mevsol.gif (323 bytes)

mevsag.gif (324 bytes)

FİL YAVRUSU

Akıllı bir adam dostlarından bir kaç kişinin uzak seferlerden geldiğini,aç ve perişan durumda olduklarını , bir süre sonra da köylerine döneceklerini haber aldı. Yanlarına giderek , bilgi ve tecrübelerinden kaynaklanan bir takım öğütler vermek mecburiyetinde hissetti kendini. Dedi ki:

- Dostlarım biliyorum pek uzaklardan geldiniz, karnınız çok açtır şimdi.  Gideceğiniz yönde fil yavruları ile karşılaşacaksınız. Onlar pek kuvvetsiz, latif ve semizdirler. Gözünüze hoş görünebilir.  Öğüdümü can-ü gönülden dinleyin... Sakın ola ki, onlardan birini avlayıp yemeye kalkışmayın. Anaları pusudadır, feryad-ı figân ederek , hortumundan duman ve ateşler saçarak , yüz fersah dahi olsa yol alarak yavrularını ararlar. Çok merhametlidirler onlara karşı. Otlara, yapraklara razı olun yemek için, lâkin , fil yavrularını avlamayı aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Perişan olursunuz yoksa!.. Tamah yolunuzu kesmesin, kanaatkâr olun. Boynumun borcunu ödedim size karşı. Gayri varın gideceğiniz yere hayırla gidin , dedi, uğurladı onları.

Yavrum; velîlerde Hakk çocuklarıdır!.. Allah onların ahvalinden haberdardır, mallarını da korur canlarını da. Onun için der ki: “ Veliler benim çocuklarımdır, gariplikler âlemindedirler, eşleri yoktur!.. Halkı imtihan için hor ve hakir görünürler, lâkin, dostları da benim, arkadaşları da... Korumamdadırlar. Binlerce kişi arasında yüz binlerce gibidirler, fakat yine de hepsi bir vücuttur...” 

Öyle olmasaydı; tek Musa, bir sopa ile Firavunu alt edebilir miydi?..

Öyle olmasaydı; Nuh, bir beddua ile alemi sulara gark edebilir miydi?..

Öyle olmasaydı; Lût, zalimlerin şehirlerini yere batırabilir miydi?..

Yolda açlıkları, susuzlukları arttıkça arttı, dayanılmaz bir hale geldi. Ansızın yeni doğmuş bir fil yavrusu gördüler. Aç kurtlar gibi üşüşüp yakaladılar, kebap edip yediler. Yoldaşlarından biri öğüt vermek istedi arkadaşlarına, bilginin sözlerini hatırlatmak istedi ama nafile... açlıktan hiç bir şey dinleyecek durumda değillerdi. Ama kendisi yemedi, bütün açlığına rağmen tuttu verilen tembihatları. Açlıktan gözlerine uyku girmezken, karınları fil yavrusu kebabı ile tıka basa doyan arkadaşları, rahatlamanın verdiği ağırlıkla çoktan dalmışlardı uykuya. Kızgın bir fil çıkageldi birden bire. Ağzını kokladı üç kere, ama ondan kötü bir koku almadı, dokunmadan geçti. Uyuyanların hepsinin ağızlarını sırasıyla kokladı, hepsinden de koku aldı. Yavrusunu kebap edip yiyenleri parçalayarak öldürdü hemencecik.

Mesnevi: 3. Cilt- Sayfa:6-...-14

ANASAYFA