SOHBET KONULARI - 52

www.sufizmveinsan.com
 

İyi niyet, en yakın çevremizden başlayarak, başkalarına yardım yapılmayı gerekli görmek, öğrendikten sonra da bunu etkili biçimde bir şeyler yapmaya çabalamaktır. Bu nedenle yardımcı olmak, paylaşmak gayesi ile sohbet ortamlarında önemli konuları teşkil edecek soru düzeyinde bazı metinleri hazırladık.
Umarım faydalı oluruz.


1- Casiye Sûresi (45)/13: Semavat’ta ne var ve Arz’da ne varsa tümünü, O’ndan (kendinden bir lütuf olarak) size musahhar kılmıştır... Muhakkak ki bunda tefekkür eden bir kavim için elbette ayetler vardır. (“B” Meali)

Casiye Sûresi (45)/13: O, göklerde ve yerde bulunan her şeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve deliller vardır. (Elmalılı Meali)

2- Önce bir âyet meali:
-Allah, yeryüzünde olanların hepsini hizmetinize verdi.

Bu âyetin tefsirinde İbn-i Abbas (r.a.) şöyle der:

—Her şeyde Allah’ın isminden bir tanesi vardır. Ve her şeyin ismi Allah’ın (c.c.) ismidir. Sen ise, o isimlerin ve sıfatların içindesin. Dışta olanlar onun kudretiyle olur. İç âlemde olanlar onun hikmetiyle olur.

Allah, zatını sıfatlarla gizlemiştir. Sıfatını da işlerle örtmüştür. İlim, irade ile olur. İrade ise, hareketlerle ortaya çıkar. Sanat, yapanı sakladı. Sanat irade ile belirdi. O gizliliği içinde saklıdır. Nimetleri yeryüzünde zahirdir. Kudreti açıktır. Hiçbir şey ona benzemez. O, görür ve işitir.

(Abdülkâdir Geylânî Hz. Fütûhû’l Gayb / 213–214)

3- Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurdular:

—İnsan saklı sırra bir örtüdür. İçte olan dışa vurur. Hayır ise hayır, şer ise şer.  (Ahmed er-Rufâî Hz. Onların Âlemi / 87)

4- Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurdular:

—Bir kulun kalbi tam olmadıkça, yaptığı işler de tam olmaz. Kalbin tam ve sağlam olması için ise, dilin sağlam olması gerekir. 

(Ahmed er-Rufâî Hz. Onların Âlemi / 299)

5- Sıkıntıları gizli tutmak, mürüvvettendir. (Hz. Ali–Hikmetler ve Sırlar / 29)

6- String teorisi, derin düşünebilme yetisi olan beyinlere, evren içre evrenler gerçeğini boyutsal derinlikli "TEK KARE RESİM" olarak fark ettirmeğe çalışırken…

Holografik evren gerçeği de, her zerre olarak algılanan, gerçekteki "tek kare resmin" her bir noktasının, tümel TEK`in açığa çıkış seyrinden başka bir şey olmadığını vurgulamaktadır! (Ahmed HULÛSİ – YENİLEN! / Tanrı Ulu mudur? / S:45)

7- … Her şey "can"lıdır "ölü" yoktur. "Ölü" tanımının anlamı "canlı"lığını yaşamayan demektir. "Can", "bilgi"dir! "Can" mutlaktır; "ölü" ise  göresel (muzaf)!.

"Bilinç" ise, "bilgi"den başka bir şey değil!.

(Ahmed HULÛSİ – YENİLEN! / Salâvat ve Ayna Nöronlar / S:85)

8- Hem dinî bilgi hem de hükme göre, Allah âlemin sonsuza değin mutlak anlamda bozulmasını istemiş değildir. Bu nedenle âlem, mutlak bir yok oluşla değil, bir intikal ve başkalaşma şeklinde yok olur. Böylece bazı sûretler cevherden ayrılır, onların yerine başka sûretler yerleşir.

Bu büyük dönüşle âlem, berzah âleminde ve ahiret hayatında sonsuza dek kalır. Ona yardım edilen yer, süreklilik mertebesidir, aşktır. Bu aşk âlemin varlığını sürdürmesini sağlayan şeydir. (İbn-i Arabî Hz. Allah Kimleri Sever? / 17–18)

9- Allah’tan korkan, ilmi kadar söz söyler. (İmam Gazalî Hz.)

 

 

 
 
Derleyen: Hamdi Cenik
İstanbul - 07.11.2008
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com