekler onları ağırlarlar. İnsanlar şehvetlerle nimetlenirken, onlar açlık ve susuzlukla nimetlenirler. İnsanlar yumuşak elbiseler giyerlerken, onlar kaba giysiler giyerler. İnsanlar rahat döşeklerde yatarlarken, onlar alınları ve dizleri üzere uyurlar. İnsanlar gülerken onlar ağlarlar.

Ey Usame!.. Allah onlara dünya ve ahiret zorluğunu birlikte tattırmaz. Onlar için cennet vardır. Keşke onları görseydim.

Ey Usame!.. Onlar için ahirette büyük bir şeref vardır. Keşke onları görseydim. Yeryüzü onlardan huzur duyar. Komşuları onlardan razıdır. İnsanlar peygamberlerin fillerini ve ahlaklarını terk edip zayi ederken onlar muhafaza ederler. Arzu eden, onlar gibi Allah’ı arzu eden kimselerdir. Onlara muhalefet eden ise hüsrana uğrar. Onları göremeyince yeryüzü ağlar. Allah, onlar gibisini barındırmayan bir bölgeye gazap eder.

Ey Usame!.. Bir beldede onları gördüğünde bil ki, o belde halkı onların varlığı sayesinde güvendedir. İçlerinde onlar gibileri bulundukça Allah bir kavme azap etmez. Onları kendine örnek edin, belki onlar sayesinde kurtulursun. Onların hayat tarzını terk etmekten sakın. Aksi takdirde ayağın kayar, cehennem ateşine yuvarlanırsın. Onlar ahiret faziletini istediler, güçleri yettiğince dünyada ki yiyecek ve içeceği terk ettiler. Köpeklerin leşe saldırması gibi dünya nimetlerinin üzerine üşüşmezler. İnsanların derdi dünya iken, onlar nefislerini Allah’a ibadet etmekle meşgul ederler. Eskimiş elbiseler giyer, kırıntılarla karınlarını doyururlar. Onları saç baş dağınık, toz duman içinde görürsün. İnsanlar onların hasta olduğunu sanırlar; ama hasta değildirler. Aksine insanların yüreklerine hüzün katmışlardır. Akılları başlarından gitmiş sanırsın, oysa akılları başlarındadır. Ama kalpleriyle bir şeye nazar ettikleri için akılları dünyadan uzaklaşmıştır. Onlar dünya ehli yanında akıllarıyla yürümezler.

Ey Usame!.. İnsanların akılları başlarından gideceği gün onların akılları başlarında olur. Ahirette en üstün şeref onların olacaktır. (226…229)

Başka bir eserden “Yansımalar” da buluşmak üzere…

Allah “Muin” imiz olsun.

 

 

 
 
Yansıtan: Hamdi Cenik
İstanbul - 27.02.2007
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com