Kayıt için burayı tıklayın

ice” kavramı, dilimizde, sayısallığı işaret eden ve “kaç, ne kadar, nasıl, birçok” gibi anlamları karşılayan bir görev üstlenir.
“Nice yıllara...” / “Nice yazlar geçti” / “Nice gelmiş geçmiş büyükler var ki” / “İstanbul daha nice kışlar gördü” / “Yalılarda nice yük odaları vardı” gibi cümlelerde rastlarız ona....
Demek ki, “nice”, sayısallığın, geçmişe ve geleceğe dönük olarak kullanıldığı bir kelime aynı zamanda...

Bendeniz, siteye yansıyan yazılarımın nicesini annemin kalça kemiği kırıldığı için yattığı Küçükköy Özel Duygu Hastanesinin nice odalarından birinde yazdım. Yaşamı bir asra dayanan annem ızdıraplı gecelerinden birinde, sayıklarken bana "daha var" dedi.
Bizim onun ölümünü beklediğimizi hissetmişti. Güçsüz ve naif bedenine bütün yaşantısı nakış gibi ince ince işlenmişti. Bu sözlerinden 45 gün sonra Hakk’ın rahmetine kavuştu. Orada tanıdığım birçok
doktorla da dost oldum, onların ve hemşirelerin hastalarına gösterdiği titizlikle, ilgiyle iftihar ettim.

Nice kavramının özünde bulunan bir başka özellik de, zamanı bütünleştirmesi, tafsilinde geçmişi ve geleceği ayırt etmesidir.

Cümle içinde, kullanılış amacına dönük olarak bir maksadı topluca yansıtması önemli bir niteliğidir.

En uygun kullanımını şu cümlede yakaladım;
“Bu dünyadan nice insanlar gelip geçecektir, ancak hiçbiri Hz. Resûlullah’ın ve O'nun Aynasının yerini tutamayacaktır.”

Sağlıcakla kalın...

İstanbul - 31.3.2000
http://afyuksel.com


Üst Ana sayfa e-mail