Konfüçyüs dili çok önemser. “Halkın halini düzeltmek;
dili düzeltmekten geçer, çünkü dil düzgün olursa
insanlar birbirini güzel anlar ve huzur doğar” der.
“Dil, bozulursa din dahi elden gider” diyerek
konuyu çok ileri götüren düşünürler de vardır.
Global kültür fırtınası dilimizi ve kavramlarımızı alt
üst ede dursun, geleneksel kavramlar dahi bizi nelerden
perdelemiş öğrendikçe fark ediyoruz.
Namaz; kelimesi mesela…
Türkler coğrafi konum olarak müslümanlığı, Arap
kaynaklarından değil de Farisi (İran) kültürü kanalından
almış olmaları sebebiyle, temel ibadetlerimize isim olan
kavramlar Farsçadır.
Bu
sadece bir dil geçişi değil, aynı zamanda kültürü de
beraberinde getirmiştir.
Namaz; Mecusilerin ateşe eğilmesini ifade eden
kavram!... Rasulullah dilinde aslı SALAT!… Salat; klasik
namaz kavramından çok daha kuşatıcı ve zengin anlamlar
saklar… Salat kelimesindeki ruhu, Namaz kelimesinde
bulamazsınız. Çünkü özümüze ait bir kavram olmadığı
gibi, tapınma anlayışının titreşimlerini içinde
barındıran bir kavramdır…
Oruç
ve Abdest de aynı…
Oruç; Mecusilerin aç kalmak suretiyle yaşadıkları
tapınma, abdest ise Mecusi tapınaklarına girişte ellerin
yıkanmasıdır!… Oruç; Farsça anlamıyla aç kalma, abdest
ise sadece el suyu manalarına gelir…
…
Ramazan ayının akabindeki bayrama RAMAZAN BAYRAMI
diyoruz. Dini motifleri öcü- çağdışı gördüğü için, bazı
medya organları ŞEKER BAYRAMI da diyor.
Ramazan Bayramı tabiri dahi işin ruhunu bize yansıtamaz
iken; Şeker Bayramı sadece geleneksel kültüre ait
nostaljik duygulardan başka bir şey ifade etmez…
Bu
ön bilgi ve girişten sonra gelelim işin özüne…
Bu bayramın Rasülullah (sav) dilinde adı ne Ramazan, ne
de Şeker!
Efendimiz IYDU’L-FITIR tabir etmiş… Yani
FITRATIN BAYRAMI demiş…
Zahiren bedene oruç tutturan; batinen nefsin istek, arzu
ve beklentilerinden imsak eyleyen, uzaklaşan; Özünün
hitabı Kur’ana gönülce kulak verenlerin; gayretlerinin
ödülü olarak fıtratlarını fark etme bayramı!…
Kendi ana programını, fıtratını fark edip, Özünden gelen
seslenişi yaşam planında hayata geçirmeye adım atma
bayramı!...
Fatır olan Allah’ın, her birime ayrı ve özel bir program
lütfettiğini görme, anlama, her şeyde hükmünü yürütenin
Tek olduğu bilinciyle Hak görme, Hoş görme, Bir görme
bayramı!..
…
“Fıtır Sadakası” buyurmuştu Rasulullah. Biz “Fitre”
dedik.
Fıtır Sadakası; fıtratını fark edenin kendi programı
doğrultusunda kendinde olan her şeyden insanlığa infakı,
zekatı, paylaşımı demekti. Adı fitre olunca, alimler de
ölçeğe vurunca komik bağışlarla geçiştirilen, savuşturma
kabilinden sadakalar çıktı ortaya!..
…
Gördünüz değil mi, bir kavramın aslına varmak neler
söyledi bize. Ramazanla, Şekerle bunları fark etmeye
imkan mı var?.. Namaz kelimesi ile Salatın, Oruç ile
Savmın ruhunu yakalamak ne mümkün?..
…
FITIR BAYRAMINIZ Kutlu Olsun.
FITIR SADAKASINI fıtratı doğrultusunda sahip olduğu her
şeyden Hak için halka infak etmek bilenlere ve sadece
Ramazanda değil, ömür boyu o bilinçle yaşamayı niyete
alanlara selam olsun!...
Özündeki programı açığa çıkarma farkındalığına erenlere
ne mutlu!