Zaman’ı Yiyen
Çocuk Masalı
Nur Cihan
 
 

“SENİN ŞANINA SADECE GELMEK YARAŞIR!”

”Kusuruma bakmayın benim, dostlar, bağışlayın beni!

Ben davullara, bayraklara aldırmayan bir padişah ın yoluna düşmüşüm, deli divane olmuşum.

Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben, çok uzaklardan geçen bir hayal gibi. Ama yok sayılmam hani, var olan bir şeyim ben.

Haydi ben bensiz  geleyim, sen sensiz gel. Ne varsa şu ırmağın içinde var, soyunalım iki can, dalalım şu ırmağa hadi.

Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük, bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.

Bu ırmakta ne ölmek var bize, bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert. Bu ırmakta alabildiğine yaşamaktan, bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.

DURMA, ÇABUK GEL, GELMEM DEME. NE “EVET”DEMEK YARAŞIR SANA NE “HAYIR”DOSTUM, SENİN ŞANINA SADECE GELMEK YARAŞIR!”

Faruk Dilaver’in”ŞEMS-Mevlanayı yakan güneş”adlı kitabından alıntıdır.
Faruk dilaver'in "ŞEMS- M Faruk dilaver'in "ŞEMS- Mevlanayı yakan güneş" Faruk dilaver'in "ŞEMS- Mevlanayı yakan güneş" adlı kitabından ZAMAN’I YİYEN ÇOCUK MASALI itabından alıntıdır.

BİR var mış, BİR yok muş. .
EVVEL ZAMAN içinde
. .
AHİR ZAMAN
içinde bir çocuk varmış. . . . .

Bu çocuk  kendisini arıyormuş. Kimim, neyim, nereden geldim, kime aidim ve neden, nedenim???
Masal bu ya çocuk kimsesiz olduğunu sanıyormuş ve de çok cahil. Bundan çok büyük utanç duyuyormuş, cahilliği fiillerinin kabalığı ile bütünleşince, kendinden kaçmaya çalışıyormuş çocuk.

Bir gün rüyalarındaki PADİŞAH a ulaşmış ve elini öpmüş. O öyle BİR SULTAN EFENDİymiş ki, çocuk tüm acziyeti ile Ona aşık olmuş. Koskoca bir padişah bu garip çocuğa tenezzül buyurmuş.  Çünkü en tepedeki nin azameti,  en aşağıdakine tenezzülü ile ölçülürmüş.
MANA PADİŞAH ı çocuğa tenezzül buyurup NAZAR etmişler.

Çocuk o günden itibren BELA sandığı BELİ BELİ-EVET EVET yağmurunda ıslanmış durmuş. DIŞARISI BELA-BELİ  yağmurunda baştan aşağı yıkılarak yıkanıyormuş, içerisi de gözyaşları ile. Çocuk artık kendi iç mağarasına kapanmış. O harabeden HIZIR ın gömdüğü hazinesini çıkartması gerekiyormuş. Çocuk uzun zaman, çok uzun zaman hazineSİNden habersiz ağlamış, başına gelen felaketlerden dolayı sızlanıp durmuş. Ama şikayet edememiş çünkü o ettiği niyeti hatırlıyormuş o zaman.

Yaratanını öğrenmek için herşeyine- herşeyine, hatta ölümüne söz verdiği o günü gözyaşları ile hatırlıyor ve sabretmeye çalışıyormuş.

Çocuk  ZAMAN PADİŞAH ının A’li dostlarına takdim edilmiş. HEPSİ “BİR A’Lİ -DOST “O-lduklarından çocuk hepsinin göğsünde ağlayabiliyormuş. Ve HEPsi çocuk uyanma vaktine dek, aklını yitirmeden bu imtihanlarından geçebilsin diyerek; bazen çocuğu uyutarak bazen se dürtükleyip uyandırarak yolunda REHBER lik yapıyorlarmış.

Çocuk uyanmak istemiyormuş. Kendisinden çok korkuyormuş. Hep uyuyarak rüya görmek istiyormuş. Oysa artık öğrenmiş ki rüya tevil sanatı aslında bu hayatın sembolik –mecazlı manasını çözmek için yolun başında gerekliymiş.

Artık canlı rüya görme vakti geldiğinden, baktığı her şey de ki İLAHi SANATı okumayı öğrenmesi gerekiyormuş. Bunun içinse rüyaya gerek yok muş. Her şey canlı ve ortada “ama” esasında herşey bir sanallıktan ibaretmiş. Çocuk her perdeyi yırttığında -açtığında diğer iç perdeye, yeni bir sanallığa  geliyormuş.

Çocuk MANA PADİŞAHI nı çok seviyormuş. O’nu sevdiğini sanıyormuş -aslında PADİŞAH  çocuğu nedensiz sevmiş, hatta çocuğun sevdiği herşeyi ve herkesi de çocukla beraber sevmiş ki, çocuk incinmesin diyerek. Çünkü O CÖMERTLİK DERYASININ TA KENDİSİ ymiş.

