İndallah-Sadr-Zikir
Özgür Kurt Durmaz
 

İnsan ve Kur'an ikiz kardeştir...

Birbirlerinin ikizi olan iki yapı...İnsan aynasında kendini seyreden Kur'an,Kur'an aynasında kendini seyreden insan...

Aynalardan Kur'an'da seyretmeye çalışıyorum hakikatim olan insanı...Ayetlerde geziniyorum ağır ağır...Birbirinden farklı sure ve ayetlerde gözüme çarpan ilk kavram “İNDALLAH”...

İndallah sözcüğü ile ifade edileni anlayabilmek için tabi ki öncelikle Allah ismi ile işaret edilene dair bir farkındalık olabilmeli...

Pek çok mealde ,İndallah:Allah katı ,olarak çevrilmiş...Allah İlminden Yansımalar'da ise aynen olduğu gibi korunmuş...Düz bir mantıkla İndallah'ı algılayabildiğim kadarı ile şöyle tanımlamaya çalışıyorum...Algılanan boyutunda algılanan,isim boyutunda isimlenen,sıfat boyutunda sıfatlanan ve zatı'nın şehadetinde şahit olunanın konuşulabilecek her boyutta o boyutun kendisi olarak o boyutu ve halkolmuşlarının kendisi olarak da halk olunmuşluğu seyrettiği,tasarruf ettiği sistem...Kendini seyrin mekanizması ve bu mekanizmanın işleyişinin tek sözcükle anlatımı İndallah...Dehr indallah....Sünnetullah indallah...Ekberiyet ile işaret edilen ve subhaniyetle tenzih edilenin her ikisi oluşu İndallah...

İndallah ile ilgili fikirlerimi bir kenara not ettikten sonra devam ediyorum yine ayetlerde gezinmeye...Gözüme çarpan ikinci kelime “Sadr” ...

Sadr insana ait bir kavram ...İnsanda olan bir yapı... Kalp,sine,şuur,gönül,açığa çıkan,görünen gibi anlamları mevcut...

İçimden bir ses İndallah ve Sadr sözcüklerinin bir paralellik taşıdıklarını fısıldıyor durmadan...Sanki her ikisinin de işaret ettikleri sisitemin özü yahut taşıdıkları mana yönleri ile ait oldukları yapıların kaynağı oluşları gibi bir anlatım var gibi...

Ayetlere dönüyorum tekrar:

“”....vallahi Aliymun bi zatis sudur!”

sînelerinizin hakikati O'nun Esmâ'sıdır (Ali İmran 154)

                                     * * *

“vAllahu 'Aliymun Bi Zâtissudur;”

“Allah içlerinizin zâtı olarak Alîm'dir!” (Teğabün 4)

                                      * * *

İ”nneHU 'Aliymun BiZâtissudur;”

Muhakkak ki O, sadırların (içinizin-bilincinizin-şuurunuzun) zâtı olarak Alîm'dir.  (Mülk 13)

Tam bu nokta da Kur'an'ın hatırlatıcı oluşu bilgisinin verildiği ayetleri hatırlıyorum;

”... huve illâ zikrun lil alemiyn;”
“O, ancak âlemler (ins ve cinn) için bir hatırlatmadır! (Yusuf 104)”

                                       * * *

“...ellezine amenu* kad enzelAllahu ileyküm Zikra; “

 “Allah size gerçekten bir hatırlatıcı (Zikir) inzâl etmiştir! “(Talak 10)

Sözlük anlamı itibariyle; bir şeyi telaffuz etme, istenilen şeyin zihne döndürülmesi, hatırlama, anma, hatırlatma, bildiğimiz şeyleri akılda sürekli tutmaya zikir denir. Bir başka ifadeyle, unutulmuş bir şeyin yeniden hatırlanması ya da hâfızadakinin unutulmamak üzere sürekli canlı tutulmasına zikir denilir....

Zikir sözcüğünün işaret ettiği gerçekliği de göz önünde bulundurarak bu üç kavramı; İndallah,Sadr ve zikir birbirleri ile nasıl bağdaştırabilirim diye düşünürken aklıma düşenler şöyle şekilleniyor...

İndallah insanda insanın sadrı olarak mevcut...Ve kendini arayanların yönelmesi gereken tek nokta kendi sadırları... Bu bağlamda dünya içinde sadrı olarak Kabe-i Muazzamayı düşünebiliriz...

Bu düşüncemi teyit edebilmek adına aradığım ayeti bukuyorum çok geçmeden:

“Elem neşrah leke sadrek;”
Senin göğsünü açmadık mı (darlığını genişletmedik mi)
?(inşirah 1)

Bu ayetle anlıyorum ki sadrın indallah hükmü ile varoluşunu ikame edebilmesi için kendisini örten vehmi “ben” algısının yarattığı kapanlılık,örtülülük halinin açılması gerekli ..

