Sufizm ve İnsan

Ahmed Hulûsi'den
30/06/2015



  • Dost’tan Dosta
    615 - Çok kişiyi sevmeye çalışmak muhaldir; çok sûretli “TEK”i sevmek ise en büyük zevk!
  • Twitter’dan Mesajlar
    Beyin bilgisayarı yarattı ki, bilgisayardan kendisindeki kapasiteyi bir ölçüde anlasınlar.
    Bugün toplumları yöneten cihaz bilgisayardır.

    Bilgisayar kullanmak demek yaşam amaç ve hedeflerine dönük programları oluşturmak ve onları kullanmak demektir. Pcde nette gezmek değil.

    Bilgisayarların dünyada neler yapabileceğini düşünün veya hayal edin.
    Sonra da onu yaratan beyinin şu anda neler yaptığını düşünmeye çalışın
  • “Allâh”a Yakîn Vesilesi “Oruç”

    “Ramazan” ayı diye bildiğimiz ayda “oruç”lu olmak, sağlığı yerinde olan her müslümana; yani “İslâm”ı fark etmiş, idrak etmiş, kabul etmiş her kişiye zorunlu! İdrak etmemiş, anlamamış, kabul etmemiş kişiye zorunlu değil!
    Ermeni, Yahudi, Hristiyana “oruç” zorunlu değil... Onlar “oruç”lu olmayabilir!.. Çünkü “Allâh”ı anlayıp, İslâm’ı anlayıp, gereğini idrak edene zorunlu hâle geliyor “oruç”!
    Peki “oruç” nedir?
    Kaç türlü “oruç” vardır?


    Yazının devamı...

www.ahmedhulusi.org

Ahmed Hulûsi'den Videolar



Beyin Sırları
Beyin sağlığı, insan için yeryüzünde en büyük nimettir. Beyin, "bilgi" yumağıdır, hazinesidir!
İnsan yaşamındaki her şey beyinden açığa çıkar! Beyin, insandır! Beyin nakli yapılsa dahi hiçbir şey değişmez; beyin kendi kişiliğiyle yaşar çünkü! İşe yaramadığı için çıkarılan beynin yaşamı bitmiş ve onun ürettiği kişilik madde dünyasından kopmuştur artık!
Beyin, aklı kısıtlıların sandığı gibi "et parçası" değildir!


Ehl-i Beyt'te Namaz
"B"ismillâh'ir Rahmân'ir Rahıym...
"Varlığımı da oluşturup ismi "Allâh" olan Rahmân'dır Rahıym'dir... Ki O'nun namınadır eylemim!"
Dedin... Ve...
Bu arada "ALLÂH", dilinde okudu!
Kendi kuvvet, kudret ve ilmiyle var olan âlemlerin Rabbi olan "Allâh"ın, özelliklerinin eseri olan âlemlerini seyr hâlinde olduğunu; ve o âlemlerin terbiye edici, yönlendirici, var edicisinin de "Allâh" olduğunu açıkladı... Daha doğrusu bunun böyle olduğunu sende dile getiren Allâh oldu!

Beyin - Dua Mekanizması
"Dua" özünüzdeki Allâh Esmâ'sından gelir; beyninizden, o amaca yönlendirilmiş dalga olarak açığa çıkar ve hedefe ulaşır!.. Yani, ötendeki bir tanrıdan talep değil, özündeki Allâh'tan çıkan istektir!
Bir diğer yönden "dua", umduklarına ulaşmanın en güçlü silahıdır; özündeki Allâh'a ait kuvvet ve kudretin sendeki değerlendirilişidir!
Takdirinde varsa, "dua" edersin ve onunla olacağa yön verirsin!.. Oysa "Hakikat"te yönlendiren kendisidir; sen değil!


Ahmed Hulusi’nin Youtube kanalından tüm videolarına ulaşabilirsiniz.

Telefon ve Tablet Uygulamaları

 iPhone ve iPad için


 Android cihazlar için

 

KUR'AN-I KERİM'İN TAMAMININ SESLİ MAKAMSIZ ARAPÇA OKUNUŞU

KUR'ÂN-I KERÎM'İN TAMAMI, MAKAMSIZ fakat Arapça orijinaline uygun şekilde, kelâm üslûbunca seslendirildi. Arab'ça dinlemek ve hatim yapmak isteyenler için İstanbul Cerrahpaşa Camii İmamı HASAN GÜLER tarafından okundu.
Tamamını Ücretsiz olarak indirebilir veya dinleyebilirsiniz.

