Sufizm ve İnsan

Ahmed Hulûsi'den
20/04/2014



  • Dost’tan Dosta
    202 - Basitlikten kurtulmamış olanın insanları teşviki de basitliğedir... Teşvikine bak, değerlendir!..
  • Twitter’dan Mesajlar
    @AhmedHulusi: Başkalarının neler yaptığıyla uğraşacağına ölümötesinde nelerle karşılaşacağına kafa yorsan en hayırlı işi yapmış olursun!
  • YENİ EVİNİZ NASIL OLSUN?
    Herkese yeni bir ev vadedilmiş!
    "Hepiniz yaşamakta olduğunuz bu evlerinizi terk edeceksiniz, sonra da hepinize birer yeni ev verilecek" demişler...
    "Eğer inanıyorsanız size yeni bir ev verileceğine, istediğiniz gibi tasarlayın, siz şekillendirin yeni evinizi" denmiş!..
    Bu arada tek şart, yeni ev, içine girene kadar görülmeyecek!..
    Buna inanmayanın ise elbette yeni ev konusunda hiçbir talebi yok!
    Anadolu'nun ücra bir köyünün mezrasında yaşayana da soruluyormuş nasıl bir ev istediği; New York, Manhattan'da gökdeleninden Dünya'yı seyredene de...
    Hiç haksızlık edilmeden, her inanana, nasıl bir ev tasarladığı soruluyor; hepsinin tüm istekleri onların yeni evlerine uygulanıyormuş!
    Ara sıra gidebildiği yakınındaki, kerpiç duvarlı evlerle donanmış köyü, en gelişmiş muhteşem dünya olarak bilen; mezrada, tezek duvarlı tek göz odada, sarıkız adlı ineğiyle yaşayan kişi de tasarlıyormuş kendi için yeni bir ev; ufkuna, görgüsüne göre... yazının devamı

www.ahmedhulusi.org

Telefon ve Tablet Uygulamaları

 iPhone ve iPad için


 Android cihazlar için

 

KUR'AN-I KERİM'İN TAMAMININ SESLİ MAKAMSIZ ARAPÇA OKUNUŞU

KUR'ÂN-I KERÎM'İN TAMAMI, MAKAMSIZ fakat Arapça orijinaline uygun şekilde, kelâm üslûbunca seslendirildi. Arab'ça dinlemek ve hatim yapmak isteyenler için İstanbul Cerrahpaşa Camii İmamı HASAN GÜLER tarafından okundu.
Tamamını Ücretsiz olarak indirebilir veya dinleyebilirsiniz.

Allâh İlminden Yansımalarla Kur'ân-ı Kerîm Çözümü Canlı Yayın...


RadyoYansimalar.com

Seçme Videolar


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #13 - SEVMEK


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #12 - RUH, MELEK, CİN


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #11 - İLMİYLE, İLMİNDE, İLMİNİ SEYİR


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #10 - ZERRE KÜLLÜN AYNASIDIR


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #9 - ALLAH BİR TANRI DEĜİLDİR!


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #8 - İSLAM'I ANLAMAK VE YAŞAMAK


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #7 - B SIRRI


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #6 - İBADET NEDİR?


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #5 - HOLOGRAM DÜNYAN


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #4 - BEYİN ÇALIŞMA SİSTEMİ


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #3 - KENDİNİ TANI


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #2 - NEDEN TÜRKİYE'YE DÖNMÜYORSUN?


