19.Bölüm


FENER

Bir elinde fener , omuzunda da ağır bir testi taşıyan âmâ adam , karanlık sokakta yürüyordu. Onu gören birisi :
-Ey akılsız adam , dedi , senin için gece ile gündüzün ne farkı var ki , fener taşıyorsun ?...
Âmâ yürüyüşünü hiç değiştirmeden , hem gidip hem cevap verir :
-Bu fener benim için değil , senin gibi kör kalpliler içindir. Bana çarpıp ta testimi kırmayasınız diye!...

ADSIZ
Şair Eşref’e sormuşlar :
-Efendim , hicivleriniz zehir gibi olmasına rağmen , neden hicvettiğiniz kişilerin isimlerini vermiyorsunuz ?...
Şair Eşref :
-Numarasız gözlük gibi kullanılsın diye. Bütün bozuk kişilere uygulanmasını için gizliyorum , der.

SÜKÛT
Bilge birine sormuşlar :
-Bir insanın zeki olup olmadığını nereden anlarsınız?...
-Konuşmasından.
-Peki ... hiç konuşmazsa ?...
-O kadar akıllı insan yok ki!...

AĞIR YÜK
Halife Ömer İbni Abdülaziz :
-Yüklendiğim vazifenin ağırlığından dolayı Allah’tan korkuyorum , der. Yanında bulunanlar :
-Biz Allah’tan korkmamanızdan korkardık , derler...

YÜCE
Sahabî Said bin Yerbû , Resûlullah’tan daha yaşlıydı.  Bir gün kendisine sordular :
-Siz mi büyüksünüz , Resûlullah mı ?.
-Resûlullah şüphesiz ki benden büyüktür. Ama ben ondan daha yaşlıyım, cevabını verir.

TOK-AÇ
Yusuf a.s.’a sorarlar :
-Sen yeryüzünün hazinelerine sahip olduğun halde nasıl aç duruyorsun ?...
Şu cevabı verir :
-Eğer doyarsam, aç kalanların hâlini unutmaktan korkuyorum !...

İLMİN KAYNAĞI
İmam-ı Gazali’ye sorarlar :
-İlimde ki bu yüksek makama nasıl eriştiniz ?...
Şu cevabı verir :
-Bilmediklerimi sormaktan çekinmeyerek.

DELİ
Abbasi halifelerinden birisi , peygamberlik iddiasında bulunan bir adamı huzuruna çağırarak; peygamberliği ile ilgili bir delili olup olmadığını sorar. Adam der ki :
-Elbette var. Ben insanın içinden geçenleri okurum.
Halife :
-Peki ... o zaman benim içimden geçenleri de oku bakalım ?..
-Şimdi içinizden, benim deli birisi olduğumu geçiriyorsunuz .

İDARE
İngiliz şairlerinden  Milton’a sorarlar .
-Efendim , İngiliz prensleri, bildiğiniz gibi on dört yaşında taç giyme hakkına sahip oluyorlar. Fakat evlenmek için neden on sekiz yaşını doldurmak zorunda kalıyorlar ?...
Milton :
-Gayet normaldir efendim . Çünkü bir kadını idare etmek , bir ülkeyi idare etmekten daha zordur, cevabını verir.

KIR SAÇLAR
Yetmiş yaşlarında bir kadın , girdiği eczanede eczacının kulağına eğilerek :
-Evladım , der , ağarmış saçlar için bir şeyiniz var mı?...
Eczacı yakasını düğmeler , fısıltıyla cevap verir :
-Derin bir saygıdan başka bir şeyimiz yok efendim.

ŞEYTAN
Adamın biri Hasan Basri’ye :
-Şeytan uyur mu ?... diye sorar.
Şu cevabı verir :
-Keşke uyusaydı!... Biraz olsun rahat ederdik!...

<Devam Edecek>

Yansıtan: Hamdi Canik
http://sufizmveinsan.com
02.04
.2002

 


Üst Ana sayfa e-mail