Tuhfe’tüs Sefere’den yansımalar
Üçüncü Bölüm


Her mürid için gerekli yirmi vasıf vardır:

-Vücudu zaafa düşürmemek şartı ile az yemek.

-Az uymak.

-Allah’ı anmak.

-Halvete devam.

-Tevbe (Günahları bırakıp, Allah’a dönmek) .. Zühd (Dünyalık şeylere karşı az çok   demeden gani gönüllü ve onlara karşı aşırı duygu beslememeli)

-Tecrid. (Kalbi Allah’tan alamayacak şekilde dünyalık işlerden ilgiyi kesmek)

-Sağlam, temiz, katıksız iman ve Allah’a garazsız ivazsız bağlanmak.

-Sabır.

-Şecaat. (Bahadırlık, kahramanlık manasınadır.)

-Bezl. Genellikle mal ve para harcamak manasına gelir. Amma yerinde.

-Fütüvvet. (Cömertlik, alicenaplık, saygı duyulan bir vasıf.) Bu vasfa sahip olmak için:İtaatkâr, kendi hakkını koruyan ve başkalarının hakkına karşı da saygılı olmak icap eder. Uhdeye düşen her hak da mutlaka ödenmelidir.

-Sıdk. Doğruluk.

-İlim.. Bilmek, öğrenmek, bellemek ve anlamak manalarına alınabilir.

-Reca: Burada daha ziyade ümid, arzu, dilek ve temenni manalarınadır.

-Tevekkül. Allah katında kendisi için ayrılana razı olmak. Allah’a itimat etmek… halkın elinde gibi görünen şeylerden ümit kesmek…

-Akıl. Akıl, kalpte bir nurdur. Hak ve batıl o sayede ayırt edilir.

-Edep. Akla ve geleneğe uygun hareket tarzı takip etmek manasına alınabilir.

-Hulk-u hasen.. İyi huya sahip olmak:

  Sert tabiatlı olmamalı..

  Kibirden, böbürlenmeden uzak olmalı..

  Şan, şöhret, üstünlük taleplerini kalbinden uzak tutmak..

  Halka sıkıntı vermekten ve olması imkansız işlerden uzak durmak..

-Teslim. Allah’ın emirlerine boyun eğmek.

-Tefviz. Bütün işleri Allah’a ısmarlamak manasına alınabilir.

Bu gayelerin dışında hiçbir şey Hak yolcusunu alakadar etmemelidir… Hatta..

Cennet ve Cehennem mefhumları bile… (63…70)

Nefsani olan kötü hallerden: Hırs, hased, cimrilik, kin, kibir, öfke, şehvet v.b. hallerin her biri için rüyada, o vasfı taşıyan bir hayvan hasıl olur.

Meselâ:

Karınca ve fare: Bunlardan birini yada ikisini gören kimsede hırs, doymazlık hali üstün gelmiştir.

Köpek ve maymun: Cimrilik hali kendisine üstün gelen kimseler bu hayvanatı görürler.

Yılan ve akrep: Kini fazla olanlar, bu zararlı yaratıkları rüyada görürüler.

Kaplan: Bu mahluku görenlerde büyüklük taslama vasfı üstündür.

Eşek: Rüyada bu hayvanı görenler şehvet arzularına mağlup olmuşlardır.

Koyun ve keçi: İnsani duygularını yitirenlere de, rüyalarında bu gibi hayvanlar gelirler.

Canavar: Kurt vb. tırnaklı yırtıcı hayvanlar anlamına gelir… Bu misillu yaratıkları da, kendisinde kırıcı sıfatlar hakim olan görür.

Şeytan-şıfıt (gulyabani): Kışkırtıcılık ve şeytanlık tinetine sahip olanlar görür.

Tilki ve tavşan: Başkaları için hile ve mekir düşünenler görürler.

a-Bir kimse, sözü geçen hayvanattan birini veya birkaçını görürken, kendisini onlara alt olmuş görürse… bilmeli ki: Onların taşıdığı vasıf kendisini alt etmiştir.

b-Bir kimse bahsi geçen hayvanattan birini veya birkaçını gördükte, onları emri altına almış görürse… onların taşıdığı vasıfları, özünde zararsız hale getirmiş demektir.

Denizler, su bentleri, havuzlar, bağlık, bahçelik, köşkler, pâk aynalar, ay, yıldız ve bunlarla süslü gök yüzünü gören kimse… kendi kalb alemini görmüş olur..

Nurları, yücelere doğru çıkıp yükseldiğini, yeryüzünün kendisine küçüldüğünü, semaya doğru çıktığını, hava boşluğunda yüzdüğünü, dış duygulara muhtaç olmadan manaların sırrını çözdüğünü, dini ilinler öğrendiğini gören kimse de bilmeli ki: Ruhani alemde hayli mesafe kat etmiştir.

Melekût alemine geçtiğini, melekleri temaşa ettiğini, gizli seslere muhatap olduğunu, felekler, yıldızlar, arş ve kürsiyi gören kimse de bile ki: Meleklere has sıfatlarla özünü bezemiştir… Dolayısıyla kendisinde iyi huylar hasıl olmaya başlamıştır.

Gizliden de gizli nurları, ilahi sıfatların keşfini, ilham, işaret, vahiy gibi halleri, rububiyet tecellisini gören kimse de bile ki: Rahmanî huylarla huylanmak yokundadır. (76,77,78)

Hakk’ın nuru, ruhun nuruna aksedip birleşince şühud zevki veren bir müşahede hasıl olur.

Hakk’ın nuru, bazen; Ruh ve kalb vasıtası olmadan da zâhir olur… İşte o zaman, şekil, benzerlik ve zıddiyet durumu kalkar.

Ve bu sonuçta; doğma, batma, sağ, sol, alt, üst, zaman, mekan, yakın, uzak, gece, gündüz mefhumu ortadan kalkar.

Çünkü: ALLAH ’a göre, ne sabah vardır, ne de akşam…

Perdeler aralanır ve şu Âyet-i Kerimenin manası ortaya çıkar:

“O’nun yüzünden başka her şey helâke varıcıdır…” (28/88)

İşbu nurlar, cemal sıfatının nurlarıdır ki; Lütuf aleminde zahir olur… Bu ise fena halinin de fenaya varmasını gerektirir. (82)

Hicab, bazı engellerdir ki, kul o engeller sebebi ile, Hakka vasıl olamaz, perdelenir…

İşbu engeller ise… seyir halinde uğrayıp mana varlığına giydiği Dünya ve Ahirete ait kisvelerden ibarettir…(85)

Yansıtan: Hamdi Cenik
hamdicenik@hotmail.com
İstanbul -17
.10.
2006
http://sufizmveinsan.com

 


Üst Ana sayfa e-mail