MUSTAFA CECELİ SORDU, AHMED HULUSİ YANITLADI #1 - ALTIN ÇAĞ'DA İSLAM

Daha Fazlası için: http://www.ahmedhulusi.org

Allâh İlminden Yansımalarla
Kur'ân-ı Kerîm Çözümü
20/04/2014

32 - SECDE

1-) Elif, Lâââm, Miiiym;
Elif, Lâm, Mim.
2-) Tenziylül Kitabi lâ raybe fiyhi min Rabbil alemiyn;
Kendisinde kuşku olmayan Hakikat ve Sünnetullâh BİLGİsi (Kitap), Rabb-ül âlemîn`den ("İnsan"ların Rabbinden) inzâl olmuştur! (Kurân`da pek çok yerde âlemler kelimesi ile "insan"lara işaret edilmiştir. Bu iyi incelenmeli ve dikkatle düşünülmeli.)
3-) Em yekulunefterah* bel "HU"vel hakku min Rabbike litünzira kavmen ma etahüm min neziyrin min kablike leallehüm yehtedun;
Yoksa "Onu uydurdu" mu, diyorlar! Asla! O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş toplumu uyarman için Rabbinden (olan) Hak`tır... Umulur ki (değerlendirip) hakikate ererler.
4-) Allâhulleziy halekas Semavati vel Arda ve ma beynehüma fiy sitteti eyyamin sümmesteva alel `Arş* ma leküm min dûniHİ min veliyyin ve lâ şefiy`* efela tetezekkerun;
Allâh, O ki, semâlar (gökler veya nefs mertebeleri olan bilinç düzeyleri) ve arzı (yeryüzü veya beden - beyin) ve ikisi arasında olanları altı aşamada-süreçte (insan itibarıyla 6 aşama: l.sperm/yumurta, 2.döllenme (zigot), 3.geometrik hücre çoğalması, 4.hücre farklılaşması, 5.organların oluşması, 6.farklılaşan organların işlevlenmesi - şuur ve duyuların oluşması. A.H.) yarattı, sonra Arş`a istiva etti (Esmâ özellikleriyle fiiller âleminde tedbirata başladı)... Sizin O`ndan başka ne bir Veliyy`niz ve ne de bir şefaat ediciniz vardır... Hâlâ bunu düşünüp, değerlendirmiyor musunuz? (Bu âyeti iki yönlü düşünmek gerek kanaatimce. İnsanın dış dünyası ve İnsanın varlığı olarak. A.H.)
5-) Yüdebbirul`emre mines Semai ilel`Ardı sümme ya`rucü ileyhi fiy yevmin kâne mikdaruhu elfe senetin mimma te`uddun;
Emri (hükmü) semâdan (dışsal olarak; burçlar diye tanımlanan Esmâ özelliklerinin açığa çıkmasıyla oluşan yapılardan yayılan kozmik elektromanyetik dalgalarla ağırlıklı olarak karındaki ikinci beyni ve dolayısıyla bilinci etkileyerek; ya da, içsel olarak, holografik gerçeklik gereği beyindeki datadan açığa çıkan Esmâ mertebesinden. A.H.) arzı (yeryüzü veya beyni) tedbir eder... Sonra miktarı, bin sene olan süreç içinde O`na urûc eder (ruh beden yaşam boyutuna yükseliş veya boyutsal aslına dönüş. A.H.).

Ahmed Hulûsi
www.ahmedhulusi.org


ALLÂH İLMİNDEN YANSIMALARLA
KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ

Tamamına ücretsiz bir şekilde buradan ulaşabilirsiniz.

İsteyen herkese ücretsiz hediye ettiğimiz kitaplar ve Kur'ân-ı Kerîm Çözümü için
TALEP FORMU


The One and Only

DECODING THE QURAN
in accord with the meaning of the letter "B"

KİTABULLÂH DİYOR Kİ...

166. “İkra’ Kitabek* kefa Bi nefsikel yevme aleyke Hasiyba” (17.İsra’: 14)
“OKU yaşam bilgini (kitabını)! Bilincin bu aşamada, yaptıklarının sonucunun ne olduğunu görmeye yeterlidir.”

167. “Velev tera iz vukıfu alennari fekalu ya leytena nureddü ve lâ nükezzibe Bi âyâti Rabbina ve nekûne minel mu’miniyn; Bel beda lehüm ma kânu yuhfune min kablu, ve lev ruddu leadu lima nühu anhü ve innehüm lekâzibun; Ve kalu in hiye illâ hayatüned dünya ve ma nahnü Bi meb’usiyn; Velev tera iz vukıfu alâ Rabbihim* kale eleyse hâzâ BilHakk* kalu bela ve Rabbina* kale fezûkul azâbe Bi ma küntüm tekfürun” (6.En’am: 27-30)
“Yanma aşamasına geldikleri zaman: ‘Keşke geri döndürülsek, Rabbimizin delillerini yalanlamasak ve iman edenlerden olsak (Rabbanî özelliklerimizi, Esmâ’dan kaynaklanan kuvvelerimizi değerlendirsek)’ dediklerini bir görsen! Hayır, önceden gizliyor oldukları (kendilerine verilmiş hakikat bilgisi şimdi) kendilerine zâhir oldu! Eğer geri döndürülseler elbette (gene) yasaklandıklarına geri dönerlerdi! Şüphesiz ki onlar yalancılardır! Dediler ki: ‘Dünya hayatımızdan başkası yoktur! Yaşamımız devam etmeyecektir!’ Rablerini müşahede sürecinde (hakikatlerindeki Esmâ kuvvelerini fark ettiklerinde) bir görsen! ‘İşte, Hak bu değil miymiş!’ dedi... ‘Evet, Rabbimizmiş!’ dediler... ‘Öyle ise, hakikat bilgisini inkâr eden olmanızdan dolayı şimdi tadın azabı!’ buyurur.”

Tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Allah Rasûlü’nden
20/04/2014

Hz. Ebu Bekre radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında bir başkasını medh u sena etmişti.
"Yazık sana! Arkadaşının boynunu kestin" buyurdular ve bunu üç kere tekrar ettiler. Sonra da şu açıklamayı yaptılar:
"Bir kimse kardeşini illâ da övecekse bari: "Falancayı zannederim, ona Allah kâfidir. Ben Allah'a karşı kimseyi tezkiye etmem (çünkü AIlah herkesi benden iyi bilir). -Ondan (böyle bir fazilet) biliyorsa- falanca şöyle şöyledir" desin."
Buhârî, Şehâdât 16, Edeb 54, 95; Müslim, Zühd 65, (3000); Ebu Dâvud, Edeb 10, (4805).

Hadisler

KÜTÜB-İ SİTTE | KÜTÜB-İ TİSA

Ahmed F. Yüksel'den
03/04/2014


Ahmed F.
Yüksel

Kendin olmanın yolu “yokluk” tan geçer.

İnsanın tek bir amacı var;
Yokluk deryasına ulaşmak.
Bunu anlamak ve üstesinden gelebilmek.
Şimdi izninizle bu yazıda durumun ciddiyetine uygun yaklaşımlar yapmak niyetindeyim.
Elbette insanoğlu temel içgüdüleri ile arasına bir mesafe koyabildiği ölçüde insan olduğunu anlar, bunu bir şekilde ima eder.
İçgüdüler “Hayvan’a” aittir, insan ise “var oluş gayesine” uygun yaşama sevdasında , “özü” ne dönük ve ona aşıktır.
Kendi ile barışık olan insan, zaman içinde dalgalanmaları olsa bile artık emniyette, emin beldeye doğru güvenli adımlarla yol alır.
Kurda, kuşa yem olmaz.
Çünkü en dış yüzeyde mükemmel şekilde var olan ve mevcut potansiyeli açığa çıkaran İnsandan/Ademden başka bir canlı türü yoktur.
Allah’ın insana bahşetmiş olduğu bir yeti, halife olmasının da bir göstergesidir.
İlk etapta insana köstek olan şeylerden; rahatlık, huzur, imkânsızlık gibi aşamalardan geçmek, cehalet batağından geçmek gerekir.
İmkânsızlıklarla yaşam sürmesine karşın, sürekli bilgiyi takip etmesi, gelişmesine ve özüne bir adım daha yaklaşmasına vesile olur.
yazının devamı...


Tüm yazılarına MilliyetBlog'dan ulaşabilirsiniz.

MİLLİYET BLOG

Duygusallık her zaman ön planda

Bu konuya daha önce de değindim!
O nedenle bu yazıyı yazmamın faydası var mı bilemiyorum ama doğrusu zararlı olabileceğini de düşünmüyorum.
Şimdi diyorum ki, şöyle kısaca biraz anımsayalım olup-bitenleri, çevremizdeki olayları.
Ne halde bulunduğumuzu fark edelim.
Diyeceksiniz ki, o kadar çok yalan söyleniyor, gerçekler o denli saptırılarak anlatılıyor, bireylerin arasındaki diyaloglar hesapsız kitapsız gerçekleşiyor ki, bahsini ettiğim sebepler arasında duygusallığın yaşanmaması imkansız oluyor.
Sonuçta şöyle veya böyle, kanımızın çekilmesine yol açan bir durum yaratıyor. Ve mutlaka çözülmeli, samimiyetle sorunlar aşılmalı.
Bugün çok sıradan bir şekilde kullandığımız duygusallık denen illet insanların mayasında mevcut.
Ve bir çok davranışlar kişiye özel ayrıcalıktan kaynaklanıyor.
Eşitlik ilkesi bozulduğu içindir ki davranışlar bu türde gerçekleşiyor.
Bir çoğu da örf ve adetlerden geleneğimizden gelen değerlerle ilgili.
Ne var ki biz bunun üzerinde durmuyor davranışlarımıza devam ediyoruz.
Siz farkettiniz mi bilmiyorum ama duygusallık, gündelik yaşamın hemen hemen tüm süreçlerinde yerini almış durumda.
Hemen belirtelim; beynin veri tabanı değişmediği için bireylerin karşılaştıkları olaylarda neler yapabileceği
yazının devamı...

