Depresyon’a tek çare Sevmesyon

Kemal Koçak
 

Depresyon yayılıyor mu

Çevrenizi bir depresyonlular ordusunun sardığının farkında mısınız? Depresyon hastane polikliniklerine müracaat eden hastalara en sık konulan teşhislerden biri haline geldi.

Depresyon ilaçları en çok satılan ilaçlar arasında. Peki ne oldu da depresyon bir salgın hastalık hızıyla çoğaldı. Bunun pek çok sebebi var. Doktorların depresyonu daha iyi tanımaları, hastaların ruhsal sorunlarını artık daha kolay anlatmaları, sosyal ve ekonomik dalgalanmaların sıklaşması ilk akla gelenler. Depresyona artık o kadar sık rastlanıyor ki, psikiyatrlar, "Dahiliye uzmanları ya da genel pratisyenler için soğuk algınlığı neyse, depresyon da bizim için o" diyor! Hatta biraz ileri gidenleri, herkesin yaşamının şu ya da bu döneminde kısa ya da uzun süreli ama mutlaka depresif bir dönem yaşayabileceğini ileri sürüyor.

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

İlan edilmemiş Akademik çalışmaların üstünde Anlam ve mana çıtalarını her geçen gün beyinlerimize Şuurlu ve planlı adımlarıyla tek tek çivi gibi çakan  Saygıdeğer İnsan Sn. Ahmet Hulusi’nin yüreğini koyduğu samimi çalışmalarını ve araştırmalarını yayınladığı http://www.okyanusum.com isimli sitesinde

ve Dünyanın akıl sağlığı tehlikede isimli yayınlanan haberle ilgili olarak kaleme almaya çalıştığım konuyu bir başka açıdan Sevgipolog olarak sizlerle değerlendirmek İstedim.

Aynı zamanda Saygıdeğer Sn Ahmet Hulusi’ Ademi beyefendinin sadece yazarak değil araştırma ve güncel olanı da adeta O’nun rehberliğini takip eden isimsiz öğrencilerinin Aklı seviyelerine göre çıtayı yavaş yavaş yükselten yaklaşımıyla aynı sitede yayınlanan  “Yenilenebilmenin” Bu alandaki gereğine de ben âcizane parmak basayım…

“Depresyonu yükselenin Sevmesyonu düşüktür.

Depresyon yayılıyorken dünyada

Sevgipoloji insanlığın bunalımdan uyandığı beşiktir”

“Kelimeye bak hizaya gel…

Hizaya bak kelimeyi bul.

Ya Kelimelerde ara kendini

Ya da yüreğinin attığı manayı bul

Dosdoğru Hizala kelimeleri

Dostum yeter artık kendine gel”

“İnsanlığa en ağır hitap Psikolojinin Eseridir “Depresyon”

Ademi bunalımdan kurtaracak Sevgipolojik keşif “Sevmesyon”

Bana bir kelime üretin Anlamı ve manası ile bir toplum inşa edeyim.

Kelimelerden zehir olursa neden ilaç olmasın. Olumlu kelimelerdeki etki ile olumsuz kelimelerdeki etki söyleyene de dinleyene de aynı etkidedir.

Tıp’çısı, Alternatif’çisi Uzmanı, Ustası her aklıselim… İnsan için özellikle olumlu cümleler kurma ve düşünme olasılıkları üzerine derin derin açıklamalar yapar dururlar da… Neden?

Acaba kullandıkları kelimelerin etkisinin muhataplarına ne yaşatacakları konusunda daha dikkatli ve seçici davranmazlar?

 Şu kelimeye bir bakın lütfen…

“Depresyon”

Deprem gibi şiddetini en derinlerde hissettiren iç burkan titreten bir kelime…

Bu kelime ve bu kelimenin türevlerini Kim kullanılır?

Kimler en çok kullanır bu kelimeyi?

Kimler bu kelimeden en çok pay ve hayat standardını yükseltmeyi umuyorsa o kesim; kullana gelmiştir bu ne olduğu belli olmayan kelimeyi…

Bu kelime ve bu kelimenin türevleri kime kullanılır?

Sevmeyi, Sevebilmeyi, Paylaşmayı unutmuş, unutturulmuş olan kişi başına düşen Mili Özgüveni düşük milletimin 07–70 yaş arası evlatlarına.

Bu kelimenin kullananı açısından da kullanılanı açısından da Allah aşkına insan üzerinde hiç olumlu bir etkisi var mı?

Yüreğimi ısıtan bir kelime üretenin;

Anlam eşeğini ben taşırım

Yüreğimi ürküten bir mana tükürenin;

Ben, Eşek kulağını kaşırım.

Örneğin bir uzmanın bir teşhis durumunda “Siz yüksek depresyon yaşamaktasınız” ifadesi yerine…

“Siz oldukça düşük Sevmesyon durumu yaşamaktasınız”. Diyebilmesi arasındaki farkı gelin biraz düşünün sevgili okurtaçlarım.

Ancak bu ve buna benzer olumlu tesirler oluşturacak kelimeleri seçebilecek durumda olanlar bu gidişle asla bu yönde gelişmeleri belirleyemez belirlenmiş olan iyi yöntem ve durumları ilan edemez ve tek bir söz bile diyemezler. Denmez. Denemez. Demeye tenezzül edilmez. Veya daha da önemlisi bu konuda ortak bir çaba ve gayret içinde neden çalışmalar başlatılamaz. Başlatmak için çabalayanlar neden fark edilmez. Fark edenler olsa bile neden görmezlikten gelinir. Başlatılması için herhangi bir beyanat veya açıklama gereği bile hissetmekten kaçınılır.