Allâh İlminden Yansımalarla Kur'ân-ı Kerîm Çözümü Canlı Yayın...


RadyoYansimalar.com

Seçme Videolar

ÖLÜMSÜZSÜNÜZ ÖLMİYECEKSİN
İslâm Dini'nin esaslarını bildiren Kur'ân-ı Kerîm, ölüm olayına şöyle açıklama getirir:
"Her NEFS ölümü TADACAKTIR!.."
Ölüm denen olay, biyolojik madde bedenin terk edilerek, RUH bedenle dalga âlem yaşamına geçilmesidir...
Nitekim büyük İslâm âlimi Erzurumlu İbrahim Hakkı, "Marifetname" isimli eserinde, Hz. Muhammed'in ağzından ölüm olayını şöyle nakleder:
"Meyyit (ölümü tatmış kişi), bedenini kimin yıkadığını, kimin kefenlediğini, namazını kimlerin kıldığını, ardından kimlerin geldiğini, lahde kimlerin indirdiğini ve kimlerin telkin verdiğini bilir."

MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI - Beynin Gerçek Yapısı #4
Kozmik okyanus, gerçekte "dalga" hareketinden başka bir şey değildir! Bir diğer deyişle, "bilgi" hareketliliği ve akışından başka bir şey değildir evren içre evrenler!
Her şey, bir "bilgi dalgacığı"...
"Hiçbir şey hariç olmamak üzere her şey O'nu anar, ama siz bunu kavrayamazsınız!" hükmü apaçık dalga-bilgi bütünlüğünün uyarısıdır! Çünkü, her şey "can"lıdır, "ölü" yoktur! "Ölü", "canlılığını yaşamayan" demektir. "Can", "bilgi"dir! "Can" mutlaktır; "ölü" ise göresel (muzaf)!
"Bilinç" ise, "bilgi"den başka bir şey değil!
"Ben" dediğiniz şey, gerçekte "bilgi"den başka bir şey değildir!

B Sırrı
İhlâs Sûresi'nde, "ALLÂH"ın "Ahad" yani bölünmez, parçalanmaz, cüzlerden meydana gelmemiş, parçalardan oluşmamış; sonsuz sınırsız TEK olduğu...

Ve de "Samed" olarak, O'na herhangi bir şeyin girmesinin, ya da O'ndan herhangi bir şeyin çıkmasının mümkün olmadığı anlaşılabildiği zaman...

Ve yine "O"ndan meydana gelmiş ikinci bir varlığın var olmadığı; ayrıca "O"nun başka varlıktan meydana gelmesinin söz konusu olmadığı fark edildiğinde ve bunun anlamı kavranıldığında, zaten otomatik olarak bizim "ben" dediğimiz varlık, hiç "var" olmamış olarak "yok" olur!

Din'de Zorlama Yoktur, Uyarı Vardır!
İslâm Dini'nde Kurân'a göre "zorlama yoktur"!..

Kişiye, ölüm ötesinde kendisine yarar sağlayacak öneriler yapılmıştır; isteyen bunları gönül hoşluğuyla değerlendirir, isteyen de aldırmaz; sonuçlarına ölüm ötesi yaşamda da kendisi katlanır!.. Zorlama, iki yüzlülük ve münafıklığı oluşturur ki, bu da İslâm'da yerilmiştir.

Daha Fazlası için: http://www.ahmedhulusi.org

Allâh İlminden Yansımalarla
Kur'ân-ı Kerîm Çözümü
30/06/2015

96 - 'ALAK

1-) Ikra’ Bismi Rabbikelleziy halak;
Yaratan Rabbinin ismi (ile işaret ettiği hakikatin olan kuvveler) ile OKU!

2-) Halekal’İnsane min ‘alak;
İnsanı Alak’tan (kan pıhtısı; genlerden) yarattı.

3-) Ikra’ ve Rabbükel’Ekrem;
Oku! (Çünkü) Rabbin Ekrem’dir!

4-) Elleziy ‘alleme BilKalem;
O ki, (O Rabbanî özellikleri ve genetiğini) Kalem olarak öğretti (programladı)!

5-) Allemel’İnsane ma lem ya’lem;
(Yani) insana bilmediğini talim etti.

