Gözlenen evrende görülen kendiliğinden oluş -4-
V. Korhan Koral
 

Allah’ın her şeyi içten ve dıştan kuşatmış olması halini, örneğin, “Ela inne Hu Bikülli şey’in muhıyt”(41/54) “Dikkat edin; O gerçekten her şeyin kendisi olarak ihata(kuşatma)dadır”, “Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard ve kanellahü bi külli şey'in mühıyta” (4/126) “Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah, her şeyin kendisi olarak şeyi kuşatıcıdır.”, “... vesia rabbı külle şey'in ılma e fe la tetezekkerun (6/80) “Rabbim her şeyin ilmi sureti olarak şeyi kuşatmıştır.  Artık siz hiç düşünmez misiniz?”, “Yestahfune minen nasi ve la yestahfune minellahi ve hüve meahüm iz yübeyyitune ma la yerda minel kavl ve kanellahü bi ma ya'melune mühıyta.” ( 4/108). “İnsanlardan gizler de Allah'tan gizleyemezler. Halbuki geceleyin, O'nun razı olmadığı sözü düzüp kurarken O, onlarla beraber idi. Allah yaptıklarını kuşatıcıdır (O'nun ilminden hiçbir şeyi gizleyemezler).” , “Kale ya kami erahtıy eazzü aleyküm minellha vettehaztümuhü veaeküm zıhriyya inne rabbı bi ma ta'melune mühıyt.” ( 11/92) “(Şuayb:) "Ey kavmim dedi, size göre benim kabilem Allah'tan daha mı güçlü ve değerli ki, onu (Allah'ın emirlerini) arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır.”, “İnnema ilahükümüllahüllezı la ilahe illa Hu vesia külle şey'in ılma.” ( 20/98) “Sizin İlahınız yalnız Allah’tır. Ondan başka ilah yoktur. O her şeyin ilmi sureti olarak şeyi kuşatmıştır.”, “Allahulleziy haleka seb'a semavatin ve minel'ardı mislehunne yetenezzelul'emru beynehunne lita'lemu ennallahe kad ehata bikulli şey'in 'ılmen.” (65/12) “Allah O yüce Yaratıcıdır ki yedi kat semayı ve yerden de onların mislini yaratmıştır. Allah’ın emri ve hükmü bunlar arasında inip durur ki, Allah’ın her şey üzerinde tamamen  kadir ve her şeyin bizatihi ilmi olarak kuşatıcı olduğuınu, O’nun ilmi dışında hiçbir şey olmayacağını siz de bilesiniz.”  ayetlerinde görmekteyiz (Allah’ın herşeyi ihata eder durumda olduğunu anlatır diğer bazı ayetler için bakınız: 2/247, 2/268, 18/91, 19/94) 

 

Bu kuşatma hali, yukarıdaki bazı ayetlerde de açık olarak söylendiği gibi, İslami yorumculara göre, ilmiyle kuşatma olarak yorumlanır ki, doğrusu da budur. Çünkü aynı zamanda alemlerden ayrı olan varlık, alemleri, ilmiyle yaratmış ve kuşatmış demektir. Alemler, kendilerini de içeren ve kendilerinden ayrı bir varlığı da olan bir varlığın indinde, o varlığın ilmiyle kuşatılmış haldedirler ve dahi o varlığın ilminden bir ilimdirler. Bazı ayetlerin meallerinde ise “şeyi şeyin kendisi olarak kuşatmıştır” dememizin nedeni, ayetlerde “bikülli şeyin muhit” tabirinin geçmesidir. Hu(O), Külli şey’in (tüm şeyleri) muhit (her yönüyle kuşatma) halindedir. Burada bi- ön eki, şeye katılmış olarak, o şey olarak manasını verir. İşte bu bi- eki, Allah’ın şeyin kendisi olarak şeyi oluşturduğu ve bu durum, Allah’ın alemlerden gani olmasıyla birlikte düşünüldüğünde, şeyi her yönden yani içten ve dıştan kuşattığı anlamını verdiğinden, yorumcular ve bazı ayetler, insanların şeyin Allah olduğu gibi yanlış zanlara kapılmamaları ve çok daha derin bir gerçeği, alemlerin sadece birer ilmi suretler oluşu gerçeğini vurgulamak için, şeyleri Allah’ın ilminin kuşattığını vurgular. Bazı ayetler ise, aslında, bu tür yanış zanlara kapılmayacak derecede idrak seviyesi olgunlaşmış bilinçlere hitaben, Allah için, direkt bikülli şeyin muhit der. Allah’ın her şeyi bilmesi O'nun ilminden hiçbir şeyi gizlenememesi, Allah’ın bu herşeyi olduğu gibi, yaptıklarımızı da kuşatıcı olmasındandır. Bu nedenle Allah her an bizimle beraberdir ve yaptıklarımız insanlardan gizlenir de Allah'tan gizlenemez.  Yine bu şeyin kendisi olarak şeyi kuşatıyor olmaktan dolayıdır ki, göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır.

 

 

 
 
V. Korhan Koral
İstanbul - 16.09.2008
korhan@korhankoral.com

korhankoral@gmail.com
http://sufizmveinsan.com