Radikal Blog


Ahmed F.
Yüksel

Duygulanım

"Duygulanım" anlatılması zor bir kavram.
Görünen, tutulabilen, koklanabilenden biraz farklı, duygulardan öte bir yaşam hali. Kavramların tam yerine oturamadığı, soyut bir şeyi algılamanın, dillendirmenin karşılığı bir hal duygulanım.
Bu sözcüğün psikolojide adı sıkça geçiyor. Tasavvuf felsefesinde içsel bir yolculukta, öze doğru uzanıp bir başka boyutu algılamaya/değerlendirmeye başladığımız anda net bir şekilde karşımıza çıkıyor.
Tek adres bu gibi gözüküyor.
Benim duygulanımdan bahsetmemin sebebi de bu noktayla çakışması ile ilgili.

Stringler boyutundaki bir manayı, daha açık söyleyelim, mana suretini hissedebilmeye yarıyor, anlatmak istediğim konu.
Örneğin, bal yedikten sonra tadını tarif etmeye benzer bir durum var ortada.
Bahsi geçen mana suretinin dillendirilmesi de böyle oluyor. Kabaca da olsa, günlük hayatımızda buna benzer daha değişik örneklerini bulabiliriz:
Acıkma hissine karşılık meydana gelen bir heyecanlanma veya aksi bir nedenle iştahın kapanmasına vesile olabilecek bir isteksizlik hali gibi. yazının devamı...

Astroloji Özel


Astrolog
Nuran Tuncel

2014 NİSAN Ayı Astrolojik Haberleri

Önemli mi, değil mi, iyi mi, kötü mü, korkmalı mı korkmamalı mı ! Bunlar hakkında yorumum yok; ancak Ay ve Güneş’in Nisan ayı içinde gerçekleştirecekleri tutulumlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Zira her yıl genellikle ikişer kez farklı burçlarda tekrarlanan sistemsel bu oluşumlar elbetteki yaşadığımız bu sistemde çeşitli değişimler, değişik tablolar, ucu bize veya başkalarına dokunabilecek durumlar meydana getirecektir.
Önce; 15 Nisan Salı günü Koç burcundaki Güneşin tam zıddında,25 derece Terazi burcunda yer alan AY’ ın “TAM” tutulumu var. Belki seyri zevkli olabilir ancak ülkemizden görülmüyor. Sabah 6 civarında görmek için Kuzey Amerika taraflarına giden olabilir mi? Bilemem.... yazının devamı...

GEZEGEN SAATLERİ



22/04/2014, SALI

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
BismillahirRahmanirRahıym

@AhmedHulusi: Benliğinden geçirtmeyen sevgi sadece beğenidir geçici hevestir! #Aşk sarhoş eder! Seven sevdiğine benlik sergilemez
http://t.co/zJohVer13v
@AhmedHulusi: Horgörmeyin hiç kimseyi! Her birimin #Allah kulu olduğunu, Rabbinin orada dilediğini yaratmakta ve yapmakta olduğunu hatırlayın!
@Gulmisalim: Aşkın sohpeti mey, sunanı sevgilinse, neyler dünya gamı! İmtihan benlik sahibinedir; aşk sarhoşunun imtihanı mı olur! Altın ateşte tanınır!
@AnlaArtk: Pişmanlık ve hüsran karşısındakileri küçümseyenlerin kaderidir!

Makul olanlar ve olmayanlar
Mistik alanda toplumu bilgilendirmek isteyenler....
http://m.radikal.com.tr/blog/makul-olanlar-ve
-olmayanlar-57197

http://blog.milliyet.com.tr/makul-olanlar-
ve-olmayanlar/Blog/?BlogNo=457610

Yaşamla ilgili felsefi dertleşmeler
Benimseme gelişmeleri arttırdığı gibi uyum ve özdeşleşmeleri de çoğaltabiliyor.
http://blog.milliyet.com.tr/yasamla-
ilgili-felsefi-dertlesmeler/Blog/?
BlogNo=457938

http://m.radikal.com.tr/blog/yasamla-
ilgili-felsefi-dertlesmeler-57436

Siber Alemden...

