İnsanın kuantum yapısının dalgalarla etkileşimi

Gediz Demir
 

İnsan sürekli gelişen bir yapı olmakla birlikte, henüz yapısını da tam çözmüş değildir.Dün proteinden ibaret olan yapı bugün kuantum boyutundan inceleniyor. Gelinen ve üzerinde düşünülen nokta insanın dalga yapısı var mıdır?

Dalga nedir? Fizikte karşılığı nedir? hemen belirtelim; eğer, herhangi bir nicelik zamana bağlı olarak periyodik değişiyorsa  salınım yapıyordur; zamanla bu periyodik salınım uzaya yayılıyorsa; dalgadır diyoruz. Dalgaların da türleri mevcuttur, su dalgası,ses dalgası,elektromanyetik dalga,De Broglie dalgası gibi...

Bu makalede De Broglie dalgalarına geçmeden önce, elektromanyetik dalgalardan bahsetmek istiyorum.Burada elektromanyetik yazmak uzun olduğundan EM dalgalar diyeceğiz;

EM dalgalar :

EM dalgalar uzun dalgadan kısa dalgaya doğru şu şekildedir: Radyo dalgaları, infrared dalgalar, görünür dalgalar, ultraviyola dalgalar, x dalgaları,gamma dalgaları, kozmik dalgalar şeklindedir... Enerjileri ise dalga boylarıyla ters orantılıdır; uzun dalga boyundaki dalgalar daha az enerjilidir,kısa dalga boylular ise daha yüksek enerjilidir. Alttaki formülle hesaplayabilirsiniz.
 
E= h.c/λ  Enerji = [plank sabiti . ışığın hızı / dalga boyu]

İnsanla etkileşim içinde olan bu dalgalar ise iki yönden incelenmelidir. Birincisi, çok yüksek enerjili olanlar insanda büyük tahribat meydana getirir. Örneğin, kozmik ışınlar çok yakınımızda olsa anında yok oluruz eririz! Mesela, atom bombalarını düşünün yüksek enerjilerdir.

Bir de insan kimyası ile aynı frekansta çalışan dalga boyuna sahip ışınlar zararlıdır. Cep telefonları üzerinde yapılan araştırmalar insan sperm yapısının kalitesini düşürdüğü ve spermlerin kuyruklarının daha ufaldığını geçtiğimiz yıllarda duymuştuk. Hatta sperm sayısında azalmalar yaşandığı araştırmalar arasında yer almaktadır. Etkileşimin boyutlarını anlamamız imkansız, fakat konuya birkaç örnek verelim: Camilerimiz mükemmel bir örnek olacaktır. Sıkı durun, yeterince geniş,yeterince yüksek bir cami düşünelim . Caminin ortasında devasa bir avize olsun, bu avize büyük camilerin çoğunda vardır zaten. Üstten bir demir zincirle asılıdır. Size desem ki bu avizeyi 5 metre yukarıya çıkarın ,ne yaparsınız? Muhtemelen 10-15 kişi çağıracaksınız ve devasa bir enerji gerekecektir bu yükü kaldırmak için! Bu aynı kozmik dalgalardaki enerjiye benzetilebilir. Yani çok yüksek enerji lazımdır ki bu işi görebilesiniz.

Şimdi sıkı durun, biz avizenin bir zincir yardımıyla tavandan asılı olduğunu biliyoruz, eğer ki biz bu avizeyi bir bebek beşiğine benzetip periyodik olarak her seferinde ufak bir itme uygularsak çok kısa sürede olmasa da, itmenin büyüklüğüne göre, salınım yapmaya başlayan avize bir süre sonra devasa bir yüksekliğe çıkacaktır. Avizeyi bir beşik gibi salladık!Bu müthiş bir olaydır!!! Hayatın ta kendisi, anlayana! İşte dalgalar da böyledir! Çok ufak enerjili dalgalar size komik gelebilir; fakat eğer ki bu enerjiyi sürekli ve periyodik şekilde sisteme verirseniz sistem inanılmaz bir enerji kazanıyor! Daha da ötesi Tusunamiler yaratabilirsiniz, depremler yaratabilirsiniz, insan beynini etkileyebilirsiniz... Bu aynı şu atasözüne benzetilebilir: Damlaya damlaya göl olur! Gerçekten, bilimsel olarak böyle...

Şunlara dikkat edelim :Son zamanlarda hızla satılan infrared ısıtıcılara dikkat! Bunların aslında insan kimyası için tercih edilecek bir ısınma şekli olduğunu düşünmüyorum. Çünkü dalga boyları, insan kimyasındaki dalga boylarına yakın olduğundan, kısa zamanda olmasa da yukarıdaki örneği düşündüğünüzde, uzun vadede inanılmaz olumsuz etkilere sahip olabileceğini düşünmeniz gerekir.Türkiye’de denetleme çok zayıf! Bugün radyo istasyonlarının bile, bilirkişi tarafından incelenip uygun frekansta yayın yapıp yapmadıklarının araştırılmaları gerekir. Özellikle, bu GSM telefon operatörlerinin her yere kabak gibi baz istasyonu dikmesinin insan sağlığını nasıl etkilediğini biliyoruz! Mesela bal arıları bile yönlerini bu nedenle kaybediyorlar .Uzun süre yönünü kaybeden arı, yuvasına dönemeyince ölüyor! İşte arı ölümü! Bu dalgaların yayılma alanı oldukça geniş olduğundan denetlemek lazım. Kaldı ki fırınlarımızı birkaç kez denetlediler de nelerle karşılaştık. Bunlar artık insanı hiçe sayan teknoloji canavarları olmuşlar. Aynı trafik canavarı gibiler .Cebime nasıl eder de üç kuruş fazla sokarımın hesabını yaparlar, ilginçtir ki en dürüst de bunlar gözükür! Hani duyarız TV’den; falanca adam falanca yere şu kadar miktarda yardımda bulundu. Bir bakmışsın, o filanca adamın kurduğu baz istasyonlarının haddi hesabı yoktur,ayrıca yaptığı yardım vergiden bile düşülmüştür!İşte böyle bir dünya!  Bir başka örnek Kocaeli -Tuzla arasındaki fabrikaların denize saldığı zehir ve havaya verdiği kimyasalların haddi ne de hesabı var. Kırmızı alarm bölgesi neden halen boşaltılmıyor? Benim yolum sürekli bu alandan geçtiği için orda yaşayan insanlar için üzülüyorum. Tablo vahim! Bu nedenle midir bilinmez, ressamların son zamanlarda çizdiği tablolarda hep bir kavga hakim. Geçen üniversitemize asılan bir tablo oldukça ilgimi çekmişti; tabloda resim yok! Bir bardak mürekkep boş bir tuvale sadece ince şeritler halinde serpilmiş hepsi bu! Aynı canı sıkılan çocukların sahildeki kumsallara çizikler attığı gibi...

