SOHBET KONULARI - 55

www.sufizmveinsan.com
 

İyi niyet, en yakın çevremizden başlayarak, başkalarına yardım yapılmayı gerekli görmek, öğrendikten sonra da bunu etkili biçimde bir şeyler yapmaya çabalamaktır. Bu nedenle yardımcı olmak, paylaşmak gayesi ile sohbet ortamlarında önemli konuları teşkil edecek soru düzeyinde bazı metinleri hazırladık.
Umarım faydalı oluruz.


1- Nisa Sûresi (4) 80: Kim er-Rasûl’e (Allah Rasûlü’ne) itaat ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiştir (çünkü Risalet Allah Hükümlerini tebliğ işlevidir)... Kim de yüz çevirirse, zaten biz seni onlar üzerine hafiyz (koruyucu, bekçi) olarak irsal etmedik. (“B” Meali)

Nisa Sûresi (4) 80: Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara bekçi olarak göndermedik. (Elmalılı Meali)

2- Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurdular:

—Îman sahibinin ıstırabı dinmez. Korkusu, emniyete çevrilmez.

Taa, cehennem köprüsünden geçinceye kadar.

Ayık olunuz:

Allah’ın mekri, hilminde saklıdır.

Hileli işi, lütfunda gizlidir.

Adaleti keremi ile gelir.  (Ahmed er-Rufâî Hz. Onların Âlemi / 269)

3- Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz başının bir kısmı tıraş edilmiş bir çocuk görmüştü:

—Ya tamamını tıraş edin ya tamamını kesmeyin, buyururlar. (K.S. 3 / 495.Sayfa)

4- Cimrinin altını taştır. (Hz. Ali–Hikmetler ve Sırlar / 70)

5- … Rabbine yönelmek ise dışa değil; kişinin kendi hakikatindekine yönelmesi diye anlaşılmalıdır ki salâtın ikamesi yani namaz da bunun yaşanmasıdır içe dönük bir şekilde.

(Ahmed HULÛSİ – Allah İlminden Yansımalar - "B" Kapsamında Kurân'a Bakış / Anlamak İçin Ön Bilgi)

6- İşte bu "nokta" içinde, "nokta"nın varlığındaki Allah isimlerinin, değişik bileşimler hâlindeki açığa çıkışları ve bunların yapıları gereği algılamaları, "GÖRESELLİĞİ" ve çokluk (kesret) kavramlarını oluşturmuştur (nâsut âlemi).

(Ahmed HULÛSİ – YENİLEN! / Anladığım İslâm / S:16)

7- Hakikat-ı Muhammediye, sana keşif yolu ile, ayık halde geldiği zaman, âdemoğlu suretlerinden biri gibi gelir..

İşte o zaman: Hakikat-ı Muhammediye, o suretin  ismi olur..  Sana lâzım gelen de budur.. (Abdülkerim CEYLÎ – İNSAN-I KÂMİL / İnsan-ı Kâmil / 610)

8- Bazıları Besmeleyi her surenin bir ayeti olarak kabul eder, bazısı bağımsız bir ayet olarak sureleri birbirinden ayırdığını kabul eder. Kur'an sırlarını bilen Ariflere göre, her surenin başındaki Besmele, o surenin bütün sırlarını barındırır.

(İbn-i Arabî Hz. Kur’an Mührü / 77)

9- —Kul önce nefsini bilmeli. Ama kul nefsini; kulluk yolunda ıslah ederek bilmeli. Bunu bildikten sonra yaratanı yaratıcı olarak nefsine tanıtmalıdır.

—Nefsini yoklukla bilen, yaratanın varlığını bilmiş olur.

—Nefsini kötülük ve hata ile bilen, Allah’ı iyilik ve doğru olarak bilir.

—Nefsini ihtiyaç içinde bilen; Allah’ı kendi dertlerine şifa verici olarak bilir.

—Nefsini Mevlâ’ya satılmış bir meta gibi gören; başkasına dert yanıp, ihtiyaç arz etmekten kurtulur. (Ahmed er-Rufâî Hz. Onların Âlemi / 181–182)

 

 

 
 
Derleyen: Hamdi Cenik
İstanbul - 27.11.2008
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com