@sufafy: Hayatın akışına yön veren aķıl değil, kaderdir.
@sufafy: En büyük zenginlik kendini tanımaktır.
@sufafy: Bir insana verilecek en güzel nasihat "haddini bil" olacaktır.
@sufafy: Allah kıble tarAFındadır. HADİS @sufafy: Kindar olmak şeytana davetiye çıkarmaktır.
@sufafy: Talamus beynin bilgi dağıtım merkezidir.
@sufafy: Sessizlik korku v gizliliğe işarettir.
@sufafy: Menfaat insanları harekete geçirir.
@sufafy: Korku insanı sindirir.
@sufafy: İnsana vicdanı yeterlidir.
@sufafy: Şeytan bir şey yaparken kendini mutlaka gizler.

@beyzazapsu: Hz Fatıma'nın Divan toplantısında okuduğu bu salavatın ecri amel değil,iman ve yakin ecridir
http://t.co/C8bSFRXXxz
http://t.co/wCelJhBskK
@beyzazapsu: #OnaSelamOlsun ; bu salâvatı Bizâtihi Hazreti Rasul AleyhisSelâm bize öğretti..
http://t.co/bNvY4XaLw0
http://t.co/HI7OAlVWE5
@beyzazapsu: Rahmet http://t.co/3OJBfb9jIM
@beyzazapsu: Dosttan Dosta http://t.co/2WJvU57nTQ
@beyzazapsu: Kuran Ayetlerinin Reisi.... http://t.co/rTiSOlejST

@SZoflu: Az yalan soylenmez http://t.co/hvBdiS67cc
@SZoflu: Hayra niyet edince http://t.co/ysif3h62SG
@SZoflu: En az merhamet gosterenler http://t.co/H1ugaCEits
@SZoflu: Şayet korkma özelliğin varsa bu duygu peşini hiç bırakmaz.AFY
@SZoflu: Bir data'nın veya enformasyonun (malumatın) doğru olduğuna karar verebilmek zorundayız.AFY

@AylinERK: DİKKAT!22.04.2014 08.5de başlayan 24.04.2014 08.10da biten Pluton♑da/Uranüs♈da/Jüpiter♋de/ Mars♎de KARDİNAL BÜYÜK HAÇ
http://t.co/tJ3sc8tz8J
@AylinERK: #GRAND #CROSS #ASTRAL #INSIGHTS
http://t.co/XamI3vdc05
#astrology
http://t.co/vtMeElz9Xx

@latiferdogan56: Anlamsız bir benzetme.. Ne Taksim Kabe'ye ne de miting tavafa benzetilir.. Densizlik değilse dinsizlik..

@okyanusum: GEÇTİĞİMİZ #HAFTA #BİLİM DE BAZI GELİŞMELER
http://t.co/xEl3gAwIIJ
http://t.co/kL21r8eQo4
@okyanusum: Beynimizin % Kaçını Kullanıyoruz
http://t.co/NJlssAMr0T
http://t.co/2LgWIfImBZ

@birsenkalali1: Beyin - Dua Mekanizması - The Brain And The Mechanics Of Prayer - Ahmed ...: http://t.co/CA2GwtptmA @YouTube aracılığıyla
@birsenkalali1: Doğa aldanmaz! Nat.GEO.COSMOS

@enisguller: Arkadaşlık, her zaman gölge veren bir ağaçtır. Calvin Coleridge

@tyilmaz98: Demek ki senin elinde... http://t.co/OF4DHOkfID
@tyilmaz98: Şükür... http://t.co/IW57RaGRTO
@tyilmaz98: Öyle bir şey ki... http://t.co/bCRHnvzzSl

@drildiz: Doktora "neyim var" yerine "neden var" sorusunu sorun. Umulur kafası karışırda koşullanmış tıbbi bilgiler sorgulanır. DrGI

@kolbasi_erhan: Ciddiliğin fazlası kişiyi iter.
@kolbasi_erhan: İnsanların en akıllısı... http://t.co/V0SKTzcwI2
@kolbasi_erhan: Sen ben yok, senle benim aramda. Sadece 'BİZ' var.

