5. Bölüm


Resullullah (s.a.) Efendimiz bundan sonra , bir başka bir mevzuu sordu. İblis de cevap verdi .

__ Rabbinden neler talep ettin?
__ On şey talep ettim.
__ Nedir onlar ya lain ?
__ Şunlardır :

Allah'tan diledim ki, beni ademoğullarının malına ve evladına ortak ede. Bu ortaklık talebimi yerine getirdi. Ki bu :
 “ Onlara ortak ol... Mallarına ve çocuklarına . Onlara vaad et. Halbuki şeytan onlara gurur vaad eder...” (17/64) Ayet-i Celilesi ile sabittir.

Her besmelesiz kesilen hayvan etinden yerim , faiz ve haram karışan yemeklerden yerim. Şeytandan Allah'a sığınılmayan malın da ortağıyım.

Cinsi münasebet anında, Allah'a şeytandan sığınmayan kimse ile birlikte hanımı ile birleşirim. Ve o her birleşmeden hasıl olan çocuk , bize itaat eder. Sözümüzü dinler.

Her kim hayvana binerken , helal yola gitmeyi değil de , aksini isteyerek binerse , bende onunla beraber binerim. Yol arkadaşı ve binek arkadaşı olurum. Bu da Ayet-İ Kerime ile sabittir. “ Onlar üzerine süvarilerinle , piyadelerinle yaygara çıkart… ” (17/64)

Allah-ü Teala'dan diledim ki : Bana bir ev vere. Bu dilediğim üzerine hamamları bana ev olarak verdi.
Diledim ki bana bir mescid vere. Pazar yerlerini bana mescid yaptı.
Benim için bir okuma kitabı vermesini istedim. Şiirleri bana okuma kitabı olarak verdi.
İstedim ki ; bir ezan vere , Mezmurları verdi.
Diledim ki ; bana bir yatak arkadaşı vere. Sarhoşları verdi.
Diledim ki ; bana yardımcılar vere. Bunun içinde kaderiye mensuplarını verdi.
İstedim ki ; bana kardeşler vere. Mallarını boş yere israf edenleri verdi. Bir de masiyet yoluna para harcayanları. Bunlar da şu Ayet-i Kerime ile sabittir :

“ O kimseler ki ; mallarını boş yere harcarlar... Onlar şeytanın kardeşleri olmuşlardır.”  (17/27)
Bir ara Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle buyurdu :
__ Eğer söylediklerini, Allah'ın kitabındaki ayetlerle ispat etmeseydin, seni tastik etmezdim.

Bundan sonra İblis devam etti :

__ Ya Muhammed , Allah'tan diledim ki ; ademoğullarını ben göreyim ; ama onlar beni göremeyeler. Bu dileğimi de yerine getirdi.
Diledim ki ; ademoğullarının kan mecralarını bana yol yapa ; bu da oldu. Böylece ben, onlar arasında akıp giderim. Gezerim. Hem de nasıl istersem.
Bütün bu isteklerimi verdi.

__Hepsi sana verildi, buyurdu Hz.Muhammed.

__Ve ben bu hallerimle iftihar ederim. Sonra şunu da ekleyeyim ki ; benimle beraber olanlar , seninle beraber olanlardan daha çoktur. İşte, böylece kıyamete kadar , ademoğullarının ekserisi benimle beraber olurlar.

Bundan sonrasını İblis şöyle anlattı :

__Benim bir oğlum vardır. Adı, ATEME 'dir. Bir kul , yatsı namazını kılmadan uyursa gider ; onun kulağına bevleder. Eğer böyle olmasaydı ; imkan yok , insanlar namazlarını eda etmeden uyuyamazlardı.

Benim bir oğlum daha vardır ki ; onun adı da MüTEKAZİ 'dir. Bunun vazifesi de ; yapılan gizli amelleri yaymaya çalışmaktır. Mesela bir kul , gizli bir taat işlerse ve bu yaptığını da gizlemeye çalışırsa MüTEKAZİ onu dürter. En sonunda o gizli amelin yayılmasına ve açığa çıkarmaya muvaffak olur. Böylece ; Allah-ü Teala onun yüz sevabından doksan dokuzunu imha eder. Çünkü bir kulun yaptığı gizli bir amel için tam yüz sevap verilir.

