Bazı Ayetler ve Anlamları -37-

Yâ kavmenâ ecîbû dâiyellâhi ve âminû bihî yağfir leküm min zünûbiküm ve yücirküm min azâbin elîm. (46/31)
Ey kavmimiz , Allah'ın davetçisine uyun!. O'na iman edin ki, günahlarınızdan bağışlasın ve sizi çok elem verici bir azaptan kurtarsın.

... keennehüm yevme yerevne mâ yûadûne lem yelbesû illâ sâaten min nehâr... (46/35)

...sanki dünyada sadece gündüzün bir saati kadar bir zaman kaldıklarını sanırlar...

M U H A M M E D   S Û R E S İ

...vellezîne kutilû fî sebîlillâhi felen yudille a'mâlehüm. (47/4)
...Allah yolunda öldürülenlerin, amelleri boşa çıkmaz!..

... vellezîne keferû yetemetteûne ve ye'kulûne kemâ te'külül en'âmu ven nâru mesven lehüm. (47/1 2)
...Kâfir olanlar ise, dünya nimetlerinden istifade eder, hayvanlar gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

Efemen kâne alâ beyyinetin min rabbihî kemen züyyine lehû sûü amelihi vettebeû ehvâehüm. (47/14)
Rabbinden apaçık bir delil üzere olan kimse, kötü işi kendilerine güzel görünen ve hevâlarına uyan kimseler gibi olur mu?

Ülâikellezîne leanehümüllâhü feesammehüm ve a'mâ ebsârahüm. (47/23)
işte   bunlar,   Allah'ın   kendilerini   lanetlediği,   sağır   kıldığı   ve   gözlerini   kör ettiği kimselerdir.

Efelâ yetedebberûnel Kur'âne em alâ kulûbin ekfâlühâ.  (47/24)
Bunlar, Kur'anı anlamıyorlar mı? Yoksa, kalpleri kilitli mi?. 

İnnellezîner teddû   alâ  edbârihim  min  ba'di     tebeyyene     lehümül hüdeşşeytânü sevvele lehüm ,  ve emlâ lehüm. (47/25)
Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarını dönenleri şeytan aldatmış ve kendilerine ümit vermiştir.

Zâlike biennehümüt tebeû mâ eshatallâhe ve kerihû rıdvânehû feehbeta a'mâlehüm. (47/28)
Bu muameleye duçar olmaları, onların, Allah'ı gazaplandıran şeylerin ardınca gitmeleri ve O'nu razı edecek şeylerden hoşlanmamalarıdır. O da onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.

Em hasibellezîne fî kulûbihim meredun en len yuhricellâhü adğânehüm. (47/29)
Kalplerinde hastalık olanlar, yoksa Allah'ın  kinlerini meydana çıkarmayacağını mı sandılar?..

Velev neşâu leereynâkehüm fele araftehüm bisîmâhüm vele ta'rifennehüm fî lahnil kavl , vallâhü ya'lemü a'mâleküm. (47/30)
Biz dileseydik, onları sana gösterirdik de onları yüzlerinden tanırdın. Muhakkak ki sen onları sözlerinin üslûbundan tanırsın, Allah  yaptıklarınızı bilendir.

Vele neblüvenneküm hattâ na'lemel mücâhidîne minküm....  (47/31) 
İçinizden    cihad    edenlerle    sabredenleri     belirleyinceye    ve    haberlerinizi açıklayana kadar sizi belâlarla imtihan edeceğiz.

İnnemel   hayâtüd dünyâ   leibün ve  lehvün , vein  tu'minû ve tettekû  yu'tiküm ücûraküm velâ yes'elküm emvâleküm    (47/36) 
Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir, iman eder ve sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. O, sizden mallarınızın (tamamını)   istemez!.. 

İn yes'elkümûhâ feyuhfiküm tebhalû ve yuhric edğâneküm. (47/37) 
Eğer  onları   isteyip   zorlasaydı   cimrilik   ederdiniz.   Ve   bu,   sizin   kininizi ortaya çıkarırdı.

Hâ entüm hâ ülâi tüd'avne li tünfikû fî sebîlillâh , feminküm men yebhalû , ve men yebhal feinnemâ yebhalu an nefsih ...     (47/38)
Siz, Allah yolunda harcamaya davet ediliyorsunuz da, yine içinizde cimrilik edenler var. Halbuki kim cimrilik ederse kendi aleyhine etmiş olur...

F E T H S Û R E S İ

İnnâ fetahnâleke fethan mübîna. (48/1) 
Sana öyle bir fetih verdik ki, bu kesin ve apaçık fethe eriştir!..

01/01/2003
http://sufizmveinsan.com

Ön sayfa