Kayıp Nesil
Nilay Caki
 

Özellikle son on  senedir AB üyesi ülkelerin değişik şehirlerine  yaptığım iş-gezi seyahatlerinde ortak ve net olarak  gözlemlediğim nokta, “insan gibi yaşama” adına kamusal düzenin oluşturulması ve bireye hizmetin ülkü edinilmesiyle, topluma hizmetin en üst seviyelere varmış olmasıydı…

Lakin, yine açıkça gözlemlediğim başka bir gerçek de toplumsal olarak oldukça sert ve çizgileri net olan sistem prensiplerinin, bireyin özel yaşam alanında neredeyse sonsuza yakın bir eksende açılmış olmasıydı….

Bu durumda her toplulukta olabileceği üzere “ego” bir bireyde ön plana çıkarsa, bireysel düşünce-davranış özgürlüğünün yüksek şiddetinde son noktaya kadar gidilebiliyordu….

……………..

AB üyesi ve ABD gibi ülkelerde, kurdukları düzenin ekonomi bazının fay hattında oluşan derin kırılmalar nedeniyle, şiddeti yüksek toplumsal depremler oluşmaya başladı…

Bundan birkaç sene önce ilk belirtiler Fransa’da görüldü… Toplumsal düzenin prensiplerini artık kabul etmek istemeyen ve ağır vergi yükleri altında ezildiğine inanan halk önce işsizlik sigortasını, daha sonra yeni çalışma yasalarını sorgulamaya ve aşırı tepki göstermeye başladı…

Bugünlerde İtalya’dan gelen haberler ise toplumsal sistemin sağlam olduğu dönemlerde bireysel özgürlük adı altında benimsenen davranış biçiminin, sistemdeki çatlamalar ile nasıl da dejenerasyona uğradığı, ortaya ne kadar negatif görüntüler çıkardığı hakkında…

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10907340.asp?gid=229

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10907819.asp?gid=229

……

Bizim yaşadığımız topraklarda ise bir nesil, modernlik, çağdaşlık, batılı olmak söylemleriyle afyonlanarak büyüdü….

Oysa Batı, artık bir değişim sürecinde iç problemleri nedeniyle… Azınlıkların en temel ibadet haklarını dahi yasaklamak istiyor, göçmen olarak kabul ettiği insanlardan rahatsızlık duyuyor, artık  kendi mevcut düzenini daha da bozacak herhangi bir farklı oluşuma tahammülü yok ve açıkça tepkisini ortaya koyuyor.

………………

Bir dostum bundan bir-iki sene önce demişti ki, sen hani bize Su Molekülleri-Dr. Masaru Emoto’nun makalesini gönderdin ya, ben de lisede okuyan kızıma ne kadar ilginç diye gönderdim ve ne dedi biliyor musun? “Anne biz bunu biliyoruz, öğretmenimiz bize zaten bu bilgiyi vermişti” !!!

…………

Hediye olarak verileni araştırmayan, soru sormayan, tek yönlü medya araçları ile bombalanarak, başka modelleri kendine hiç sorgulamadan hedef edinen bir Kayıp Nesil…

Umut verici olan ise intenet ile büyüyen, okuduğu okullarda “Su molekülleri’nin nasıl dış dünya ile etkileşim içinde olduğunu anlatan öğretmenleri olan,  Yeni Nesil…

…………

İster Kayıp Nesil, ister Yeni Nesil üyesi olalım, fıtratımız neyi ortaya çıkarmak üzere yaratılmışsa, o doğrultuda bize verilenleri değerlendirebileceğiz… Bu bağlamda eskiler ne güzel demiş;

“Anlayana Sivrisinek Saz, Anlamayana Davul Zurna Az…”

(http://img72.imageshack.us/img72/8034/tespihjv5.swf)

Selam ve dua ile.

 

 

 
 
04.02.2009
ncaki2007@yahoo.com

http://sufizmveinsan.com