"Şeceretü'l Kevn" den Yansımalar

6. Bölüm

www.sufizmveinsan.com
 
 

Müellifi: Muhiddîn-i Arabî
Kitabın adı: Şeceretü’l Kevn  (Üstün İnsan)
Tercüme:
Abdülkadir Akçiçek
Naşir: Alperen Yayınları-ANKARA (Birinci Basım)

Şeyhu’l Ekber Muhiddîn İbn Arabî hazretlerinin (H.560 638/M.1164-1240) bir birinden değerli eserlerinden biri olan “Şeceretü’l Kevn’ den yansımalarla huzurlarınızda olmaktan mutluyuz.

Bir başka mevzu da şöyle soruldu:

-Sana göre insanların en saadetlisi (!) kimdir?

-Namazlarını bilerek, kasten bırakanlar.

-Peki.. sana göre insanların en şakîsi kimdir?

-Cimriler.

-Peki, seni işinden ne alıkoyar?

-Ulema meclisleri.

-Peki, yemeğini nasıl yersin?

-Sol  elimle ve parmaklarımın ucuyla.

-Peki, sam yeli estiği zaman ve ortalığı sıcaklık bastığı zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin?

-İnsanların tırnakları arasında.

Bundan sonra İblis şöyle anlattı.

-Benim bir oğlum vardır. Adı Ateme’dir. Bir kul yatsı namazını kılmadan uyursa, gider onun kulağına bevl eder.

Eğer böyle olmasaydı, imkanı yok, insanlar namazlarını eda etmeden uyumazlardı.

Benim bir oğlum daha vardır ki,onun adı da Mütekazi’dir. Bunun vazifesi de, yapılan gizli amelleri yaymaya çalışmaktır.

Mesela bir kul gizli bir taat işlese, ve bu yaptığını da gizlemeye çalışırsa, Mütekazi onu dürter, en sonunda o gizli amelin yayılmasına ve açığa çıkarmaya muvaffak olur.

Böylece Allah-ü Teâlâ o amel sahibinin yüz sevabının doksan dokuzunu imha eder, biri kalır.

Çünkü bir kulun gizli yaptığı bir amel için tam yüz sevap verilir.

Sonra benim bir oğlum daha vardır ki onun adı da Kühayl’dır.

Bunun işi de insanların gözlerini sürmelemektir. Bilhassa ulemâ meclisinde ve hatip hutbe okurken.

Bu sürme onların gözüne çekildi mi uyuklamaya başlarlar. Ulemânın sözlerini işitmezler, böylece hiç sevap alamazlar.

İblis bundan sonra kendi durumunu anlatmaya başladı:

-Bir kimseyi delâlete sürüklemek için elimde bir imkan yoktur.

Ben ancak vesvese veririm ve bir şeyi güzel gösteririm… O kadar.

Eğer delalete sürüklemek elimde olsaydı, yer yüzünde:

“Lâ İlâhe İllallah, Muhammedün Rasûlullah” diyen herkesi, oruç tutanı ve namaz kılanı hiç bırakmazdım. Hepsini delalete düşürürdüm.

Ben, kendisi için ezelde şekavet yazılan kimselere bir sebebim.

Said olan kimse taa ana karnında iken saiddir, şaki olan da yine ana karnında iken şakidir.

Saadet ehli kılan Allah, şekavet ehli kılan da Allah.

“Bunlar taa sonuna kadar böyle değişik şekilde devam edecek.. Ancak Rabbın esirgedikleri hariç.” (11/118-119)

“Allah’ın emri behemehâl yerini bulan bir kaderdir ” (33/38)

Bundan sonra soruldu ki:

-Yâ Eba Mürre, acaba senin bir Tevbe etmen ve Allah’a dönmen mümkün değil mi?...

Bunun zerine İblis şöyle dedi:

- İş verilen hükme göre oldu… Kararı yazan kalem de kurudu… Kıyamete kadar olacak işler olacaktır.

Beni şakilerin efendisi kılan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyen Allah’tır. Ve O; bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.

Ve İblis cümlelerini şöyle tamamladı:

-İşte bu söylediklerim son sözümdür, ve bütün söylediklerimi de doğru söyledim.

Kitabın mütercimi merhum Abdülkadir Akçiçek’ e ait olduğunu anladığımız son kısım:

Evvel, ahir, zahir, batın; âlemlerin Rabbı olan Allah’a hamdolsun.

Efendimiz Muhammed Nebîye Allah salât eylesin… Keza onun Âline de… Ashabına da…

Amin!...

Bütün peygamberlere selâm… Âlemlerin Rabbi olan Allah’a da –tekrar- hamd olsun

Başka bir eserden “yansımalar” da buluşmak üzere hoşça kalın…

Allah Muin’imiz osun!...

 

 

 
 
Yansıtan: Hamdi Cenik
İstanbul - 10.04.2007
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com