Hastalıklar / Musibetler ve Rahmet

3. Bölüm

www.sufizmveinsan.com
 
 

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor:

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Ümmetimden kimin iki öncüsü varsa, onlarla birlikte cennete girer!"

Hz. Aişe radıyallahu anha sordu:

"Bir öncüsü olan?"

"Bir öncüsü olan da, ey (hayırda) muvaffak olan!" buyurdular.

Hz. Aişe tekrar sordu:

"Ümmetinden hiç öncü göndermeyen?"

"Ben, ümmetimin öncüsüyüm, (şefaatimle onları cennete ben sevk edeceğim. Hatta ben bütün öncülerin en büyüğüyüm. Çünkü, ücret, çekilen meşakkate göre büyür). Benimki gibisine de hedef olmayacaklar. (Onların beni önden göndermekten daha büyük bir kayıpları, daha acılı bir musibetleri yoktur ve olmayacak da. Zira vahiy kesilmiş oldu.)"

Ubade İbnu's-Samit radıyallahu anh anlatıyor:

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Kim Allah'a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz!"

Hz. Aişe radıyallahu anha:

"Biz ölmekten hoşlanmayız" dedi.

Aleyhissalatu vesselam:

"Kastımız bu değil. Lâkin, mü'mine ölüm gelince, Allah'ın rızası ve ikramıyla müjdelenir. Ona, önünde (ölümden sonra kendisini bekleyen) şeyden daha sevgili bir şey yoktur. Böylece O, Allah'a kavuşmayı sever, Allah da ona kavuşmayı sever. Kâfir ise, ölüm kendisine gelince Allah'ın azabı ve cezasıyla müjdelenir. Bu sebeple ona önünde (kendini bekleyenlerden) daha menfur bir şey yoktur. Bu sebeple Allah'a kavuşmaktan hoşlanmaz, Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz."

Ebu Hureyre (R.A.) naklediyor:

"Biz Resûlullah'dan işittik, O; mü'mine bir gam, keder ve musibet gelmesi, onun günâhlarının temizlenmesi der."

Yine Hz. Ayşe (R.anhâ) Validemizden naklen bir hadisde:

- Bir mü'mine bir diken batınca, duyduğu ezâya mukâbil Allâh sevâp yazar… şeklinde geçer.

Bir başka Hadis-i Şerifde de:

- Allâh bir kuluna hayır murâd edince, ona musîbet verir… buyurulmuştur.

Ahmed HULÛSİ – CUMA SOHBTLERİ - 3.Ocak.1997 – Sayfa:158…160

BÜYÜK MERTEBELERİN PAHASI, BELÂLARA KATLANMAKTIR!

Bir çok insan Umre’den, Hac’dan geldikten sonra başlarına gelmedik belâ kalmıyor.

“Yâhu bir mübârek yere gittik geldik, nereden geldi bu iş, bu belâ başımıza?.” diyorlar.

Halbuki, bunu diyenlerin hepsi de, orada bu belâyı kendileri istediler, talep ettiler!. Dualarının kabul olması ile de o belâlar başlarına geliyor.

Niye?

Çünkü, oraya gidenlerin hepsi de, Allah’tan büyük mertebeler istiyorlar. Allah’a yakîn elde etmek istiyorlar. Evliyalar, enbiyalarla beraber olmak istiyorlar. Bunun pahası da, o belâlara katlanmak, sabretmektir.

Yüksek mertebeler sadece ibadetle, zikirle elde edilmez!. Onun pahası, belâlara katlanmaktır!.

Rasûlullah’ın bir sözü vardır. Buyuruyor ki;

Belânın büyüğü Rasûllere, sonra Nebilere, sonra büyük evliyaullah’a ve en azı da mü’minlere” diyor.

“Bel┠demek; kişinin tasfiye aracı demek... İnsanın arınması, saflaşması!.

Altın nasıl ateşe atılır, saflaşır, üstündeki katkılar yanar yok olur, sonuçta nasıl saf altın kalırsa; insan da belâlarla yontulur, saflaşır, arınır.

Dolayısıyla, oraya gittiğiniz zaman, eğer yüksek mertebelere tâlip olup bu yolda dua ediyorsanız; bilin ki, bir takım çileler, sıkıntılar sizi bekliyor. Çünkü bunlar, arınma çalışmalarıdır.

Kitabımızın birinde diyoruz ki;

“Cehennem, insanlara Allah’ın rahmetidir.” Niye?.

Çünkü o “yanma” dediğin olaylarla sen arınıyorsun, saflaşıyorsun. Eğer o arınma saflaşma ortamı olmasaydı, zâten cennete giremeyecektin.

Senin için bir arınma ortamıdır Cehennem!.

Senin nefsine, şartlanmalarına, ters gelen hoş gelmeyen olaylarla karşılaşıyor ve yanıyorsun.

Zaman içerisinde ona bağışıklık kazanıyorsun. Onu hoş görmeye başlıyorsun, yerinde görmeye başlıyorsun.

“Allah, mâdem ki böyle istemiş, böyle olsun” deyip, Allah’tan razı olma noktasına geliyorsun!.

İşte, senin arınman denen olay böyle meydana geliyor.

Her şey senin sevdiğin-istediğin istikamette gelişirse, bu aslında senin cehennemdeki yanmanı büyütür ve genişletir.

Dolayısıyla ki orada, isteklerinize çok dikkat edin.

 

 

 
 
Yansıtan: Hamdi Cenik
İstanbul - 28.11.2006
hamdicenik@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com