Açılışı nasıl olacak peki soruma yanıt yine hakikatimin aynası Kur'andan Alak suresi ilk beş ayetten...

1-) Ikra' Bismi Rabbikelleziy halak;
Yaratan Rabbinin ismi (ile işaret ettiği hakikatin olan kuvveler)
ile OKU!

2-) Halekal'İnsane min 'alak;
İnsanı Alak'tan (kan pıhtısı; genlerden)
yarattı.

3-) Ikra' ve Rabbükel'Ekrem;
Oku! (Çünkü)
Rabbin Ekrem'dir!

4-) Elleziy 'alleme bilKalem;
O ki, (O Rabbanî özellikleri ve genetiğini) Kalem olarak öğretti (programladı)
!

5-) Allemel'İnsane ma lem ya'lem;
(Yani) insana bilmediğini talim etti.

Sadr sözcüğü ile işaret edilen o yapım “Kalem olarak öğretti...” şeklinde de ifade ediliyor bi başka şekilde...

Hakikatim olan kuvveler genlerimin programlanması ile oluşarak sadrımı var ediyor gibi anlıyorum...Hemen bir başka ayet daha da açıyor bu kalem olarak programlanmayı;

“”....vallahi Aliymun bi zatis sudur!”

sînelerinizin hakikati O'nun Esmâ'sıdır (Ali İmran 154)

Biraz duruyorum...Toparlayabilmek adına sistemli düşünmeye çalışıyorum....

İndallah'ı yaşamak varlığımda mevcut sadrıma yönelmekle mümkün.Sadrım genetik yollu programlanmam ile varlığımda bulunan esmalardan oluşmakta...Kur'anın zikir oluşu ile sürekli hatırımda tutarak yönelmem gereken gerçek bu...Bu gerçeğe yönelmek tam olarak ne demek...Bu gerçeğe yönelmek, bu gerçeği ,yemek yemek gibi yürümek gibi konuşmak gibi bedenimle var olduğum boyutta sürekli olarak kullandığım melekelerim gibi kendim olarak bilmek bundan hiç şüphe duymamakla mmkün...

Bunu başarabildiğimde:

“inna Lillahi ve inna ileyhi raciun “

"Biz Allah (Esmâ'sının açığa çıkması) içiniz ve O'na dönücüyüz (sonuçta bu gerçeği yaşayacağız)" derler.(Bakara 156)

ayetindeki bakış açısı ile bakanın hali ile hallenmiş olabilirim ki, bu da:

 Rabbena veb'as fiyhim Rasulen minhüm yetlu aleyhim ayatike ve yüallimuhümül Kitabe velHikmete ve yüzekkiyhim* inneKE ENTEl Aziyz'ül Hakiym;

"Rabbimiz, onların içinde senin âyetlerini (âlemlerinde Esmâ'nın açığa çıkışını) onlara öğretip okutan, onlara Bilgiyi ve açığa çıkış sistemini (hikmeti) öğreten, onları arındıran Rasûl bâ's et (insanlara Hakikati bildiren Esmâ'nın açığa çıkmış sûretini oluştur)." Kesinlikle sen Azîz Hakîm’sin.(Bakara 129)

                                      * * *

 Kema erselna fiyküm Rasulen minküm yetlu aleyküm ayatina ve yüzekkiyküm ve yüallimükümül Kitabe vel Hikmete ve yüallimüküm ma lem tekünu ta'lemun;

Nitekim, içinizden (hakikati dillendirmek üzere) Rasûl irsâl ettik (açığa çıkardık), âyetlerimizi (varlığın hakikati oluşumuza dair işaretleri) size tilavet ediyor (okuyup anlatıyor), sizi arındırıyor ve Kitabı (hakikat ve Sünnetullah bilgisini) Hikmeti (varlığın oluş sistem ve düzenini, oluş mekanizmasını) ve bilmediklerinizi öğretiyor.(Bakara 151)

Alak suresinde anlatılan sistemi kendinde bularak kedini okuyan ,Kur'an ve İnsan ikiz kardeştir hükmü ile de kendinde bulduğu hakikati Kur'an la dillendiren rasulu sadrımda ,sadrımdaki, “ben”lik vehminden kurtularak ortaya çıkarıp mutlak benin kendini seyrinde ,dillendirişinde fena bulabilirim...

Huuuu...

Kur'an beşeriyette uluhiyetin hakikatini farketme,kendinde bulma ve yaşama kılavuzum...Kendimi kullanma klavuzum...Kendimi bilme klavuzum...Ki bu klavuzun ufku da Hu dur an'ı da Huuuu...La mevcude illa Hu...