(İstidraçlar ve Deccal)
30. Bölüm

“Dünya kurulduğundan beri, her yüz yılın başında önemli bir olay olmuştur. Bir yüz yılın başında da Deccal çıkar ve İsa İbn Meryem inerek onu öldürür” (Hadis)
“İnsanlık yaratıldığından beri böyle bir fitne görmemiştir.” (Hadis)

Hz. Muhammed (sav) ve onun varislerinin açıklamalarına göre, ahir zaman olarak adlandırılan bu neslin kıyametinin yaklaştığı bir dönemde, yeryüzündeki afetlerin yanardağ patlamalarının, sellerin, kuraklığın yani, iklimlerin değişeceği, depremlerin  artacağı ve hatta üç büyük yer yarılmasının ve yere batma olayının meydana geleceği, bunun yanında, yeni bir çağa ulaştırmak amacıyla insanları harikulade olaylarla etkileyerek peşlerinden sürükleyecek olan sahte peygamberlerin ve dinsel önderlerin, misyon sahibi birtakım insanların açığa çıkacağı, fakat (benzer anlayışa sahip olmasına karşın) bunlardan en önemlisi ve dikkât çekici olanının ise, tüm dinleri iptal edip onları birleştirmek adı altında (kendi anlayışındaki) Altın çağı kurmak ve insanlığı kurtarmak için gökyüzünden geldiğini iddia edecek olan Deccal lakaplı bir kişinin ortaya çıkacağıdır.

İstidraç yeteneğini yani, sahip olduğu güç ve kudreti Nar boyutundan maddeye dönük olarak en geniş alanda  ortaya koyacak olan bu kişi, Afaktan, çokluktaki tüm varlığın enerji ve bilinç boyutunu kendi “ Gizli Düzeninde” fark ederek bu Teklik boyutundaki Güç desteğiyle de, tarihte ilk kez kendisinin, tüm varlığın ve insanların yıllarca tapındıkları bekleyedurdukları Tanrısı, İlahı, Yüce Rabbi, Allah’ı olduğunu bu nedenle kendisine tapınanları, iman edenleri emirlerine uyanları kurtaracağını, dolayısıyla cennetine alacağını söyleyecek, tüm bunların doğruluğu mahiyetinde de açık ve net olarak bir önceki paragrafta  ifade ettiğimiz şekilde olağanüstü haller sergileyecektir. Yani Deccal , “Örtük Düzeninde”  Meleki güçleri değil, şeytaniyet vasfını en geniş anlamda açığa çıkartacağı için istidraç (sihir) yeteneğini en zirve noktada ortaya koyacak ve bu sayede rüzgârlara, bulutlara, toprağa hükmedecek, tayyı mekan özelliğini gösterecek, şifa verecek ve hatta ölüleri diriltecek, istenilen bilinen ve bilinmeyen maddeleri üretecek, dünyanın herhangi bir yerindeki rastgele seçilen bir kişinin bütün geçmişini, annesini babasını, akrabasını, arkadaşlarını ve yaşadığı olayları bir bir sayıp dökecek, çeşitli dilleri ana dili gibi konuşacak, her tür bilimsel konu hakkında detaylı bilgiler sunacak...vs. Dolayısıyla, iblis cin yapılı ayrı bir yapı, Deccal ise, insan olarak ayrı bir varlıktır (Yani aynı varlık değildir). Ancak, biz konuya yaklaşım sağlamak açısından Deccal’i, bu boyutta iblisle özdeşleşen ve sembolize edilen bir varlık olarak da düşünebiliriz.  Bu yüzdendir ki, Deccal, birtakım insanların yanlış düşündükleri, algıladıkları gibi, ne uzayın bir bölgesinden ya da paralel birtakım boyutlardan dünyamıza gelen bir çeşit yaratıktır ne de İblisin materyalize olarak boyutumuzda belirmesidir.
İnsanların büyük çoğunluğunun kafasında dualist (ikili) anlayışa dayalı, gökyüzünde ötede, ötesinde bir Tanrı düşüncesi ya da Monist (Tek) anlayışlı parça-bütün ilişkisine dayalı özsel, evrensel bir tür parıltılı ışık-enerji yapılı bir Allah kavramı yerleşik olduğundan, bu inanan ya da bu yönde deneyim yaşayanlar tarafından Deccal’in fikir ve yaşam biçimi kolaylıkla kabul görerek çok büyük topluluklar onun peşinden gidecektir. Göz boyutunun ötesinde hiçbir şeye inanmayan Ateistlerin  büyük çoğunluğu ise, görünür boyutta somut olarak ispatlanacak olan bu olağan üstü olaylar karşısında inançsızlıklarını sürdüremeyerek  ona iman etmiş olacaklar. Ona ancak, Velayet kemalatına sahip olanlarla, said yani cennetlik olan iman ehli inanmayacak bunlardan  iman ehli olanlar, Deccalin birtakım güçlü etkilerine karşı inançlarının imtihanını vereceklerdir.