6-) Kella, innel’İnsane leyatğâ;
Hayır, (iş sanıldığı gibi değil; düşünün)! Muhakkak ki insan (hakikatinden kozalı yaşarsa), elbette azgınlık eder (şehvet peşinde koşar);

7-) En reâhüstağnâ;
(Benliğiyle perdelenip) kendini (hakikatten) müstağni gördüğü için.

8-) İnne ila Rabbikerrüca’;
Kesinlikle dönüş rabbinedir!

9-) Eraeytelleziy yenha;
Gördün mü o engelleyeni;

10-) Abden izâ sallâ;
Bilfiil salât hâlindeyken bir kulu!

Tamamı...

Ahmed Hulûsi
www.ahmedhulusi.org


ALLÂH İLMİNDEN YANSIMALARLA
KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ

Tamamına ücretsiz bir şekilde buradan ulaşabilirsiniz.

İsteyen herkese ücretsiz hediye ettiğimiz kitaplar ve Kur'ân-ı Kerîm Çözümü için
TALEP FORMU


The One and Only

DECODING THE QURAN
in accord with the meaning of the letter "B"

NEW AUDIO BOOK

TRUTH OF LIFE

By Ahmed Hulusi
Read by the translator Aliya Atalay
http://www.ahmedhulusi.org/en/

KİTABULLÂH DİYOR Kİ...

64. “Ve Rabbüke yahlüku ma yeşau ve yahtâr* ma kâne lehümül hıyeretü…” (28.Kasas: 68)

Rabbin dilediğini yaratır ve seçer! Onların ihtiyârı (seçim hakkı) yoktur!..”

65. “…ve men yuhricülhayye minel meyyiti ve yuhricül meyyite minel hayyi ve men yüdebbirul emre, feseyekulunAllâh*…”(10.Yûnus: 31)

“‘Ölüden (ölü hükmündeki kendini sırf beden sanma yaşamından) diriyi (Hayy olanın Esmâ’sıyla diri olduğu bilincini) kim çıkarıyor ve diriden (Hakikati itibarıyla diri iken) ölüyü (kendi veya karşısındakinin hakikatini görememe veya kendini sırf beden olarak kabullenip, toprak olup yok olacağını sanma hâlini) kim oluşturuyor? Kim Hükmü tedbir ediyor?’... ‘Allâh’ diyecekler...”

66. “…ve men şekere feinnema yeşküru linefsih*…” (27.Neml: 40)

“…Kim şükreder ise şüphesiz ki şükrü nefsinedir!..”

67. “Evelemma esabetküm musıybetün kad esabtüm misleyha, kultüm enna hazâ* kul huve min ındi enfüsiküm* innAllâhe alâ külli şey’in Kadiyr” (3.Âl-u İmran: 165)

“Düşmanlarınıza iki katını tattırdığımız bir musîbet sizin başınıza gelince ‘Bu nasıl, neden oldu?’ diyorsunuz. De ki: ‘O, nefsaniyetinizin getirisidir!’ Kesinlikle, Allâh her şeye Kaadir’dir.”

Tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Allah Rasûlü’nden
22/06/2015

Ebu Said Hudri (R.A.)' den rivayet edilmiştir:

Müslümanın en hayırlı malı hemen hemen davardır. Çünkü dağbaşlarında ve dere boylarında davarın ardından gider ve dinini fitnelerden kaçırır.

(Zübdetü'ül Buhari)

Hadisler

KÜTÜB-İ SİTTE | KÜTÜB-İ TİSA

Ahmed F. Yüksel'den
17/06/2015


Ahmed F.
Yüksel

AHLAK

Her şerrin bir hayrı vardır.

Bu söz size uygun geldiyse, mistik bulduysanız…

Biraz daha farklı olanını dillendirelim.

Her zorlukta bir kolaylık bulunur.

Söz konusu cümleler, bizlere yeni ufuklar açmış, Ahlâk yönünden bir düşünme fırsatı yaratmıştır diyebiliriz.

Peki, Ahlâk nedir?

Şimdi bu kavramın analizini yapmaya çalışalım.

Ahlâkın diyalektik olanı var, mistik-metafizik yanı bulunanı da var.

Sosyal açıdan bakıldığında kurallara uyma, toplumu diri tutma anlamına gelir.

Menfaatlerin ortaklaşa kullanımı bu vasfın öncü etmenidir.

