SOHBET KONULARI - 38

www.sufizmveinsan.com
 

1- Enfal Sûresi (8) – 48.Âyet: Hani şeytan (vehim) onlara amellerini süsledi ve (şöyle) dedi:

“Bugün insanlardan size galip gelecek yoktur... Ben de muhakkak sizin yanınızdayım”...

İki grup birbirini görünce (şeytan) iki topuğunun üzerine gerisin geri çarketti ve:

“Muhakkak ben sizden beriyim(sizin türünüzden değilim)... Gerçekten ben sizin göremediğiniz (bir şeyleri) görüyorum... Muhakkak ben Allah’dan korkarım...

Allah şediyd’ül ıkab’dır” dedi. (Hasan GÜLER - “B” Meali)

Elmalılı Meali: Enfal Sûresi (8) – 48.Âyet: Şeytan, onlara amellerini güzel gösterdiği zaman, "Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: "Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah’tan korkarım. Ayrıca Allah'ın azabı çok çetindir."

2-  Ali İbnu Ebî Tâlib (r.a.) anlatıyor: 

-Rasûlullah (s.a.v.) bir seriyye gönderdi ve birliğin başına Ensâr' dan bir zat koydu ve askerlere komutanlarına itaat etmelerini emretti.

(Sefer esnasında komutan, bir meseleden) öfkelenip:

—Rasûlullah (s.a.v.) bana itaat etmenizi emretmedi mi? dedi.

Hepsi de:

—Evet emretti! dediler.

—Öyleyse, dedi, derhal bana odun toplayın!

Hemen odun toplanmıştı. Bu sefer:

—Ateş atın! diye emretti.

Ashab (odun yığınına) ateş attı. Komutan:

—İçine girin! diye emretti.

Girmek üzere ilerlediler. Ancak birbirlerinden tutup:

—Biz, ateşten kaçarak Rasûlullah (s.a.v.)'e geldik (şimdi ateşe girmemiz olur mu?) diyerek girmediler. Öyle durdular. Ateş söndü. Komutanın da öfkesi geçti.

Bu vak'a Rasûlullah (s.a.v.)'e intikal edince:

—Eğer girselerdi, kıyamet gününe kadar bir daha ondan çıkamazlardı! Allah'a isyanda (kula) itaat yok! Taat ma'ruftadır! buyurdular! (K.S.12-269 / 4299)

3- Mugîre İbnu Şu'be (r.a.) anlatıyor:

—Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

—İmam, farz kıldığı yeri değiştirmeden aynı yerde nafile namaz kılmamalıdır. (K.S.9–137/2807)

4- (K.S. 9–145 / 2814)- Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

—Erkeklerin teşkil ettiği safların en hayırlısı birinci saftır. En kötüsü de en son saftır. Kadınların teşkil ettikleri safların en hayırlısı en son saftır, en kötüsü de en öndekidir.

5- Rasûlullah (s.a.v.) bir adam gördü, safın gerisinde tek başına namaz kılıyordu. Ona namazını yeniden kılmayı emretti. (9–148 / 2819)

6- Müjdele; cimrinin malı ya olaylarındır, ya da mirasçıların.  (Hz. Ali–Hikmetler ve Sırlar/244)

7- Sûret bir aynadır. Görünen ne aynadır; ne de gören… anla… çünkü o sır aleminin özleridir. Ki bunlar sıfat âleminde olmaktadır. (A.K.Geylâni Hz. - Sırr’ül Esrar / 69)

8- Gizli şirk; kişinin zahiri sebeplere itimat etmesi ve kalb ile o sebeplere meyl ederek onların varlığıyla mutmain olması halidir. (İbn Arabî Hz. – Vasiyetler / 163)

9- Parmak ucundaki kanda yaşarken oksijen, karşı parmaktakine bakar “kim bu” dermiş!.

Toplar damara geçip de el ayasına doğru gelirken onunla “BİR”leşince, “bizmişiz” dermiş!

Koldan yukarı doğru çıkarken, gerideki yaşamı, “ben”leri hatırlamaz; parmakların kendi uzantısından oluştuğunu seyredermiş!.

Beyne ulaştığında “ben”i de kaybolur, oksijene olarak kalır; beyin hücrelerinde dolaşırken, olmasını istermiş bazı şeylerin ve onların sonuçlarını algılarmış!

Oksijen dalgaya dönüşüp dışa yayıldığında, bir bilinç dalgası olarak ne eli kolu görürmüş, ne de beyni!  Her ne demekse işte…. (Ahmed HULÛSİ – Mesajlar / 135)      

 

 

 
 
Derleyen: Hamdi Cenik
İstanbul - 28.02.2008
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com