“Konumuzu dağıttık” diyecekseniz, “yanılıyorsunuz” derim, çünkü artık bir radyo dalgasından yola çıkarak bir De Brogli dalgasını beyninizde ilişkilendirmeye devam edeceğim.

De Broglie Dalgası ( Debrogli Nobel Ödülü,1929)

De Broglie atom parçacıklarının dalga özelliği gösterdiğini kanıtlamıştır. Dikkat ederseniz çok küçük mertebelerde bir büyüklük söz konusudur.1900 yıllarda ışığın parçacık mı yoksa dalga mı olduğu karışık bir konuydu. Hareketli parçacıkların dalga özelliği göstermesi gerektiğini öne sürdü! Fizik de dev bir bilgiyi ortaya çıkaran De Broglie aslında henüz keşfedilmemiş bir beyin! De Broglie'ye göre atom etrafında dönen elektronlar da dalga özelliği gösterir düşüncesi şu an bile tam ölçülebilmiş değil. Çok küçük mertebede olduklarından bu dalgaları ölçmek şu anki teknoloji ile mümkün değil. Genel olarak formülü şu şekildedir: λ = h/p cismin momentumunu hesaplar plank sabitine bölerseniz De Brogli dalgasını hesap edersiniz. Böylelikle, durgun maddeye eşlik eden bir de De Brogli dalgasını görmüş olursunuz.

Şimdi De Broglie mantığıyla yola çıkarak bir hesap yapalım: Sizi 75 kg varsayıyorum ve 10 m/saniye hızla koştuğunuzu varsayalım. De broglie yasalarına göre aslında o koştuğunuz an bir kütle ve bir hıza sahip olduğunuz için [ m.v =p ] gereği bir momentumunuz var.Yani siz bir dalgasınız!  Mikro yapınızı incelediğimizde de yine aynı şeyi görüyoruz. Yani hareket etmeseniz bile sizi oluşturan atomların etrafında devasa hızda dönen elektronlara eşlik eden dalgalar mevcut!!!

Dalgaların ilginç bir özelliği :

Dalgaların ilginç bir özelliği de eğer dalgalar yeterince birbirine yaklaşırsa üst üste gelerek tekilleşiyor! Tek bir dalga halini alıyor. Lazerler de bu mantıkla yapılmıştır. Üst üste binen dalgalar tek bir dalga gibi davranır. Gücü artar.Benim dikkatimi çeken bir nokta ise De Broglie’ den yola çıkarak .Hacda tavaf kavramıdır. Tavaf ederken... Beytullah’ı tavaf ederken...Bu hareketimizden dolayı bize eşlik eden bir De Broglie dalgası söz konusu!

DUA

Bilmeyenler için, dua  da bir dalgadır. Dua ederken bu dalgayı dilimizle oluştururuz. Dilimizin hareketleri havada karmaşık dalgalar oluşturur. Hava ile yayılır.Basınç şeklinde iletilir.Mekaniksel dalgadır. Burada duanın elektromanyetik bir dalga olarak da yayılması gerekir. Neden derseniz? Sebebi beynimizdir, siz dil ile birtakım dalgaları oluştururken aslında beyninizde de milivolt düzeylerinde hareket eden elektrik akımları söz konusu ve bu hareketleri izleyen De Broglie dalgaları var. Bu nedenle Dua hem elektromanyetik hem de mekanik bir dalga şeklinde düşünülmelidir... Çünki sadece hava titreşmiyor! Beyninizin içerisi de bir titreşim haline giriyor. Hz Muhammed'in bana salavat getirenlerin duası bana ulaştırılır şeklindeki düşüncesi bir hayli ilgi çekici ve üzerinde tefekkür edilmesi gereken konudur. Bu zat, yıllar önce insan beyninin böyle bir özelliği olduğunu keşfetmiş bir kimyaya sahipti! Bir Rasulullah hayranı  olarak, Rasulullah’a özellikle cuma günleri mutlaka salavat getiririm. Allah, Rasulullah'ın getirdiği Allah inancını inşallah duada bulunanlara nasip eder, birtakım farklı ek kapasiteler açar, nitekim böyle de olur! İnanılmaz bir enerji yayılan bir ortamdan geçerken hiç etkilenmemek olur mu?

Bu yönümüzle, pekala biz kimiz? Bizler evrenin dalga üreticileri miyiz? Ne dersiniz? Ufak gözüktüğümüze bakmayın! Ne demiştik avize örneğimizde hatırlamaya çalışınız... Hoşça kalın.

 

 

 
 
Gediz Demir
Fen Edebiyat Fakültesi
Fizik Bölümü