NETIQUETTE?
Volkan Tolga
 

“Size nasıl davranılmasını istiyorsanız karşınızdakine öyle davranın.” Bu güzel sözü hatırlatmanın gururunu yaşarken konumuzun bu sözle alakalı olduğunu da vurgulamak istedim.

İnternet’te çoğu kişi gerçek kimliğini gizler. Hiç tanımadığınız, bazen yüzünü görüp sesini duymadığınız, yaşını, cinsiyetini, fiziksel özelliklerini bilmediğiniz insanlarla iletişim kurarsınız.

Arada mesafeler vardır ki o kişiyle gerek gerçek hayatta gerek Internet’te bir daha karşılaşmanız söz konusu olmayabilir. E-posta, haber grubu, sohbet gibi ortamlarda yazdığınız sözcüklere doğal olarak beden dili girmez. Kısacası hem bu serbestlik hem de gerçek hayattan farklılıklar çok kolay yanlış anlamalara neden olabilir. Bunun yanında hızın, PC kullanma alışkanlıklarınızın önemli olduğu bir ortamda yazışıyorsunuzdur; bunun getirdiği sınırlamalarla mümkün olduğunca az uğraşmak istersiniz. Bu nedenlerden dolayı, Net kuralları anlamına gelen “Netiquette”, yani Internet’te iletişim kuralları zamanla oluşmuş ve büyük çoğunluk tarafından kabul görmüştür. Bu kurallara uymazsanız Internet’e bağlanamazsınız diye bir şey yok.

Ancak herkesin bir araya geldiği ortamlarda tepki alırsınız, yazıştığınız kişiler tarafından hoş karşılanmazsınız, yardımlaşma ve paylaşmanın bu denli yoğun olduğu bir ortamdan yeterince yararlanamazsınız. Bu kuralların bazıları yeni başlayanlara anlamsız gelebilir; bu yüzden sıkça hatalar yapılır. Oysa hepsinin bir açıklaması vardır. Anlatınca siz de hak vereceksiniz:

Hiçbir şey yeterince gizli değildir. Gerçek kimliğinizi bilen veya bulabilen kişiler önünde sonunda çıkabilir. Yazdıklarınızın herkesin erişimine açık başka bir bilgisayarda tutulduğunu ve başkaları tarafından yedeklenebileceğini dikkate alın. Bu yazdıklarınız, ileride çelişkiye düşerseniz “aleyhinize delil olarak” kullanılabilir. Karşınızdakine yazdıklarınızı “yüzüne karşı söyleyebilir miydim” diye düşünün ve buna göre tekrar kontrol ederek gönderin. Yapılan araştırmalar, Internet ortamında yazışan kişilerin, gerçek hayatta karşılaşınca farklı davranışlar sergileyebileceklerini göstermektedir.

Mesajlarınızı tümüyle büyük harflerle yazmayın. Duygularımızı karakterlerle ifade ediyoruz; bu Internet’te bağırmak anlamına gelir. Hem okunması da zor olur.

E-postaların ve haber grubu mesajlarının ilişiğine çok büyük boyutlu dosyalar koymayın. E-posta paket boyutları Web ve FTP sunucularındakinden farklıdır; bu nedenle yavaş gönderilirler. Birkaç dosyayı aynı anda göndermektense ayrı ayrı gönderebilirsiniz.

E-posta programları HTML içeriğe sahip, yani Web sayfası gibi hazırlanmış e-postaların ve haber grubu mesajlarının gönderilmesine izin veriyor. Ancak bu, gönderilen mesajın boyutunu artırır. Karşınızdakinin bu mesajları alırken sıkıntı çekebileceğini, sizin yüzünüzden başka mesajlarını da almakta zorlanacağını düşünerek hareket edin.

Okunaklı mesajlar göndermeye dikkat edin. Bu yazdıklarınızın imlasından, seçtiğiniz dil desteğinde yazmaya kadar birkaç noktayı içerir. İmla konusunda çok bir şey söylemeye gerek yok; kendinizi daha iyi ifade ederseniz ona göre cevap alırsınız.

Artık tüm e-posta programları Türkçe karakterleri destekliyor. Türkiye’de oturan kişilere yazdığınız mesajlarda Türkçe karakter kullanmaya çalışın ve Türkçe karakter kullanımının yaygınlaşmasını destekleyin. Bu okunaklılığı artırır. Ancak e-posta programınızın dil ayarlarını kontrol etmeyi unutmayın. Yanlış bir dil seçiminde mesajınız garip karakterlerle dolu olarak karşı tarafa gidecektir. Bu ayarı bir kez yaptığınızda artık sorunla karşılaşmazsınız.

Gereksiz mesajlar, kullanıcının okumayı kendi tercih etmediği ilan mesajları İngilizce’de “junk mail” veya “spam” olarak adlandırılır. Türkçeye “çöp mesaj” olarak çevirebiliriz. Kullanıcıların PC’lerine indirmek ve okumak istemeyeceği tüm mesajlar bu sınıfa girer. Bunları indirmek zaman aldığı ve telefon faturalarını yükselttiği için kimse hoş karşılamaz.

Sisteminizde mutlaka bir anti-virüs programı kullanın. Bu sadece kendi güvenliğimiz için değil. Virüslü dosya göndererek başkalarının sistemini riske atmaya da hakkımız yok.

Sohbet odalarında kullanıcılar bazen sinirlerine hâkim olamayıp sert tartışmalara girebilirler. Bunun sonucunda o odanın yöneticileri tarafından odadan atılmaları (girişlerinin engellenmesi) mümkündür. Bunun dışında güvenlik programları kullanmıyorsanız bilgisayarınıza Internet üzerinden saldırıp verilerinize zarar verebilecek beceride kimseler de olabilir. Sohbet odalarında, haber gruplarında sert ve gereksiz tartışmalara girenlerin daha çok tepki toplayarak bu tür kötü niyetli kişilerin saldırılarına daha çok maruz kaldıkları bilinen bir gerçektir.

İnternet üzerinden başka kullanıcıların sistemlerine onlardan izinsiz erişmek yasalar karşısında bir suçtur. Bu yüzden büyük cezalar alan kullanıcılar vardır. Internet üzerinde bu tür işlerde kullanılabilecek kötü niyetli programlar bulsanız bile asla kullanmayın. Servis sağlayıcınızdan izinizi bulabilirler veya çok iyi gizlendiğinizi sansanız bile el elden üstündür; bir gün kendi PC’nizin de saldırıya uğrayıp tüm verilerinizin silindiğini görebilirsiniz.

 

 

 
 
İstanbul - 31.12.2008
volkantolga@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com