Toplumu zalimce cezalandırmak ise ahlâk dışı bir eylem gibi düşünülür.

Tarihe baktığımızda çoğu zaman, kendinden emin olan ahlâk sahiplerinin gerçekleri söylemekten ötürü zindanlara atıldığı, yakılıp yıkıldığı, çeşitli eziyetlere mahkûm oldukları bilinen bir husustur.

Ahlâksızca yaşayanlar, keyif çatarak hayatlarını sürdürürken, kendilerinde dürüst bir insanın mutluluğunu görmek imkânsızdır.

Başımıza gelen felaketlerin büyük bir kısmının “Ahlâk yetersizliği” nedeniyle gerçekleştiğine tanık oluyoruz.

Bu nitelik sahip olma, güç gösterme, ele geçirme, elde tutma sanatı değildir.

Ne var ki, çoğunlukla belli bir eğitimden geçmiş genç nesil anne babaların, “ çocuklarına büyüklerinin kendilerine aktardığı ölçüde ahlâkı aktarmadığı” gözlemlenmektedir.

Şartlanmalar da bu olgunun temel aktarım biçimidir.

Ülkenin bir yöresinde mevcut olan ahlâk ile ona uzak bir belde de yaşananlar arasında büyük farklılıklar vardır.


yazının devamı...

Tüm yazılarına MilliyetBlog'dan ulaşabilirsiniz.

MİLLİYET BLOG

Gece

Gündüz ve Gece, sistemin en doğal iki teması. Ve hayatın birbirine zıt iki önemli yapı taşı sanki. Ne var ki, aralarında bir hayli fark var. Her şey zıddı ile varolduğuna göre, "Gece olmasaydı, yaşam nasıl olurdu?" sorusunun da bir anlamı yok.
Ama gece, orası burası didiklenen bir sistemin koruyucusu, keşmekeş ve karmaşa ise, gündüzün aynası gibidir...
Gündüz, kısır kavgaların peşinde, anlamsız hareketlerle, ne yapacağını bilmeden, şaşkınlık içinde, elde avuçta ne varsa tüketir insan. Çoğu kez, aklı başından gitmiş bir halde dolaşır, durur. Ne kadar acı, yıpratıcı, bezdirici, nasıl da küstürücüdür değil mi? ..
Şimdi, "o kadar da kötü mü? Gece çok mu iyi sanki!" dediğinizi duyar gibiyim...
İsterseniz, cevabı, binlerce yıl öncesinden seslenen bir Mısır şiirinde arayalım. Tarih boyunca insanlığa ilham kaynağı olan gece, bilinen eski uygarlıklardan biri olan Mısır’da da ayrı bir önem kazanmış ve bakın, şu dizelerde nasıl tarif edilmiş:
yazının devamı...

Radikal Blog


Ahmed F.
Yüksel

Akıl-sistem ve vicdan

Bilindiği gibi, bir toplumun yaşam biçimini oluşturan en önemli öğe akıldır. Akıl, insanın geliştirmek zorunda olduğu bir niteliğidir. Üstün değerler, karşılaştığımız "bütün sorunlar" onunla algılanır, kabul edilir, değerlendirilebilir hale gelir.
Olumsuzluğa bulaşmış olanlar, aklını kaybetmiş, bulandırmış kişilerdir.
Ayrıca bu halleri ile bütün sorunları da beraberinde getirirler. Zaten kargaşa içindeki insan, sonuçta daha da büyük bir kaosun içine yuvarlanır.
Aklın diğer öğelere üstünlüğü sayesindedir ki insanlar 'iyiyi-kötüyü','güzeli-çirkini' ve tüm yaşam biçimlerindeki farklılığı yakalamış, anlamış olur.
Söz konusu bu nitelik, insana kendisinde çok üstün değerler olduğunu ilan etmekle işe koyulur.
Hayatın her alanındaki başarısızlık, "aklın uyuşması" ve bireyin'vurdumduymaz' tavırları ile meydana gelir.
Hiç üretim yapmadan bir noktaya gelebileceklerini düşünenler için yaşam, daima kayıp hanesindedir.
İşte akılcılık (rasyonalizm) bunu önler. İnsanı çalışmaya teşvik eder. yazının devamı...

