22.Bölüm


MEMURA HEDİYE 

Bir gün ziyaretçilerden  biri , Halife Ömer bin Abdülaziz’e bir elmas getirmiş ; kabul etmesi için de ısrarda bulunmuştu.
Ömer bin Abdülaziz, bütün ısrarlara rağmen hediyeyi reddedince adam
 - Resulullah bile hediye kabul ederdi,   diye itirazda bulunmuştu.
Ömer bin Abdülaziz , bu itiraza şu manalı cevabı verdi:
-Evet, Rasulullah’a verilen hediye şüphesiz ki hediyedir. Ama, bize verilenler rüşvet yerine geçebilir.

NEFSE EZİYET

Alkama bin Kays, nefsi ile çok mücadele ederdi.
Kendisine:
-Nefsine  neden bu kadar azap ediyorsun? diye sorulduğunda şu cevabı verirdi:
-Onu çok sevdiğim ve ateşten korumak istediğim için.

PAHALI SERVET

Diyojen’e
-Servet , ayaklarınızın altında olduğu halde neden fakirsiniz , diye sorulduğunda şu cevabı vermiş:
-Ona ulaşmak için, eğilmek lazım da ondan.

ASILMA FARKI

İktidardaki gücünü kaybetmeye başlayan Mussolini savaş raporlarını okuyordu. Bir ara başını kaldırdığında gözü duvarda asılı duran kendi portresine ilişti ve gözünü kırparak sordu:
-Bu gidişle halin ne olacak?
İç geçirerek kendisi cevapladı:
-Ne olacak , O’nu indirip beni asacaklar.

NE İLE ÖĞRENMİŞ

İbn-i Abbas’a :  ‘’Bu ilmi ne ile öğrendin?’’ diye sorulunca şu cevabı verdi:
-Çok soran bir dil ve çok düşünen bir akıl ile.

SON ANDA HIZLANMAK

Bir ihtiyar, yaşlandığı için  kendini yormamasını ve istirahat etmesini isteyenlere şu cevabı vermiş:
-Eğer bir yarışa katılmış olsaydınız, hedefinize yaklaştığınızda yavaşlar mıydınız?

İYİ BİR NASİHAT

Maddi bakımdan daima sıkıntı çeken ünlü Macar şairi Petöfi’nin, bir nehirden geçmek mecburiyetinde olduğu halde sandalcıya verecek parası yokmuş. Biraz kıvrandıktan sonra:
-Arkadaş diye söze başlamış. Sana para veremem, ama mükemmel bir nasihat verebilirim.
Petöfi, kayıkçıyı ikna etmeğe muvaffak olmuş ve karşı sahile  ulaştıklarında, merakı son haddine varmış olan adamın omuzunu sıvazlayarak:
-Bunu yaptığını sakın başkalarına yapma, çünkü aç kalırsın , demiş.

İYİLİKLER ÖLMEZ

Hazreti İsa Aleyhisselam şöyle dermiş:
-Ateşin ve toprağın yiyemediği şeyi çoğaltınız.
Bunun ne olduğunu kendisini sorduklarında açıklamış:
-İyilik yapınız!...

KÖŞE

Hazreti Şems’i, konuşup nasihat etmesi için bir meclise davet etmişler. Hazret, meclise girer girmez , kapı eşiğine oturmuş. Kendisini baş köşeye davet edenlere de şu cevabı vermiş:

-Adam adamsa oturduğu her yer köşe olur ona! Adam adam değilse, köşe bile eşik olur ona!

BİR DERS

Sadi-i  Şirazi anlatıyor:

-Çocukluğumda bir gece ibâdet etmek niyetiyle, babamla birlikte geç vakte kadar oturmuştum. Bir ara pencereden dışarı baktığımda, komşu evlerin karanlık olduğunu görerek:
-Baba, dedim. Ne olurdu şu evdekiler de kalkıp iki rekat namaz kılsalardı. Ölü gibi  uyuyorlar!..
Babam:
-Canım oğul, diye cevap verdi. Halkı çekiştireceğine, keşke sen de uyusaydın.

TAHTADAN BAŞKA

Aziz Mahmud Hüdaî  kayıkla boğazı geçerken:  ‘’Efendim, ölümle aramızda şu tahtadan başka bir şey yok ‘’ diyen talebesine şu cevabı vermiş:
-Evlâdım, karada o da yok ya!..

KALICI OLAN

Hz. Aişe vâlidemiz anlatıyor:
-Bir gün bir koyun kesmiş ve budunun biri dışında hepsini dağıtmıştık, Allah Resûlü:
-Koyunu ne yaptınız? Diye sorulduğunda:
-Ya Resûlüllah, dedim. Bütün koyunu muhtaçlara dağıttık, bize sadece bir budu kaldı
Efendimiz buyurdu ki:
-Ya Aişe; demek ki bir buddan başka hepsi bize kaldı.

<Devam Edecek>

Yansıtan: Hamdi Canik
http://sufizmveinsan.com
24.04
.2002

 


Üst Ana sayfa e-mail