|
 
Üniversite
yıllarım… Bir grup arkadaşla Konya’dan İstanbul’a değerli bir
alimi ziyarete geldik. Akşam bürosunda sohbetini dinliyoruz.
Yatsı ezanı okunuyor.
Vaktinde
kılınan namazın paha biçilmez kıymetine işaretle: “Haydi namazı
eda edelim” buyuruyor. Israrlara rağmen imam olmayınca üzerime
yüklediği imamet görevini yaparken arkamdaki zatın manevi
ağırlığını omuzlarımda hissediyorum.
Farzdan
sonra Vitri de kılıp tesbihat için yüzümü onlara döndüğümde:
“Evlat, Vitrin zamanı gece yarısı; Teheccüd vaktidir!..
Rasülümüz ümmete kolaylık olsun diye yatsının peşine eklemeye
izin verdi. Biz gece yarısı kılarız. Sen de öyle yapmaya çalış,
olmaz mı?” diyor. Namaz sonrası biraz daha sohbet edip hayır
duasını alarak ayrılıyoruz.
O günden
sonra, yatsının hemen peşine iliştiriverdiğimiz Vitir Namazı
hakkında hep düşünmüşümdür. Ezanı olmayan, beş vakit dışında ama
Vacip sayılan, yatsıya eklense de asıl vakti gecenin içine
yayılan bu namaz neyi işaret ediyor? Önemi ve getirisi ne?
Bunlar
üzerine tefekkür ederken Tasavvuf literatüründe VİTRİYET
kavramıyla tanışıyorum. Hakikat yolunda vitriyet mertebesi
zirve!... Pek az kula nasip olan makamı konuşmak değil konumuz.
Vitir Namazında ne saklı, onu anlamaya çalışacağız. Beş vakit
namazda olmayan bir uygulama var vitirde: Üçüncü rekatın rükuuna
gitmeden önce tekbir alınıyor ve Rasülullah(s.a.v)den kuvvetli
rivayetlerle gelen Kunut Duaları okunuyor. Allah Rasülü
bu namazı kılarken tam rükua eğileceğinde birden bire secde
mahallinde alev alev yanan cehennem ateşini görmüş. Bunun
üzerine yeniden tekbir alarak iki dua okumuş. Aşama aşama vitrin
bâtınındaki manaları sezmeye çalışalım:
1-Yeniden Tekbir, Yeniden İman:
İftitah
Tekbiri; dünyevi değerlerin arkaya itilmesi, benliğin kırılarak
sadece Allah’ın Sübhan oluşu bilinciyle öze yöneliş demek.
İkinci tekbiri “Ey tekbir alan kulum, yeni bir tekbir daha al”
şeklinde düşünürsek, ”Ey İman Edenler (B sırrı ile yeniden )
Allah’a iman ediniz” ayetindeki bilince bu tekbirle kapı
aralanabileceğini hissediyoruz. İkinci tekbirle bizleri ayrı,
özgün bir farkındalığa davet ediyor Rabbimiz. Bunu nereden mi
anladık? Devam edelim….
2-Kullukta Sebat:
Okunan
duaların adı: KUNUT!... Kunut Arapça Ka-Ne-Te kökünden
geliyor. Kanete; İhlasla
Bağlılığını sürdürmek, Kullukta Devamlılık-Sebat demek.
Kanete kökünden bir kelime olan “KÂNİTİYN=Kullukta ihlasla sebat
gösterenler” ifadesini bir de ayetlerde görelim:
-Namazlara ve orta namaza devam edin. Kânitiyn olarak: Allah’a gönülden
boyun eğerek yönelin. (Bakara/238)
-"Ey
Meryem, Rabbin için Kânit olarak; ihlaslı ve amelde sebatlı
olarak Secdeye kapan ve rükû edenlerle birlikte rükû
et."(A.İmran/43)
Rasül
rükua varınca cehennem gösterildi ya, kullukta müdavim olduğunu
göstermek, bağını tazelemek üzere Rabbe yöneliş elzem oldu. İşte
onun için Rahmet-i Rabbaniden yeni-diri bir güç elde ederek
kulluk bilincini pekiştirmek üzere bu dualar okunuyor. Başlıkta
yer alan Beyni Formatlama manası ile bu namazın ne alakası var?