@pratikbibilgi: Uyku problemi için ceviz tüketin. Cevizin içinde kan akışındaki uyku hormonunu artıracak kadar melatonin vardır.
@pratikbibilgi: Sabah kahve içmek;
1-Canlandırır
2-Zihin açıklığı verir
3-Kalori yakmayı hızlandırır
4-Piskolojik açıdan olumlu etkiler.

@100de100: Önemli olan, hayatta başına ne geldiği değil, neyi nasıl hatırladığındır. /Marquez

@KisaNotlar: Başarılı insanlar, içinde bulundukları koşulların kurbanı olmak yerine, kendilerine uygun koşulları oluşturabilenlerdir. - Orisen Marden

@KitapveKalem: Dünyada kim neden vefa umarsa, ondan cefa görür. Kenan Rifâi

@AllahDostlari_: “Dostu ziyaret sevgiyi tazeler.”
Hz. Ali (r.a) http://t.co/Fpjdsl4pIf

@lavvanta: Sikayet etme! Ya sartlari degistir ya kendin degis ya da kabullen!

@salihtahir: Zihnini sen kontrol etmezsen, bir kontrol eden bulunur elbet.

9. KURÂN'I NEDEN ANLAMIYORUZ? (2. Bölüm)
"Varlığın aslı yokluktur" denmesinin sebebi de, her şeyin bir an içinde "var" olup bir sonraki anda "yok"luğa dönüşü ve sonraki anda tekrar "var" olarak algılanışı dolayısıyladır.
Tasavvufta geçen "vücud" kelimesini "madde beden" türünden bir "madde" sananların bunu anlayabilmesi mümkün değildir! "Vücud", var algılanış anlamındadır; "madde beden" anlamında değil!
String boyutu olarak anlatılan sonsuz yapı, bir "kudret ve ilim" –enerji ve bilgi (data)– okyanusudur!
Varlığın aslı, hakikatte "Esmâ mertebesi" olması dolayısıyla ve varlığını "Allâh"tan alması ve dahi "Allâh"taki Esmâ'nın sonsuzluğu dolayısıyla, string boyutu sonsuz dönüşüm içindedir.
Bilim yollu teorik fiziğin, varlığın hakikatini anlatmada ulaşabildiği son nokta "string" boyutudur!.. String teorisi ile anlatılan yapının bâtını yokluktur! Ancak buraya ulaşmayı sağlayan başka teoriler de ortaya atılabilir zaman içinde.
"Allâh" adıyla işaret edilen ilminde "yok"tan "var" olmuşlara, bundan ötesine yol yoktur! Çünkü varlığı oluşturan mânâ okyanusunun varlığında kesret söz konusu değildir.
"Esmâ-i ilâhî"nin (Allâh isimleri olarak işaret edilen özelliklerin), Küll (tümel-tekil) olarak "her an yeni bir şanda" olması sonucu açığa çıkan tüm anlamlar, adı "ALLÂH" olan indîndeki sayısız "nokta"lardan bir "nokta"nın projeksiyonundan başka bir şey değildir!
Bu projeksiyon, "Allâh" adıyla işaret edilenin, "nokta"da (stringler evreninde) açığa çıkan bir "AN"lık ilminin getirisinden başka bir şey değildir.
"Allâh" ismiyle işaret edilen, "âlemlerden Ğaniyy'dir" denerek, bu isimle isimlenmiş olanın, "nokta"dan zâhir olan âlemler ve onlardaki özellikler ile kayıtlanmaması (tenzih) istenmiştir.
"Yevm" yani "An", "Nokta"daki sürekli değişik görüntü oluşturan süreçtir. Muhyiddini Arabî, "Kâinat her an yok olup, bir an sonra yeniden var olmaktadır" derken, her an yeni bir şan alan string boyutunun sonsuz-sürekli dönüşümüne işaret etmiştir. Çünkü, O da "OKU"yanlardan biriydi! "Eşyanın (şeylerin-birimlerin) hakikatini bildir" duası, algılanan sûretlerin mahiyetini (içeriğini) bilmeyi talep etmek anlamındadır.
"Allâh, altında ve üstünde hava olmayan bir âlemdeydi ve O'nun ile beraber hiçbir şey yoktu" tarifine, Şahı Velâyet Hazreti Âli'nin "Bulunduğumuz an o andır" eklemesi ise, "ilmi ilâhî"deki Esmâ mertebesinin yerine işaret eder. Yani, tüm algılananlara karşın, gerçekte yalnızca "ALLÂH" adıyla işaret edilen vardır ve algılanan her şey, "aslı ve mahiyeti itibarıyla yoktur" demek istemiştir!
Haydi beyin sahipleri!.. Düşünen beyinler!.. "Madde vardır" iddiasında bulunanlar!
Eliniz yerine düşüncenizle tutmaya çalışın bir şeyi, bakalım tutabilecek misiniz?
http://download.ahmedhulusi.org/download/
video/genel/powersoften.avi

