|
 |
www.sufizmveinsan.com’ da yayımlanan Yaşam ve
Din bölümünde değişik konuları içeren yazıları ile
okurların karşısına çıkan Ahmed F.Yüksel, genelde
beğeniliyor diyebiliriz. Biz kendisi ile mini bir
söyleşi yaptık ve sorularımızın cevaplandırılmasını
istedik.
Şimdi sizi onunla baş başa bırakıyoruz...
Ø
Mutluluk ?
İzafi
Ø
Evlilik.
Kutsal Kurum
Ø
Hedef?
“Ölmeden önce ölmek”
Ø
Çocuk?
Heyecan verici.
Ø
Amaç?
Her son yazımın, konuşmamın bir öncekine göre daha
iyi olması,
Ø
Korku?
Vardı, bitti.
Ø
Hayat felsefeniz?
Önce karşımdaki.
Ø
Hayatta keşke dediğiniz bir şey var mı?
“Keşke şunu yapmasaydım, burada bir hata yapmışım.”
diyebileceğim hiçbir şey yok. Her zerrede mutasarrıf
olan Allah’a eş koşacak kadar saf biri değilim.
Ø
Hata?
Hata, insanları düzelten bir olgudur. “Beşer şaşar”
derler. Hata yapmazsak yanlışı bulamayız. Ancak bazı
üst düzey insanlar var ki, bu kavramı onlarla
özdeşleştiremeyiz. Örneğin Efendimiz (s.a.v),
O’nun için “şurada hatalıydı” diyebilir miyiz? Ben
kendim için hatam yok derken farklı bir felsefenin
yaşanışını kast ettim. Bu noktayı burada belirtmek
isterim.
Ø
Aşk…
Cennetten bir duygu
Ø
İman
Kabul etmediklerini, kabul ettiklerin kadar değer
verip sevmek ve seyretmektir.
Hoşça kalın…
|
|
|
|
 |
|
119-)
Ya eyyühelleziyne
amenüttekullahe ve kunu meas sadikiyn;
Ey iman edenler!... Allah’dan ittika edin ve
sadıklarla (ahdlerine sadık, doğru sözlülerle)
beraber olun!.
120-) Ma kâne
li ehlil Mediyneti ve men havlehum minel a'rabi en
yetehallefu an Rasûlillahi ve la yerğabu Bi
enfüsihim an nefsih, zâlike Bi ennehum la yusıybuhum
zameün ve la nesabün ve la mahmesatün fiy
sebiylillâh, ve la yetaune mevtıen yağıyzul küffare
ve la yenalune min adüvvin neylen illâ kütibe lehum
Bihi amelün salih, innAllahe la yudıy'u ecrel
muhsiniyn;
Gerek Ehl-i Medine’ye (Medine halkına) ve
gerek bedevilerden etraflarında olanlara, Allah
Rasûlü’nden geri kalmaları ve O’nun nefsinden (öne
alıp, kendi nefslerini tercih ederek) kendi
nefslerine (B sırrınca) rağbet etmeleri
olmaz/yakışmaz... Çünkü Allah yolunda (B
sırrınca) onlara isabet edecek bir susuzluk, bir
yorgunluk, bir açlık, kafirleri öfkelendirecek bir
yere ayak basmaları, düşmana karşı bir muzafferiyet
kazanmaları/nail olacaklarına düşmandan nail
olmaları, kendilerine illa salih amel
yazılmıştır (ki bunları yaptılar)... Muhakkak
ki Allah muhsinlerin ecrini zayi etmez.
121-) Ve la yünfikune
nefekaten sağıyreten ve la kebiyreten ve la yaktaune
vadiyen illâ kütibe lehum, li yecziyehumullahu
ahsene ma kânu ya'melun;
(Ve yine)
küçük veya büyük bir nafaka (harcama)
infak ederler ve bir vadiyi katederler/geçerler ise
(bu da)
onlara illa yazılmıştır (ki onlar bu
amelleri yapıyor)...
Allah, yapmakta olduklarının en güzeliyle
kendilerini mukafatlandırsın diye (; işin
tekniği böyle). |
|
Tevbe Sûresi (Kurân “B” Meâli) |
 |
|
“Öyle ki Yahudiler taşların ve
ağaçların arkasına saklanacak ama ağaç ve taş dile gelerek 'Ya
Müslim! Ey Allah kulu! Gel, bak benim arkamda Yahudi var, buraya
gizlendi, benim arkamda, gel onu cezalandır. diyecek. Sadece 'gargat'
ağacı bunu söylemeyecek çünkü o Yahudi ağacıdır” buyuruluyor. |
|
(Müslim, 2239) |
 |
|
“Bir yanda yaşayarak hayatlarımıza
değer vermekte öte yandan eninde sonunda yok olacağımız gerçeğini de
bilmekteyiz. Bu çelişkiyle yaşamak "Absürt"`ün ta kendisidir. “
|
|
Albert
Camus
|
|
|