Sonra, benim bir oğlum daha vardır . Onun adı da KüHAYL’ dir. Bunun işi de , insanların gözlerini sürmelemektir. Bilhassa , ulema meclisinde ve hatip hutbe okurken. Bu sürme onların gözüne çekildi mi , uyuklamaya başlarlar. Ulemanın sözlerini işitmezler. Böylece hiç sevap alamazlar.

Bundan sonra İblis şöyle anlattı :

__ Hangi kadın olursa olsun. Onun kalktığı yere şeytan oturur. Sonra kadının kucağında mutlaka bir şeytan durur. Ve onu , bakanlara güzel gösterir. Sonra o kadına bazı emirler verir. Mesela :

 “ Elini kolunu dışarı çıkar, göster.”
der. O da  bu emri tutar. Elini kolunu açar, gösterir. Bundan sonra , o kadının haya perdesini tırnakları ile yırtar.

İblis bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz ' e kendi durumunu anlatmaya başladı :

—Ya Muhammed, bir insanı delalete sürüklemek için elimde bir imkan yoktur. Ben ancak vesvese veririm. Ve bir şeyi güzel gösteririm. O kadar. Eğer delalete sürüklemek elimde olsaydı , yeryüzünde ;

 “ İlah yoktur sadece Allah vardır ve Muhammed Allah'ın resülüdür. ”

diyen herkesi , oruç tutanı ve namaz kılanı hiç bırakmazdım. Hepsini delalete düşürürdüm. Nasıl ki senin elinde de , hidayet nevinden bir şey yoktur. Sen ancak Allah'ın Resulusun. Ve tebliğe memursun. Şayet hidayet elinde olsaydı, yeryüzünde tek kafir bırakmazdın. Sen Allah'ın halkı üzerinde bir hüccetsin. Ben de, kendisi için ezelde şekavet yazılan kimselere sebebim. Said olan kimse , taa , ana karnında iken saiddir. Şaki olan da , yine ana karnında iken şakidir. Saadet ehli kılan da Allah , Şekavet ehli kılan da Allah .

Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz şu iki Ayet-i Kerimeyi okudu:

 “ Bunlar, taa sonuna kadar böyle değişik şekilde devam edecek... Ancak Rabb’ ın esirgedikleri hariç...” (11/118-119)

 “ Allah'ın emri behemehal yerini bulan bir kaderdir. ” (33/38)
Bundan sonra Resullullah (s.a.) Efendimiz , İblis’e şöyle buyurdu :

 __ Ya Ebamürre , acaba senin bir tevbe etmen ve Allah' a dönmen mümkün değil mi ? Cennete girmene kefil olurum.

Bunun üzerine İblis şöyle dedi :

__ Ya Resullullah , iş verilen hükme göre oldu. Karar yazan kalem de kurudu. Kıyamete kadar olacak işler olacaktır. Seni peygamberlerin efendisi kılan, cennetin ehlinin hatibi eyleyen ve seni halkı içinden seçen ve halkı arasında bir gözde yapan; beni de şakilerin efendisi kılan ve cehennem ehlinin hatibi eyleyen Allah'tır. Ve O, bütün eksik sıfatlardan münezzehtir.

Ve İblis cümlelerini şöyle tamamladı :
__ İşte bu söylediklerim sana son sözümdür. Ve bütün söylediklerimi de doğru dedim.

Evvel , ahir , zahir, batın , alemlerin Rabb’ı olan Allah' a hamd olsun.

Efendimiz Muhammed Nebi’ ye Allah salat eylesin. Keza onun ailesine de ashabına da...

Amin !

11.06.2002
http://sufizmveinsan.com

 


Üst Ana sayfa e-mail