Astroloji Özel


Astrolog
Nuran Tuncel

2015 TEMMUZ Ayı yıldız hareketleri ve etkileri

Kendimce düşündüm ve birkaç ay yorum yazılarımı daha kısa yapmaya karar verdim. Uzun ve sıcak yaz günlerinde kısa ve öz yazılar daha iyi yakışır. Zaten herkes yorgun ve düşünceler bir şekilde tatil imkanları arayışta. Bilmem isabetli bilmem değil. Şimdilik karar böyle...
Temmuz gökyüzüne baktım, ilk gözüme çarpan iki konu oldu. Birinden eminim hoş, diğerinde kararsız.
*Ayın İlk günleri hoş başlasın devamı da hoş gelsin diyerek Uranüs-Jüpiter-Merkür üçgeninin yaratabileceği süprizli, kısmetli, hareketli, heyecanlı etkilere bir bakalım.yazının devamı...

GEZEGEN SAATLERİ


Tasavvuf Gündemi

Beyindeki Evren Gerçeği – Ahmed Hulusi

@AhmedHulusi:
DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ DÜNYA
EVREN
UZAY
BOYUTLAR
ÖLÜMÖTESİ
GÖRDÜKLERİNİZ
GELECEĞİNİZ
NEKADARDOĞRU
"Beyindeki Evren Gerçeği"

@AhmedHulusi:
KESİNLİKLE VURGULAYAYIM Kİ: KURANIN ANLATTIĞI SİSTEM BİREBİR DOĞRU VE GERÇEK. AÇIKLADIKLARIM DA REALİTE. TÜM SORULARINIZIN CEVAPLARI DA VAR!

CUMA SOHBETLERİ
"Ceviz mi İnsandaki Bilinç mi?"
Antalya, 18 Ekim 1996

Ceviz, insanın apaçık, bitkisel yaşamdaki örneğidir. Yedi kat ceviz aynen insandaki bilincin yedi kat mertebesi gibidir.

Kişi, insanları tanımak istiyorsa alsın bu cevize baksın! O zaman kendisini nerede görüyorsa ona göre tedbir alsın! Kendisini yeşil kabukta mı, tahta kabukta mı, kahverengi kabukta mı görüyor?

Küre gibi olan cevizi, yarım küre şeklinde ek yerinden keserseniz, kalp gibi bir şekil çıkar ortaya. Tahta kabuğu kırıp atarsanız, beyin gibi bir şekil çıkar ortaya.

Bazıları tahta kabuk içindeki kalpten, beyinden, cevizden bîhaber yaşıyorlar.

Allâh bize, içimizdeki hakikati idrak etmeyi ve onu hazmetmeyi ve onun gereğini yaşamayı ve güzelliği de çevremizdekilerle paylaşmayı nasip etsin, kolaylaştırsın!

Eğer bu gerçekleşmez ise, bu tahta kabuklu hâlle gideriz. Bu tahta kabuğun içinde bir zaman sonra ceviz kurur, kurtlanır, ezilir, büzülür, kaybolur, heba olur gider...

Ya ceviz taze iken kırılıp, bu kabuk ve kabuklardan kurtulunur; veya bu kabuk kırılmaz, içindeki kısım kurtlanır, çürür, kurur, heba olup, toprağın altına atılır...

İnsan, cevize çok benzer.

Onun için Allâh bizleri kurtlanmaktan, çürümekten korusun. Cevizin içindeki yağ gibi, yağın kuvvet ve kudretine eriştirsin! Aksi hâlde hâlimiz haraptır. Hüsrandadır...

Tamamı...

<yazının devamı>



CUMA SOHBETLERİ
Üstad Ahmed Hulûsi

MESAJLAR -103-

“ALLÂH” adıyla işaret edilen evrenlerin yaratıcısı indînde, “din” İslâm’dır!

İslâm’ı akıllı insan değerlendirebilir!

Ahmaklar ise, anlayışsız oldukları için, “İslâm”a karşı çıkarlar ve düşmanlık ederler!

“İslâm”, evrensel (gerçek anlamıyla) bir sistemdir ki; “doğa kanunları” denilen tüm kanunlar dahi bu sistemin bir parçasıdır!

Gökte, ötede bir tanrıya tapınma kavramının yanlış ve geçersiz olduğunu vurgulayan ve insanlığı bu yolda uyaran Allâh Rasûlü; ne bildirmişse doğrudur, kesindir ve içinde yaşanılan sistemin mekanizması gereğidir!