Açalım;
3-Abdiyyet Sözleşmesi:
Kunut
Dualarının ilki şöyle başlar;“Allahumme inna Nesteıynuke,ve
Nesteğfiruke ve Nestehdiyk ve Nu’minü bike ve Netuubu ileyke ve
netevekkelü aleyk!…”. İkincisi:“Allahumme iyyeke nabudu
ve leke nusalliy,ve nescudu ve ileyke nes’a…..” diye devam
eder. Birinci dua; İSTİÂNE, İkincisi TEABBUD ifade ediyor.
İstiâne:Yardım ve Başarı isteğinin sadece Allah’a
yöneltilmesi demek. İstiâne kavramı Fatihadaki VE İYYAKE
NESTAIYN ayetinden gelişmiş.İyyake Nestaıyn: Sadece ve sadece
senden yardım dileriz, demek.
Fatihadaki
İYYAKE NA’BUDU den mülhem TEABBUD ise; Kulluk anlamında….
Abdiyyet(kulluk) mertebesinin Risaletten daha öncelikli ve üstün
olduğunu Kelime-i Şehadetin MUHAMMEDEN ABDUHU VE RASÜLÜHÜ
şeklinde tertibinden biliyoruz.
Şu halde,
Vitir namazı ve onda okunan Kunut Duaları; Fatiha Suresinde yer
alan İSTİÂNE VE TEABBUD SÖZLEŞMEMİZİN bir tekrarı, bilinç
tazelemesi ve hatta yenilenmesi!... Kelimelerdeki anlam
yenilenmeyi işaret ediyor:
-İnna
Nestaıynuke: Sadece senden yardım dileriz.
-Ve Nestağfiruke: Sadece sana istiğfar eder,affımızı isteriz
-Ve Nestehdiyke: Hidayeti sadece senden isteriz.
-Ve Nu’minu B ike: B sırrı ile sana iman ederiz.
-Ve Netubu İleyke:Sana tevbe ederiz.
-Ve Netevekkelu aleyke:Tevekkülümüz sadece sanadır.
-İyyake Na’budu: Sadece sana kulluk ederiz.
-Ve leke Nusalliy:Namazı, Salatı sadece senin için yaşarız.
-Ve Nescüdü:Sadece sana secde ederiz.
-Ve İleyke Nes’a: Çalışmamız, gayretimiz sadece sanadır.
Beynin,bilincin tamamen formatlanması ise Kunutta geçen bir
kavramda saklı…
Okumaya
çalışalım;
4- VE NAHLEU: Kendimizi Formatlarız:
Kunutun
ilk duasının “Ve Nahleu ve Netruku men yefcuruk” bölümündeki
NAHLEU kavramı başlığa çektiğimiz anlamı işaret
ediyor. Önce Nahleu kelimesinin kökü olan Ha-Le-A fiilinin
sözlük anlamlarına göz atalım:HA-LE-A:
-Karısından boşanmak.
-Kefeni soyup çıkarmak.
-Hükümdarı tahtından azletmek.
-Hakimi, Kumandanı yerinden etmek.
-Bir şeyi kökünden, yerinden söküp tamamen çıkarmak.
-Hayvanın bağını çözüp salıvermek.
-Ekin başağının buğdayla dolu dolu hale gelmesi, olgunlaşması.
-Ağacın yeniden yapraklanması.
Ve Nahleu
ve Netruku men yefcuruk, kısa ve öz anlamı şu: ”Sana karşı
kötülük işleyenleri terk ederiz, uzaklaşırız, onların
hakimiyetinden çıkarız. ”Özde düşünecek olursak dışarıda
uzaklaşılacak birileri yok!.. İnsanın Hakikat yolculuğu
kendinden kendinedir. O halde bu uzaklaşmayı, azletmeyi de
kendimizde düşüneceğiz. Sözlük anlamlarından istifade ile NAHLEU
yu yeniden anlamlandıralım:
Allah’ım! Hakikatimizi yaşamaya engel olan bütün bağlardan,
bütün aidiyetlerden BOŞANIYORUZ. Özümüzdeki Hakka perde çeken
örtülerden SOYUNUYORUZ.
