Kümeyl b. Ziyâd’dan:

“ Bir gün Ali radıyallahu anh elimden tuttu ve beraberce şehirden dışarı çıktık.Sahraya vardığımızda oturup derinden içini çekti.Sonra:

- Ey Kümeyl dedi.

- Buyurun, dedim.

- Kalpler birer kaptır.Kapların en iyisi, çok eşya alıp muhafaza edendir.Bak sana ne söylüyorum, iyicene belle.İnsanlar üç çeşittir:Biri, ilim ve ameli tam olan ve her yönü ile Allah yolunda olan âlimdir.Biri, kurtuluş yolunu öğrenmeye çalışan öğrencidir.Üçüncüsü de, akılsız ve bayağı kimselerdir ki, her zırlayana uyar ve esen her rüzgarın peşinden giderler, ilmin ışığı ile aydınlanmazlar ve sağlam bir kaleye sığınmazlar.İlim servetten iyidir.Çünkü ilim sana bekçilik yapar.Servette ise sen bekçilik edersin.İlim harcanmakla artar, servet ise harcanmakla azalır.Âlim kişinin sevilmesi, dinin herkese borç kıldığı bir vazifedir.İlim, sahibine sağlığında kılavuzluk yapar, ölümden sonra da ona iyi ad bıraktırır.Servetin gücü, servetin elden çıkması ile gider.Nice servet bekçileri vardır ki, daha sağken ölürler.Âlimler, ise dünya durdukça sağdırlar.Kendileri ortada yoktur.Fakat hatıraları gönüllerde yaşamaktadır, dedi.

Kümeyl diyor ki: Ali bir daha içini çekerek ve elini göğsüne vurarak şöyle dedi:
-
Burada geniş ölçüde ilim vardır.Fakat ne yazık ki, onu taşıyabilecek kimseler bulamıyorum.Evet, kabiliyetli ve hızla kavrayan bir kimse vardır, fakat güvenilen bir kimse değildir.Dini, dünyaya araç yapmakta ve Allah’ın , eline vermiş olduğu belgeleri Allah’ın kitabına karşı, Allah’ın nimetlerini de Allah’ın kullarına karşı kullanmaktadır.Bir başkası da vardır ki, o da hak peşinde olanlara uyuyorsa da, hakkı yaşatmada sağduyu sahibi değildir.En ufak bir kuşkunun başgöstermesiyle, gönlü tereddüt kıvılcımlarıyla tutuşur ve böylece ortada kalıp ne bu yanı, ne o yanı tutamaz olur.Kimisi de vardır ki, nefsani arzu ve isteklerin arkasında  yuları gevşek olup şehvet duygularının esiri olur, ya da kendisisnde dünya sevgisi o kadar yer etmiştir ki, en büyük zevkini dünya malı toplayıp servet biriktirmekte bulur.Bu iki kimse de, din ve insanlık için kılavuz ve rehber olmaktan çok, şuursuzca otlayan hayvanlara benzerlar.İşte böylece ilim, kendisini taşıyanların ölümü ile ölüp gider.Fakat bununla beraber yeryüzü, Allah’ın ilim belgelerini elinde tutan kimselerden büsbütütn boş kalmaz ki,Allah’ın beyyine(delil) ve güçlü belgeleri işlemez duruma girmesin.Bunlar, sayıca az fakat Allah katında  değerleri büyüktür.Allah bunlar aracılığıyla kendi belgelerini korur ki, onlar da Allah’ın belgelerini kendileri gibi olanlara aktarsınlar ve bu evsafta olan kimselerin dimağına eksinler.Bunlar ellerindeki ilim silahı ile hakikat kalelerini açar, midecilerin sarp görerek yürüyemedikleri mana yolunda uçarak gider ve bilgisizlerin ürküp kaçtıkları yücelikleri kucaklarlar.Bedenen yeryüzünde iseler de, ruhen yüce alemdedirler.İşte Allah’ın yeryüzündeki halifeleri ve insanlığın kılavuz ve rehberleri bunlardır.Ah, ah, bunları görmek ve bunlarla arkadaş olmak ne büyük bir mutluluktur.

Ali burada sözlerine son vererek:

- Allah beni de, seni de af buyursun.Artık istersen gidelim, dedi.”

Kaynak: Hayat’üs-sahabe, cilt3, sh.601.

HZ. ALİ’NİN ÖĞRENCİLİK ADABI HAKKINDAKİ SÖZÜ

Ali radıyallahu anh’den:

“Âlimin hakkından biri,

·        ona çok soru sormaman,

·        güç soruları ona yüklememen,

·        cevap vermek istemediği zaman onu zorlamaman,

·        üşengenlik ettiği zaman ona yapışmaman,

·        elinle ona işaret etmemen,

·        kaş göz işaretleriyle onunla eğlenmemen,

·        onun meclisinde sual sormaman,

·        yanlışa düşmesini istememen,

·        yanıldığı zaman çok acele edip onu utandırmaman,

·        ona:”falan adam senin dediğin gibi demiyor” dememen,

·        herhangibir sırrını ifşa etmemen,

·        onun yanında herhangibir kimseyi çekiştirmemen,

·        yanında olsun arkasında olsun,onun şeref ve onurunu koruman,

·        içinde bulunduğu cemaate selam verirken özellikle onun hatırını sorman,

·        onun karşısında diz çökerek oturman,

·        bir işi olduğu zaman herkesten önce onun hizmetine koşman,

·        ve onun yanında çok oturmaktan usanmamandır.

Zira “O” hurma ağacı gibidir.O’ndan sana ne zaman meyve düşeceğini bekleyeceksin.Alimin Allah katındaki yeri, oruç tutan veAllah yolunda cihad eden kimsenin yerinden üstündür.Alimin ölümü, kıyamete kadar kapanmayacak bir boşluk yapar.İlim öğrencisi de öldüğü zaman, gök sakinlerinden yetmişbin seçkin melek onun cenaze töreninde bulunurlar.”

Cilt 3, Sahife:676

http://sufizmveinsan.com
01
.07.2001

 


Üst Ana sayfa e-mail