Kim, Allâh Rasûlü’nün dediklerini değerlendirirse, kendisi kazançlı çıkar ebeden!

Kim, Allâh Rasûlü’nün dediklerini değerlendirmezse, kendisi kaybetmiş olur ebeden!

Zira, Allâh Rasûlü, insanlara, bir tanrının gözüne hoş görünmeleri için değil; özlerindeki, hakikatleri olan “ALLÂH” adıyla işaret edilene ermeleri; içinde yaşadıkları sistemi değerlendirerek ebedî huzur ve saadete ermeleri için bildirimde bulunmuştur.

İslâm’ı değerlendirmek ya da değerlendirmemek sistemdeki bir mekanizmayı değerlendirip kullanmamaktır!

Ahmaklar ise, deve iğne deliğinden geçmedikçe bunu anlayamayacaklardır!

Not:İslâm”, 1400 yıllık yorumlar bütünü değil; Allâh Rasûlü’nün bildirdikleridir!



Üstad Ahmed Hulûsi

Twitter'da Sufizm ve İnsan

Bilim Gündemi

“Kim bir kişinin hayatını sonlandırırsa, tüm insanlığın yaşamına son vermiştir. Kim bir yaşam kurtarırsa, tüm insanlığı kurtarmıştır.“

Maddesel dünyaya bakış açınız temelden değişebilir!!!

Modern Dünya Beyniniz İçin Neden İyi Değil…


Beynimiz eskisinden de çok meşgul. Olaylar, gerçek olmayan, sahte olaylar, boş konuşmalar, dedikodu bombardımanı altındayız ve hepsi de bilgi şeklinde ortaya çıkmakta. Neyi bilmeye ve neyi gözardı etmeye ihtiyacımız olduğunu tespit etmek çok yorucu. 30 yıl önce, seyahat acentaları bizim havayolu, trenyolu rezervasyolarımızı yapar, satış personeli dükkanlarda aradığımız ürüne yardımcı olur, profesyonel stenograflar ya da sekreterler, meşgul insanlara yazışmalarında yardım ederlerdi.Şimdi bunların çoğunu biz, kendimiz yapıyoruz. 10 farklı kişinin işini aynı anda yaparken, bir yandan da çocuklarımızla, ailemizle, arkadaşlarımızla, kariyerimizle, hobilerimizle ve favori TV programlarını seyrederek yaşamlarımız devam ettirmeye çalışıyoruz. <yazının devamı>

Dahası için: okyanusum.com

Astroloji Gündemi

Pazartesi gününe başlarken Ay henüz Akrep burcunda ilerliyor. Sabahın erken saatlerinde etkin olacak Ay-Satürn kavuşumu, güne ve haftaya başlarken kendimizi biraz sıkıntılı ve daralmış ya da engellenmiş hissedebileceğimizi gösteriyor. Ama 06:21’de Ay’ın Satürn’den ayrılıp Akrep burcundan çıkışı ve Yay burcuna geçişinin ardından, sabahın ilerleyen saatlerinde rahatlamaya başlayabiliriz. Sabah 09:26’da kesinleşecek Venüs-Uranüs üçgeninin hareketlendirici etkilerinin devreye girmesiyle motivasyonumuz artmaya başlıyor. Bu uyumlu açı, özel ilişkilerde sürpriz ve heyecanlandırıcı gelişmelere açık olacağımızı gösteriyor. Karşı tarafı şaşırtan beklenmedik aşk ilanları, teklifler, evlilik kararları gibi hızlı ve harekete geçiren enerjiler haftanın ilk yarısında devrede olacak. İlişkilerde birbirini sıkmadan gelişebilecek, özgürce, spontane ve keyifli birkaç günlük süreç olabilir bu. Gün boyunca hakim olacak bu enerjinin yanı sıra, gece saatlerinde etkin olacak Ay-Neptün karesi duygusal karmaşaya, çözülmeye yönelten hayal kırıklıklarına açık olacağımızı gösteriyor. 29 Haziran haftası yorumları
Öner Döşer



ARŞİVİ




Tasavvuf Gazetesi 4 yıl sürdürdüğü yayına son verdi. Bu güzel birlikteliğin en önemli ve en güzel tarafında olan sizlere teşekkür ediyoruz. Gazete arşivlerine, Twitter, Facebook ve Tasavvuf Gazetesi Arşiv'den ulaşabilirsiniz.