Bilincimize egemen olan, bizi hükmü altına alıp idareye kalkışan
bütün BİLGİ-ŞARTLANMA-GELENEK-DUYGUSALLIK VE ÖNYARGILARI
AZLEDİYORUZ! Onların EGEMENLİĞİNE SON VERİYORUZ! Yerinden
oynamaz sanılan, bizi arzımıza bağlayan bütün KÖKLERİMİZİ SÖKÜP
ÇIKARIYORUZ! Hayvani-beşeri boyutumuzla BAĞIMIZI KOPARIYOR, ne
hali varsa görsün diyerek İLİŞKİMİZİ KESİYORUZ!
Allah’ım!.. Bunları başardıktan sonra, kulluk ağacımıza taze bir
bengisu dökerek yeniden FİLİZLENMEK İSTİYORUZ! Kulluk tohumundan
Abdiyyet başağı yetişsin, ŞUUR TANELERİ İLE BEYNİMİZ DOLSUN
diye sana yöneliyoruz!..
Bütün bu
manalar ortada iken bizim NAHLEU ya FORMATLAMA anlamı vermemiz
çok görülmese gerek!.. Önce soyup-çıkarıp atma, hükmüne son
verme, sonra da filizlenme ve tanelerin olgunlaşması tek
kelimede birleşmiş. Bu ne demek?
Basbayağı
format işte!… Beynimizi virüslerden temizleyip yepyeni programı
yüklemek!..
***
Dostlar,
Vitriyet Makamını elbette yaşayan bilir. Bizim dikkat çekmek
istediğimiz;
Vitir Namazının sanıldığı gibi bir ara namaz olmadığı!… Vitir
Namazının beyin-bilinç formatına kapı açan bir eşik olduğu
noktası!..
Düşünün!... Güneşin radyoaktif etkilerinin neredeyse
sıfırlandığı, gündüz birbirini sürekli etkileyen insan
beyinlerinin uykuya daldığı, beyni yeni ilhamlara açan
hormonların epifizden salgılanmaya başladığı Teheccüd saatinde
Vitir Namazını, Kunut Dualarının anlamını düşünerek ve yaşayarak
eda ediyorsunuz!.. Bu ne muhteşem bir hal değil mi?...
Son olarak
şu hadislere bir bakar mısınız?
-“Vitir
Namazı; Haktır. Vitre devam etmeyen benden değildir!..”
(Bunu 3
kere tekrarlar Rasül)
-“Ey
Kur’an Ehli!.. Vitir Namazını ikame ediniz!.. Allah TEKtir, TEKi
sever!...”
Rasülün
Vitir Namazının önemine dikkat çekerken HAK-KUR’AN EHLİ ve TEK
kelimelerini kullanması manidar değil mi?!..
Ne
dersiniz, ”Namazlara ve Orta Namaza devam ediniz” ayetindeki
Orta Namaz;
Vitir
Namazı olabilir mi?!..
* * *
Geniş Bilgi
İsteyenlere:
1-Vitriyet
Mertebesi:http://ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/
2-Kunut
Duaları:
http://www.kurannesli.org/bilgibankasi/yazi.asp?id=758
3-Vitir
Namazı ve Hadisler:
http://www.tevhid.net/ilmihal/123.htm
4-Epifiz ve
İbadet:
http://www.sizinti.com.tr/konu.sizinti?SIN=b66eaa555b&k=946&1095593345
5-El-Mevarid:Arapça-Türkçe Büyük Sözlük/Mevlüt Sarı/Bahar
Yayıncılık.
Mehmet DOĞRAMACI
İstanbul - 16.08.2005
m_dogramaci@yahoo.com
http://sufizmveinsan.com
|