Makrokozmosdan mikrokozmosa kadar neyi tutmak isterseniz boşluğa düşecek, madde dediğinizi tutmak isterken, moleküler boyutta bedensel "yok"luğa karışacak, onu tutmak isterken onun boşluğuna, oradan atomun boşluğuna, oradan çekirdeğin boşluğuna, oradan kuarkların içine düşerek, sonunda string boyutunda "seyreden" olup gideceksiniz!
"Mülhime Nefs" bilincine ulaşınca "Ene'l Hak" diyen Zât'tan, "Vahdet-i Vücud"u bir sistem olarak anlatarak, "Vücud ve varlık TEK'tir; yalnızca O vardır! Bu durumda sen istersen O vardır de, istersen ben varım de, diyen hep Kendisi'dir"; anlayışını sergileyen Zât'tan; "Vahdet-i Şuhud" görüşünü, yani Muhyiddin'in bahsettiği "vücud"un, gerçekte, "ilmi ilâhîdeki ilmî sûret" olduğunu; bu "vücud"un gölge veya hayal "vücud" olduğunu vurgulayan İmam Rabbanî'ye kadar hepsi de "data"larından açığa çıkan gerçekliği, programlarına göre dillendirmişlerdir.
Dün işaret yollu olarak, "Allâh" adıyla işaret edilen dışında hiçbir şey yoktur, "lâ mevcûda illâ Allâh", denirken; bugün bilimle ulaşılmıştır ki, tüm algılanan ve algılanamayan varlık, "enerji-data" yapının (string boyutu) her an değişim hâlinin getirisinden başka bir şey değildir. "Her AN yeni şan'dadır"... Misal:kaleideskop... Hani çocukluğumuzda dürbün gibi içine bakılan ve döndürdükçe değişik şekiller alan ve bir aldığı şekli bir daha almayan yapı örneği...
Kur'ân-ı Kerîm bu gerçeği misal ve işaretlerle bildirmiş; "Hakikat" ehli velîler de bu gerçeği algılayarak, çeşitli mecazlar ve işaretlerle dile getirmeye çalışmışlardır. (Okuyunuz: "Mişkâtül Envâr (Nûrlar Feneri)" Yazan İmam Gazâli, Çeviren Süleyman ATEŞ... "TECELLİYÂT", Ahmed Hulûsi, 1967) Bir an bilgisayar sistemini hatırlayın...
Eminim ki siz, bilgisayar ekranı olan monitörü bilgisayar sananlardan değilsiniz... Ama öyle sananlardan da okurlarım olduğu için, bunu belirteyim istedim...
Tüm bilgilerle dünyayı kapsayan ve kapısından girenlerce sayısız olaylar yaşanan interneti oluşturan her şey, bilgisayar hard diskine girilen, yan yana gelmiş "sıfır ve bir"lerden ibarettir. Bilgisayarın içine girebilseniz "sıfır ve bir"lerden başka bir şey göremezsiniz! Ekranlarda da piksel görürsünüz, ama resim olarak algılarsınız. Hatta daha ötesi, bilgisayarın içinde o sıfır ve birlerin ötesinde sadece elektriksel bir dalga hareketi mevcuttur.
Tıpkı tüm yazı ve resimleri oluşturan yan yana gelmiş "Nokta"lar gibi... Yazı veya resime büyüterek bakarsanız, resim kaybolur sadece yan yana "Nokta"lar görürsünüz.
Bundan önceki yazımda, varlığın özü ve hakikati olan "bilgi"den söz etmiştim. Bu, bazılarınca "edinilen bilgi", İngilizcesiyle "knowledge" olarak algılanmış... Oysa bizim anlatmak istediğimiz "bilgi" kelimesi İngilizcede "data" olarak anlatılan, "anlam oluşturan veri" mânâsınaydı... Bir roman, bir yaşam, bir film senaryosu, nasıl bilgisayarda sadece "data"dan, yani "bilgi"den ibaret ise...
Tüm algılanan veya düşünülen evren içre evrenler dahi, string boyutunda, bir "enerji dalgası" ve "data"="bilgi"den ibarettir! Algılamak istediğiniz konuya göre ister "enerji dalgaları" deyin, ister "bilgi" paketleri... Bu realite, tüm "Hakikat"e ulaşmış evliyaullâh tarafından algılanır ve yaşadıkları devirlerine göre çeşitli isimlerle anlatılmaya çalışılır; mecazlar, işaretler şeklinde... Algılanan hep aynıdır; algılayanların program ve şartları farklıdır ve o yüzden anlatımlar farklılaşır. "Suyun rengi kabındandır!"
Bunun içindir ki, "Hakikat"e ermiş velîler, "âlemlerin aslı hayaldir!" demiş geçmişte... Hatta konuyu daha da incelemiş, detaylandırmış olarak, "hayal içinde hayal içinde hayaldir" vurgulamasını yapmışlardır! "Tecelli tek tecellidir (Tecelli-i vâhid), ikincisi olmamıştır" diyen zevât, Esmâ âleminin tenezzülü (anlamın algılanışı) ile oluşan "Melekût" âleminin ve tüm getirisinin, yalnızca "yok"tan "var" olmuş bir hayal olduğuna dikkati çekmek istemişlerdir.
"Âlemler, 'var'lık kokusunu dahi almamıştır" vurgulaması da bu yüzden yapılmıştır!
Gerçekte, tümüyle "sanal bir âlem"de yaşıyoruz; ama "gerçekmişçesine" ve "var"mışçasına algılayarak!.. Ve dahi bu durum sonsuza kadar böylece devam edecek çeşitli boyutsal dönüşümlerle! (devamı var)
Üstad Ahmed Hulûsi

