Hiçbir Şey Yoktan Var, Vardan Yok Olamaz-1
V. Korhan Koral
 

Başlığımızı açıklamaya başlamadan önce bazı düşüncelerimizi tekrarlayalım: Allah dâim bâki hep aynı kemâl üzeredir, diyoruz. Çünkü Allah zamandan bağımsızdır. Dolayısıyla O'nda değişim yoktur. Fiil yoktur. Allah'ın fiilleri mana ve efal aleminde açığa çıkar. Efal alemindeki tüm fiillerin faili Allah'tır (O nedenle “hayır da şer de Allahtan'dır”).  Aksi de düşünülemez çünkü fiil demek zamana bağlı bir değişimin oluşması demektir ki esma aleminde yada zat aleminde değişme olmaz. Demek ki o alemlerde, Allah'ın indinde fiil, hareket, oluşum, hiçbirşey yoktur.  Bunlar ancak, mana ve efal aleminde vardır ve  Allah'ın indinden bir şey oluşacaksa mana ve efal aleminde oluşur, orda varlık bulur. Ancak bu varlık buluş da geçici olarak varlık buluştur. O nedenle mutlak varlık yani geçici olmayan, varlığında yokluk arazı bulunmayan tek varlık, gerçek varlık, Allah'tır. Bunun dışında varolan her şey içinde yokluğunu yani değişimini de taşır. Bunun nedeni Allah'ın yaratmasının Zat aleminde değil mana yada efal aleminde varlık bulmasıdır. Yaratılan varlığın zaat aleminde varlık bulması demek Allah'ın, ikinci bir Allah yaratmış olması demektir ki bu da muhaldir çünkü sonradan yaratılan şey Allah olamaz. Allah'ta ebedilik ve ezelilik olmalıdır. Ve o varlığın yarattığı her şey, zaman içre yaratılacaktır; aksi düşünülemez. Öyleyse Allah, zatından hariç hiçbir varlık yaratamaz; tüm varlıklar, Allah'ın zatından olmak zorundadır; çünkü hiçbir şey mutlak yokluktan var olamaz; bizim yoktan var oldu dediğimiz alem, aslında vardan varolmuştur yani Allah'ın zatında ve zatından olan şeylerdir. Buna Allah'ın sıfatları bahsinde değineceğiz.

Hemen belirtelim, yukardaki düşünceyi kabul etmemiz, yani Allah için "yaratamaz" terimini kullanmamız, Allah'ın kudret sıfatına bir sınırlama getiriyoruz demek değildir. Ama şu da bir gerçektir ki Allah'ın yaratamayacağı şey, ikinci bir Allah'tır. Çünkü bu muhaldir. İşte bu nedenle de yarattığı her şey geçicidir. Mana ya da ef'al aleminde oluşmak durumundadır. Aksi durum ezelden ebede olacak olan ikinci bir varlığın kabulüdür. Gerçi Allah, yarattıklarını kendi dilemesiyle, kendindeki vasıflarla kaim yani sürekli ayakta, sürekli var tutar; ancak bu, bunların ezelden ebede olduğunu göstermez. Bu sürekli oluş bahsine, ilerde de değinilecektir. Benzer şekilde bazı tasavvuf ekollerinde şu anektot vardır: Allah her şeyi görür ama göremediği bir şey vardır o nedir, denir. Cevap rüyadır, çünkü Allah'ı uyku tutmaz.  Burada da görüldüğü gibi Allah'ın yapamadığı bir şey O'nun kudret sıfatına eksiklik getirmez, ancak şu şartla ki o şeyi yaptığını düşünmek O'nun başka vasıflarına eksiklik getiriyor olsun. Rüya görmeyi yapabildiğini düşünmek O'nun "O'nu uyku tutmaz" vasfına, 2. bir Allah yaratabileceğini düşünmek O'nun tek olma vasfına eksiklik getirir, bu nedenle muhaldir. Zaten rüya görmek ya da 2. bir Allah'ı yaratmak düşünceleri insanca bakış açısından doğan, bize göre olan ya da olabilirliği düşünülebilen eksik düşüncelerdir. Bu türden bir çok yaklaşım yapılabilir: Örneğin Allah, kendisini yok edemez. Çünkü O, ölmek şanından olmayan daima hayat sahibi olandır (El Furkan 58). (Bu nedenle değil midir ki intihar en büyük günahtır; çünkü Allah'ın dahi zatı için gerçekleştiremediği bir şeyi kul, zatı için gerçekleştirmeye çalışmış demektir.) Kendisinde cehiliyeti oluşturamaz çünkü Alim'dir. Kendisinde acziyet oluşturamaz çünkü Kudret sahibidir; v.b. Bu bakış açımızdan hareketle Allah'ın dilemesinin ve hayırla şerrin Allah'tan oluşunun da açıklamaları yapılabilir. Buna, özel olarak hayır ve şerri işleyeceğimiz ilerdeki bir bahisimizde değineceğiz.

 

 

 
 
V. Korhan Koral
Samsun - 02.12.2008
http://www.korhankoral.com
korhan@korhankoral.com

korhankoral@gmail.com

http://sufizmveinsan.com