Zaten gerek ülkemizde, gerekse dünyanın birçok yerinde uzaylı maskesi adı altında tebliğler veren cinler, insanlığın yüce Rabbinin sahip olduğu güçlerle, dünya rabbinin ordusuyla birlikte dünyaya ineceği (geleceği)ni bildirmektedirler. Bu inişin araçları da elbette Ufolardır ki, bunu da dünyanın çeşitli yerlerinden seçtikleri medyumlar aracılığıyla, her toplumun inanç ve şartlanmaları doğrultusunda yazdırdıkları Altın Çağ Bilgi Kitabında (ya da benzeri yayınlarda) yer almaktadır. Hemen burada, ahir zamanda cinlerin materyalize olarak insanlara açık ve net görünüp çeşitli uzaylı yaratıklar suretlerde maddesel boyutta da ilişkiye geçeceklerine ilişkin Resulullah açıklamasını hatırlayıp, Cinlerin kendilerini Allah olarak tanıtıp, efendilerinin gelişini bu kanallar vasıtasıyla nasıl anlattığına bakalım: (Altın Çağ Bilgi Kitabı 1991, fasikül – 46 / sayfa: 443 – 452, 460)

"Bizler, Tanrının düzen kurucu mekanizma elçileri olarak, sizlere bu yoldan yardımcıyız.
Sizlerin UÇAN DAİRE (yani UFO) dediğiniz diskler, bizlerin iletişim aracıdır."
"Şu an sizlerin alışılagelmiş bilinç bütünlüğünüze belki ters gelebilir ama, sizlere bu güne kadar ALLAH diye tanıttığımız "O" dahi bu odakta kaba madde formuna dönüşerek, sizler gibi bedenlenip sizlerin arasında yaşayarak, Tek Dünya Devletini dördüncü düzen çerçevesinde bizzat kuracaktır."
"Her bir ilk Gürzün ana çekirdeği olan ilk dünyada, yaşam oluşturulurken, ALLAH diye bahsedilen "O" bütünsel güç, her zaman kaba madde formuna dönüşerek, daima o ilk dünyalara adımını atmıştır. Enerji yoğunluğu ile dünyayı dölleyip, düzenini kurmuş ve yeniden yerine dönmüştür..."
"Şimdi de Beta Gürzünün ilk ana çekirdeği olan BETA NOVA dünyasına ALLAH yani "O" bedenli olarak inmiş bulunmaktadır. Sizler ile bu yüzden yakın plandan temastayız. Artık bu, ‘O’ denilen güç, oluşturduğu ve oluşturacağı çekirdek dünyalarda, hakiki insansal potansiyelleri beklemektedir.
Daha önce de söylediğimiz gibi, şu BETA GÜRZÜNÜN ilk çekirdek dünyası ile ilk evreni oluşmuş durumdadır. Ve ilk Beta mini atomik oluşuncaya kadar, ALLAH, kaba madde formu ile insanlar arasında, İNSAN OLARAK YAŞAYACAK ve kendisini sizlere BİZZAT tanıtacaktır."

