SOHBET KONULARI - 47

www.sufizmveinsan.com
 

1- Ankebut Sûresi (29) / 2:

İnsanlar fitneye düşürülmeksizin (imtihan edilmeksizin) “İman ettik” demeleri ile bırakılıvereceklerini mi sandılar?. (Hasan GÜLER  “B” Meali)

Elmalılı Meali – Ankebut Sûresi (29) / 2:

İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?.

2- Efendimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurur:

—İnsan, güzel koku kullanacak olursa, içindeki sıkıntısı gider.

Elbisesi güzel olacak olursa sıkıntı gelmez. (İLAHİ EMİRLER S:375)

3- Kıyamet gününde, kulun hangi âyette Kur’ân’ı tilavet etmesi tamam olursa, ona münasip mertebeye kul yükselir.

Zira HAK, dünyada huzuru kalp ile Kur’ân tilavet eden kulun vasıtasıyla o âyetleri okumuştur… (M. İbn-i Arabî Hz. Vasiyetler / 202)

4- O’nun sevgisini ara. O ezelden beri seni arar. O’nu dilersen mürid olursun, murad O’dur… Kabiliyetin varsa sen de murad olabilirsin. Bu kez mürid O olur. Yavru önce annesini arar. Büyüyünce annesi onu ister.

(A.K.Geylânî Hz. İlâhî Armağan / 201)

5- Zenginliği görüntülemek şükürden sayılır. (Hz. Ali Hikmetler ve Sırlar / 26)

6- Demek ki “Lâ ilâhe illâllah” sözü zât mertebesi itibariyle demiyorum dikkat edin; “esmâ mertebesi” itibariyle , “Lâ ilâhe illâllah” ın mânâsı; “TANRI” , varlıklar yoktur sadece “ALLAH” sözkonusudur!...Allah’tan ayrı bir varlık söz konusu değildir; ve bu Allah, “Vâhidül Ahad” olan Allah’tır!..Birinci mânâ bu!.

İkinci mânâ ,ef’âl mertebesindeki mânâ ise değişik ilâhi isimlerin mânâsının âşikâr olması onlara mahal teşkil etmesi yönünden, çeşitli terkibler sözkonusudur...Ancak bu terkiblerde, Allah’tan başka bir varlık mevcut değildir!.. Allah’tan ayrı, gayrı değildir!...Yâni , bu görülen müşâhede edilen mahaller, terkibler varlığını Allah’la devam ettirir!...Allah’la kâimdirler!..Bu mânâlar Allah’ın varlığına ait olan mânâlardan başka bir şey değildir!

Avam anlayışında ise “Lâ ilâhe illâllah” sözü ; “herhangi bir tapılacak TANRI yoktur, ancak varolan ibadet edilen mutlak varlık Allah’tır” mânâsınadır!..”Allah’tan başka varlık söz konusu değildir.Tapılacak varlıklar yoktur” demektir!.

(Ahmed HULÛSİ İnsan ve Sırları–2 / S:64)

7- Birtakım ayrı ayrı varlıkların var olmadığını, varolanın sadece Allah olduğunu müşâhede ediş bir kereye mahsustur!..Bir kere bunu müşâhede edersin!..Bunun ikinci bir tekrarı olmaz ki!.. (Ahmed HULÛSİ İnsan ve Sırları–2 / S:66)

8- Demek ki, hayatta, bir kişinin, ancak ve ancak bir kere söyleyebileceği bir kelâmdır; hakiki mânâsıyla “Lâ ilâhe illâllah” diyebilmek ve bunun başına da “Eşhedü” yü oturtmak!.. (Ahmed HULÛSİ İnsan ve Sırları–2 / S:66)

9- Her birim, aynı TEK`ten (melekût) meydana gelmiştir!. Melekût, birimin dışından gelen değil; birimin derûnundan zahirine (bilincine) açığa çıkan, birimin varlığını meydana getiren mertebe anlamındadır!. Kurân-ı Kerîm`deki "B" sırrı, kişinin hakikatindeki bu mertebeye işaret eder!.  (Ahmed HULÛSİ Anladığım İslâm / S:16-17)

10- Genelde dışarıda, sefil şekilde yaşayan yersiz/yurtsuzlar varken, bir de ‘yurtsuzlaştırılanlar, yerlerinden edinenler, istisnai olanlar’ vardır.

Burada başını secdeye koyup bir daha kaldırmayanları, kayıtlarla boğuşmayanları, istediği an rahatlıkla yurtlarından çıkıp tekrar dönebilenleri, bu uğurda büyük meşakkatler içine girebilmeyi seve seve göze alanları kastediyorum.

(Ahmet Fevzi YÜKSEL - “Yersiz-Yurtsuz” yazısından)

 

 

 
 
Derleyen: Hamdi Cenik
İstanbul - 12.06.2008
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com