ÇOCUK YIKILIP YIKILIP YENİDEN YAPILIRKEN ETRAFINDA Kİ HER ŞEY VE HERKES DE YIKILIYORMUŞ. ONLAR ANLAMASA DA ÇOCUK BUNU BİLİYOR VE HERŞEYİ İZLİYORMUŞ. HATTA BU YAZILARI TAKİP EDENLER BİLE:)

Çocuk MANA PADİŞAH ını öyle sevmiş ki bir rüya görmüş. Bedeni kılıçlarla parçalanmış bir Şehid Sahabe “etimi ye kanımı iç “diyormuş. Çocuk PADİŞAH ına anlatmış. PADİŞAH ı gülmüş, sevinmiş ve onu müjdelemiş.

ZAMAN la çocuk PADİŞAHA Olana sevgisinden O’nu yemek, O’nu içmek istemiş. Ve aslında bu ZAMANın PADİŞAHın istediğiymiş. Çocuk ZAMAN ın ZAT’ı A’Lİ sini yemiş ve O’nun KEVSERinden içmiş. Ve çocuk AŞILANMIŞ.

Bu aşı hem mana hem madde aşısı olmuş. Ve çocuk artık A’İLeye kabul olmuş. Çocuk mana padişah ının evladı olmuş. O garip ve fakir bir kimsesiz ken onu alıp korumuşlar. Ona öğretmişler.

Çocuk tüm olup bitenleri düşündüğü gecenin sabahında bunları yazmaya başlamış. Evet, O yeni masal dizisi senaryolarına başlayacakmış, anlamış. . Çünkü YENİ ZAMAN ve çocuk televizyonu çok seviyorlarmış. Tv izlemekten ve SEYRETMEKten çok hoşlanıyorlarmış ve müzik sonsuz müzik sonsuz ritm ve NAZIM HİKMETLİ DAİRELERLE SALINARAK - AHENK.

Çocuk bir mesaj almış dün gece . DEVİR –ZAMAN teknolojik olunca ve “YENİ ZAMAN-NEVZAT ZAMAN a uyunca” masal da sanal olunca herşey mübah olur tabii.

Arayan Bülent BAŞARan mış. Çocuk buyrun demiş, ” bana AÇ diye mesaj atmışsınız “. BAŞalan, ”Yok demiş ben sizi aramadım ve size mesaj çekmedim. ”. Üç kez, ” size mesaj çekmedim demiş adam. ”.

Ben AHMED i aradım. ”. AHMED kim demiş çocuk. ”. EMEKLİ BAŞ KOMİSER AHMED i aradım demiş adam. ”. Çocuk gülmüş peki demiş anlamış, sezmiş. Ama reddetmiş. ”Ne zaman geleceksiniz, gelin sizi özledik demiş adam, ” çocuk olur demiş gelirim.

Telefonu kapatınca LATİFHAKİMini aramış çocuk hemen denetlenmek istemiş. ”Biliyorsunuz demiş hakim, biliyorsunuz, hıııı der gibi gülmüş”. Bu A’Lİ DOSTlar olmasa, çocuk dürtüklenmese asla uyanamazmış zaten. ÇOCUK TÜM GECE AĞLAMIŞ. Ağlamış, ağlamış. Ve ANLAMIŞ.

Anlamış neden  yediği MANA PADİŞAH ını göremiyormuş. Çünkü o çocuğun bedenine karışmış ve çocuğun bedeninde hapis olmuş. Ve çocuğun kendisindeki O PADİŞAHı görebilmesi için YENİ ZAMAN-NEVZAT ı-YENİ MANA PADİŞAH ını bulması gerekmiş. Ve çocuk hep ağlamış çokkkkk ağlamış. .

YENİ ZAMAN ın aynasında DOST unu ancak SEYRedebilecekmiş. Ve YENİ ZAMANLA  bir şekilde karşılaşacaklarmış. Çocuk bu düşüncelerle uyuduğu gece nin sabahında eline YENİ ZAMAN bir akitname-kontrat tutuşturmuş. :)

BABAsının kızını teslim aldığına dair uzun yıllar evvel yapılan bir antlaşmaymış bu. . Çocuk ZAMANın el yazısı ile yazdığı o beyaz kağıdı sesli olarak ZAMAN a okurken öyle bir içler parçalayan sesle ağlamaya başlamış ki sesin yankısı alemi sarmış ve çocuk rüyasından dünyasına uyanmış. .

Bir zamanlar söylediği; sende gelin olayım gelin sözünü hatırlamış her ne hikmetse. !!

ÇOCUK VE ZAMAN İSİMLİ SONSUZ MASAL DİZİMİZ DAİMA SÜRECEK EFENDİM. :)

 

 
 
Nur Cihan
12.11.2008
nuralem7@hotmail.com
http://sufizmveinsan.com