Bana göre nedeni çok basit.

Ezberletilmiş sözde bilimsel ifadelerin arka planını araştırmak yerine sadece kariyer derdine düşmüş çarçabuk hayatı (yeni yöntem ve biçimler araştırmak yerine var olanı kabul ederek) elde etme telaşı ve endişesine kapılmış sözde bilimin adam! ları güya insanlığa Daha olumsuz tesirli cümleler ve kelimelerle çare ve çözüm bulacaklar.

Nerde…

O yüzdendir ki siz saygıdeğer okurtaçlarımında insafından geçeği ölçüler içerisinde önerim geliniz bu karmaşa içerisinde bizler hangi kelimeyi neden ve nerde nasıl etki oluşturmasını arzu ediyorsak ona göre kullanalım kullanmayı gerçekleştirelim.

Çünkü bizler bize dayatılan bu kelimeleri çocuklarımıza en yakın çevremize aynısı gibi söylemek ve uygulamak yerine…

Etrafımızda Sevmesyonu düşük orandaki insanlara “Sen Depresyondasın” gibi daha olumsuz cümleler yerine “Senin Sevmesyon oranındaki düşük seviye sana şimdi yaşadığın bu olumsuz durumu yaşatmakta” diyelim.

Depresyonun kendisinin bile Sevmesyona ihtiyacı var…

Bu Sevmesyon nasıl olacak derseniz… kişi kendisini sevemese ve sevgisini başkalarına iletemese asıl o zaman depresyonik denilen durumları yaşamak zorunda kalır.

Sevgi insana ait bir üründür. Meyvedir. Tohumdur. Her yaratılan amacına uygun olacak biçimde meyvesini diğer yaratılmışlara ikram etmek için çaba harcar ve amacına dönük yaşamını tamamlamaya çalışır.

Ben hiç görmedim bir portakal ağacının diğer portakal ağacından meyve dilendiğini… Ama çok gördüm kendiside sevgi üretebilme yeteneğine sahip olduğu halde başkalarından beni sevin, önemseyin, değerli bulun diyecek tavır ve hareketlere girdiğini… Sizlerde bakın hemen en yakınınıza insanı en temel ihtiyacı olan bu mantık çerçevesinde herkesin kendi ürünleri çürüdüğü halde herkesten ilgi alaka ve takdir toplayabilmek ve sevilmek için dilendiğini göreceksiniz….

O halde depresyon nedir… Diyecek olursanız eğer saygıdeğer okurtaçlarım…

Bana göre: İnsanın ürettiği ürünlerinin İnsani ve Ademi ihtiyaçlarının doğru pazarlanamamasından doğan bilinç altı deposunda kokuttuğu ürünlerin dışarı yansıyan kötü sonuçlarıdır.

Bu düşünceye katılır veya katılmasınız o sizin en doğal hakkınız elbette. Ancak âcizane yönümü Psikolojiden Sevgipolojiye dönünce sadece dört yıl içerinde ulaştığım Sevmesyon durumlarımı en yakınım olan çocuklarıma komşularıma, akrabalarıma ve tüm ekolojime sorabileceğiniz telefonları bizatihi bizimle iletişime geçen tüm dostlarımla paylaşmaya da hazır olduğumu buradan iletmek isterim.

Hülasa…

D_eğerli olamama

E_zikliği

P_atlamasının

R_ahattsızlığına

E_n

S_on

Y_ardımı

O_lacak

N_edenleridir baş harflerin birleşimi

S_evgisini

E_etrafındakilere

V_erebileceğinin

M_ümkün olabiceğinin

E_snek

S_amimi

Y_öntemlerinin

O_lduğu

N_asıllarıdır baş harflerinin birleşimi

Beyin Antrenörü ve Sevgipolog Eğitimlerini tamamlayarak İnsani Gelişim Hizmetkârı Adayı  değerli biröğrencim olan Saygıdeğer Bahar Bingöl’e bu yazımı yazdığım esnada Msn üzerinde paylaştığımda Dua etmesini istemiştim değerli dostlar aşağıdaki Sevmesyonik tarifi gönderince…

 

İ_nsan

N_ekadar

Ş_ükrederse

A_llah

L_ayıkıyla

L_ütfeder

A_daletlice

H_akedileni

 

Bende Amiiiin dedim .

Sizlerinde aynı duygular içerisinde odlunuzdan asla şüphem olamaz…

Ne demiştik en başta Depresyona tek çare Sevmesyon’dur.

Çok söze ne lüzum vaki değerli dostlar şimdilik Esen kalın.

İnşallah Depresyonik değil Sevmesyonik Travmalar yaşarsınız tüm sevdiklerinizle…

Sevilmesi gerekenlerinizle.

Sevemediklerinizle.

Sevmek istemediklerinizle.

Bile..

Bile bile

İsteye isteye

İnşallah 
 

 
 
Ankara -27.09.2007
İnsani Gelişim Hizmetkârı
Beyin Antrenörü & Sevgipolog
0533 429 52 50
Kemal Koçak
http://sufizmveinsan.com
http://kemalkocak.com
http://okurtacim.com
kemalkocak6@hotmail.com
sevgipolog@yahoo.com.tr