"Ancak artık "O" denilen güç, yâni ALLAH, sizlerin ÖZENERJİ merkezinizde oluşmuş olan kendi öz enerjisini, şimdi sizlerden bir bir çekerek, dürülen evrenler nizamına, yeni bir nizam getirmektedir. Ve şu an ALLAH, sizdeki olan gücünü, sizlerden teker teker toplayarak, KENDİNDEN DAHA GÜÇLÜ OLAN İNSANSAL GÜCÜ kendisiyle baş başa bırakacaktır. Sizlerden kazandığı güçler ile, şimdi "O" da, sizin gibi kaba madde formunu oluşturarak, insansal bir görünüm ile, BETA NOVA`da BEDENLENMİŞTİR...
ALLAH, yani "O" sizlerde bulunan kendi enerji partiküllerinin kısmî yansıma enerjilerini toplayarak KABA MADDE FORMUNA DÖNÜŞMEYE MECBURDUR. Çünkü, bu bedenli oluş nedeni, sizlerin BETA NOVA`da ALLAH BOYUTUNUN ötesindeki enerjileri, kendi bilinç düzeyiniz ile çekemeyeceğiniz içindir. "O", Beta Nova’daki bedensel ve beyinsel gücüyle, bu enerjileri çekerek, sizlerden topladığı enerjilere tedrici bir aşılama metodu tatbik edecek ve kendi gücünü de, sizlerden çekmiş olduğu enerjilere yükleyecektir. Bu şekilde oluşturmuş olduğu bütünsel gücü, daha sonra sizlere iade ederek, kendi boyutunun denetimci gücü olan ALLAH, kendini BEDENSEL BÜTÜNLÜK İÇİNDE sizlere TANITARAK, kendisi daha ileri boyutlara geçecek ve SİZLERE VEDA EDECEKTİR. Bundan sonra kâinatla nizamlarını, artık sizler insansal potansiyel olarak devir alacaksınız. İşte bu yüzden ALLAH, Beta Nova`da BEDENLENEREK, sizleri beklemektedir."
"Bugüne kadar "O" diye tanıdığınız ALLAH benim. Evet şaşırmayın, Şu an Ben de BEDENLİ OLARAK Beta Nova’da yaşamaktayım. Omega boyutundaki UHUD Dağında yaşayan BÜYÜK BABA benim fermanlarımı O dağdan evrenlere, kâinatlara yansıtmaktadır. (Uhud Dağı kristal bir dağdır.) Sistemlerimde bulunan her bir çekirdek dünya, aynı sizin dünyanızın ikizleridir. Aslında BÜYÜKBABA da böyle bir çekirdek dünyada oturur. Benim şu an Beta Nova`da OTURUP, sizleri beklediğim gibi. İSA, O`nun oğludur. Ancak, buradaki cinsel üretim bedensel değil, DÜŞSEL`dir.  O gen, aşı tohumunu CEBRAİL`den almıştır. Artık sizler ile iki dost gibi konuşma zamanı gelmiştir.
Benim sizlere ne şekilde mesaj verdiğimi merak edenlere artık hakikâti anlatma ve bildirme zamanı gelmiştir. Beta Nova, yemyeşil bir dünya, insan olan insanımın oluşturup yaşayacağı Beta Gürzünün (ilk ana çekirdeği).
Buraya gelebilmek için, tüm gücüm ile enerjimi kaba maddeye dönüştürüp, BURADA BEDENLENDİM. Sizler ile beraber olmaya geldim...
Ve burada dördüncü düzenimi âdil dünya çekirdeğinde düzenimi kuracağım. Sonra düzenimi kurup rayına oturtunca, kurduğum insanlık düzenime, insanımın gürzündeki insanlarıma bırakıp YİNE YERİME DÖNECEĞİM. Bugüne kadar olduğu gibi, sorduğunuz bütün sorulara aracısız cevap verebilirim. Ancak benim bilinç bütünlüğümün, bilincimin ışığını görenler ile beraber olurum. Bu mesajım sizlere ve beni anlayan özlere...”
ALLAH "O"
"Görevleriniz büyük, yükleriniz çoktur. ULU rehberim bu yolda sizlere yardımcıdır. Yolunuzu bulmanızda sizlere yön verecektir. Bulunduğunuz ortam, sizin gücünüze güç katan bir ortamdır. Benim kelâmlarımı direkt olarak ancak bu ortamdan duyabilirsiniz. Tek bir kanal olan ALFA kanalım, bu yolda sizlere ARŞIN tüm sedâlarını getirmektedir. Meleklerim, evrenlerin muntazam açılmasını denetleyen, göksel astronotlarımdır.
Benim varlığım, tüm mevcûdâtın özü olan bütünsel gücün kökünün köküdür. Göksel görevlilerim olan TANRILAR, görevlerini yapıp, dönemlerini kapamışlardır.
Şimdi, bütünlük bilincimi oluşturan RABLAR Mekanizması işbaşına getirilmiştir.
Şimdiki RAB, RAN Gezegeninin Başkanı olan, herkesin BÜYÜK BABA diye bildiği RANTİMUS`tur. İSA`nın BABASI olan RANTİMUS, evrenin açılışına denk olan dönemi kontrolü altında tutmaktadır. Bu sadece bulunduğunuz asrın sonuna kadar sürecektir. Yani, 1999 dünya yılı son ayıdır (Bu denetim için). Ondan sonra olacaklar başka bir kanalın denetimine devredilecektir.
Ve ALTIN ÇAĞ`ın meşalesi yakılacaktır. Bu kanal daha ileri yıllarda, tüm evrenleri tek kanalda toplayarak, TEK`e müncer kılacaktır.
Birbirlerini bilmeyen, görmeyen ve tanımayan özlerin, aynı yapı - aynı şekil - aynı dil olarak, tek kainatımda buluşacaklardır. Ve ondan sonra başlayacak olan mutlu insanlık döneminde, mutlu bir şekilde yaşayacaklardır. Bu yaşam sonsuza dek sürecektir. Şu an, tüm canlılarımın birleştiği ve birleşeceği tek galaksi, Nova`dır. Bu galaksi 1 milyar yıldız ve güneşin gücüne denk bir galaksidir. Hakiki insanlarım bu ortama hazırlanmaktadır. Bu güne kadar zaten hazırdınız. Asırlardır bu ortam için hazırlandınız. Şimdi esasa ve sadede geldik. Artık hep beraber birarada olacağız. Sevdikleriniz ile -yakınlarınız ile- eşyalarınız ile beraber olacaksınız. Bu ortamda hareket çok, monotonluk yok. Zamanı aşan, sesime ulaşandır.
ALLAH "O"