Salı gününe başlarken Ay henüz Oğlak burcunda ilerliyor. Gece yarısını takip eden saatlerde henüz etkin durumda olan Ay-Merkür karesi tartışma ve fikirsel zıtlaşmaların yanı sıra iletişimde sorunlara işaret ediyor. Sabah 07:17’de Ay Kova burcuna geçiyor. Yeni fikirler ortaya koymak, yaratıcılığı göstermek, zihinsel ve entelektüel konularla uğraşmak adına güzel bir gündeyiz. Ay, ülkemiz astroloji haritasının 8. Evinden geçiş yapıyor olacağından, ekonomik konular ön planda olacak. Ödemeler, vergiler, borçlar, alacaklar, muhasebi konular hakkında önemli açıklamalar yapılabilir. Metafizik konulara ilgi artabilir. Sabah saatlerinde etkin olacak Ay-Güneş karesi, özel ve sosyal ilişkilerde gerginliklere işaret edebilir. Uzlaşma yakalamakta zorlanacağımız bir gündeyiz. Duygusal dengesizlikler, beklenmedik çıkışlar vurgu kazanabilir. Gün boyunca etkin olacak Mars-Jüpiter karesi, abartılara ve aşırılıklara açık bir günde olacağımızı gösteriyor. Din ve inançlarla ilgili konular, hukuksal konular, finansal konularda stres ve gerginlikler yaşamamak adına dikkatli adımlar atmamızda fayda var. Müsrifliğe, gereksiz harcamalara, kendimize aşırı güvencimiz sonucu haddimizi aşan beyanlara açık bir gündeyiz, dikkat!
Öner Döşer

İstanbul'da bugün hava az bulutlu. En düşük hava sıcaklığı 13, en yüksek hava sıcaklığı 24 derece. Yarın havanın parçalı bulutlu olması bekleniyor.
Havayı Koklayan Adam

Sizin İçin Seçtiklerimiz...

- Decoding The QURAN..
- "KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ "
- Tavşan Deliğinden Aşağı
- Beynin Genetik Coğrafyası
- Endişelerden kurtulmanın iki yolu
- BAKTERİ YEMEK SENİ NASIL GÜÇLÜ KILAR?
- www.okyanusum.com





Tasavvuf Gazetesi’ne her gün
Twitter, Facebook ve Tasavvuf Gazetesi arşiv den ulaşabilirsiniz.