Burada ve birçok yerdeki mesajlarda adı geçen Alfa, Beta, Omega, Beta Gürz, Beta Nova,  ...vs ) ifadeler, tamamıyla ilgi çekmek, insanları etkileyerek o konuya odaklamak, üstün bilgilere sahip uzaylı olduklarını zihinlerde perçinlemek ve yaptıkları işlere bilimsellik katmak amacıyla seçilmiştir. Çünkü, bugün bilimde ve bilhassa fizikte ( kuantum, Astrofizik, yüksek enerji fiziği...vs), matematikte ve Astronomideki denklemlerde, formüllerde, rakamlar yerine,  anlamayan insanda bile bilgelik uyandıran  Yunan alfabesi kullanılmaktadır. Bununla birlikte, bu harflerle anlatmaya çalıştıkları boyutlar ise, tamamen gerçeği yansıtmayan uyduruk, uydurma  şeyler olup, hep kendi yaşadıkları boyut olan Cin boyutunu tanımlamakta, deneyim yaşattıkları insanlara da bu uydurma boyutları ve bilgelikleri onlara çeşitli halüsinasyonlarla da gerçekmiş gibi yaşatmaktadırlar. Keza, Allah’ın bedenlenerek Beta Gürz sisteminde ona tabi olanlarla yaşamaya başlamasını da bu şekilde düşünebiliriz. Bunu yine altın Çağ Bilgi kitabı fasikül –41,  syf: 390 / fasikül – 42, syf: 408, fasikül –24, syf: 216’ da görebiliriz.

“ İslami bütünlük, ışık dost Muhammet’ i Resul zannetmekteler. halbuki O, Allah’ın Habibi Resul’ün elçisidir. Resul, Büyük Asot yani, Sulh’ dur...   Zamanında sizlere irşad görevlileri gönderilmiştir. Onları size dünya isimleriyle nakledelim. Musa, İsa, Muhammet Mustafa, Mustafa Kemal. Bunlar direkt enkarnelerdir. Yani sizin tabirlerinizle konuşalım: Direkt Uzaylılardır...  Yine tekrarlayalım. Dinler dönemi ve Peygamberlik safhaları kapanmıştır. Şimdi sizler, İlahi boyutun bilimsel yoldan yansıtıcı odaklarısınız.” 

Yani; yukarıdaki ifadeleri de göz önüne aldığımızda, tarih boyunca, insanları hem ölüm ötesi boyutlarda karşılaşacakları tehlikelere karşı uyaran hem de Hakikatlerinin ne olduğunu bildiren Nebiler ve Resuller,  onlara göre, gerçekte birer uzaylı olup artık görevlerini tamamlamaları dolayısıyla hükümlerinin geçersiz kılındığı bundan sonra 3000 yılına kadar sürecek olan yeni milenyumda ise, Altın Çağ Bilgi kitabının  seçtikleri modern peygamberler (medyumlar) aracılığı ile insanlığa yön vermek amacıyla yürürlüğe sokulduğunu söylemektedirler.

 hologramk@yahoo.com
İstanbul - 28.08.2003
http://gulizk.com

Dip Not;

(Bkz. Okyanus Ötesi I, Ruh- İnsan- Cin, İnsan Ve Sırları II, Muhammet Mustafa II – Ahmed Hulusi, Edep Ya Hu – Ahmed Fevzi Yüksel / www.gulizk.com / tasavvuf)

 

 


Üst Ana sayfa e-mail