Bugünlerde hepimizin
kafasında aynı soru var.
Peki şimdi neler olacak ?
Ülkemizin yaşadığı politik
kriz bizi hangi yönlere
götürebilir, önümüzdeki
aylar nelere gebe ?
Aşağıda okuyacağınız çalışmayı bu amaçla yaptım,
ancak YSK’nın verdiği 22 Temmuz tarihine fazla takılmadan, elimizdeki
profeksiyon, dönüş haritaları, transit ve ilerletimler üzerinden düşüncelerimi
aktarmak istiyorum.

Yılbaşındaki yazımda değindiğim gibi, bu yıl ülkemiz 12. ev/İkizler Asc-
profeksiyonu yaşamakta. Bu ev gizli düşmanları, terörizmi, toplumun
dışarıda bırakılmış kesimlerini, elde olmayan nedenleri ve eskilerin tabiriyle,
belaları ve felaketleri gösteren evdir. Nitekim geçtiğimiz 29 Ekim’den bu yana
ardarda gelen terörist saldırılar, istihbarat yönündeki eksiklikleri (İkizler)
ve toplumu yıpratan, ikileme yol açan konuları (İkizler) fazlasıyla yaşıyoruz.
Natal Merkür, 4.evde, Satürn’le partil birleşimde olduğu için, bu durum ülke
güvenliği ve iç işlerinde yaşanan sıkıntıları ve devlet ve kurumlarına yönelik
(Satürn) konuları da içine almakta. Bu 12. ev profeksiyonun önümüzdeki 29 Ekim’e
kadar da aktif kalacağını görmeliyiz.
Aylık profeksiyonlar şeklinde bakıldığında, yine
şu dönemleri not almak mümkün.
29/4-29/5 6. ev/Yay, 27 Nisan’da TSK’nın
açıklaması, 6. ev orduları temsil eder. (Dönüş haritasında zaman yöneticisi
Jüpiter, Akrep’te 4.evde, iç işleri evinde ve yıl yöneticisi Merkür’le
kavuşuyor)
29/5-29/6
7.ev/Oğlak, Açık düşmanlıklar, karşıtlıklar (Dönüş haritasında MC Satürn’le
temsil edildiği için, ülke yönetimini ve iktidarı zorlayan gelişmeler, zaman
yöneticisi Satürn zayıf durumda 1. evde)
29/6-29/7 8. ev/Kova
Dönüşüm, kriz ve tehlikeler, riskli bir dönem (Yine Satürn)
29/7-29/8 9.ev/Balık
Hukuki konular, yasalar, medya ve yabancılarla ilişkiler (Zaman yöneticisi
Jüpiter bu konuların iç politikayı ve muhalefetin durumunu etkileyebileceği
gösteriyor)
29/8-29/9 10.ev/Koç Hükümete ve
yönetime ait yeni başlangıçlar, yönetimi ilgilendiren askeri, savunmaya ait
gelişmeler (Mars dönüş haritasında Güneş’le birleşiyor, çok önemli bir dönem)
29/9-29/10 11. ev/Boğa Meclise, sivil
örgütlere ait konular, sosyal örgütlenmeler ve yeni hedefler, ekonomiye ait
hedefler (Venüs Güneş’le birleşiyor)
Halkın gündemi politikayı şekillendiriyor: Büyük
kare

29 Ekim 2007 tarihinden itibaren, ülkemiz profeksiyonu yükselen burca/Yengeç’e
ilerleyecektir. Bu ev halkın iradesini, halka ait konuları, ülkenin imajını ve
halkın genel durumunu açıklar. Kuşkusuz bu yeni bir dönemdir ve yeni
başlangıçlar söz konusudur. Halkın sözü ve yaklaşımları çok daha ön planda
olacaktır. Ancak natal haritada Ay, İkizler burcunda ve 12. evde kaldığı için ve
daha da dikkat çekici olanı, güneş dönüşü haritasında Ay, yine İkizler burcunda,
değişken burçlarda büyük bir kare içinde olduğundan bu dönemde de, tartışmalar
bitmemiş ve toplumda ikiliği ve bölünmeyi anlatan gelişmeler adeta bir kısır
döngüye işaret ediyor olabilir. Bu büyük kareyi yukarıdaki haritada
görmektesiniz.
Ay astrolojide sadece toplumu değil, kadınları da
anlatan semboldür. İçinde kadının olduğu tüm simgeler bu dönemde tartışma konusu
olabilir. Dikkat ederseniz, güneş dönüşü haritasında Ay aynı zamanda diğer bir
kadın sembolü olan Venüs’le de kare açı içindedir ve Venüs, haritada yükselen
burcun yöneticisi olarak, 12. evde durmaktadır. Venüs’ün 1. evdeki Merkür’le
olan karşılıklı etkileşimini, bu sorunların ve kısır döngülerin halka doğrudan
yansıması olarak görmek zor olmaz. 12. ve 1. ev arasındaki etkileşimlerde
birbirlerini destekleme yerine, 12. evin yıpratan ve sıkıntı getiren
eğilimlerini daha fazla görebiliriz.
Önümüzdeki aylar
Güneş dönüşü haritasından baktığımızda 29 Ekim’e
kadar hangi temaları bekleyebiliriz ? Bunu yılbaşındaki yazımda da ele almıştım.
21/5-22/6 arasında Meclis’e ait bitişler, sosyal
örgütler ve sivil hareketlerle ilgili huzursuzluklar, bölünmeler, politik
yaşamda ikilemler
22/6-21/7 arasında belirsizlik dönemi, beklemeler,
halkı huzursuz kılan temalar, toprak güvenliğine ait konular, elde olmayan
koşulların ağır basması (Burada dikkat çeken diğer bir şey, verilen seçim
tarihinin Güneş’in Yengeç burcuna geçtiği zamana çok yakın düşmesi ve bu nedenle
bu dönem haritasının önemli işaretler taşımasıdır) Bu dönemin sonu aynı zamanda
ülkemizin 2007/2008 güneş dönüşü haritasının da etkin hale gelmeye başladığı
zaman olduğu için, önümüzdeki aylara ait koşulların da temelinin atıldığı
görülecektir.
22/7-24/8 arasında gündemin halkın seçimlerine
odaklanacağı, yeni gelişmelerin filiz vereceği dönem. Bu dönemde liderlik,
otoriteler ve başkanlığa ait konular ve meclisteki şekillenme yeniden ülke
gündeminde olabilir. 16 Ağustos tarihi yakınları bu konularda kritik sayılır.
Tekrar etmek gerekirse, Temmuz son haftası ve
Ağustos’un ilk haftasından itibaren 2007/2008 dönüş haritası da kendi konularını
ortaya koymaya başlayacaktır. Bu haritanın getirdiği temaları aşağıda
okuyabilirsiniz.
24/8-24/9 arasında ekonomiye ve YTL’nin değerine
ilişkin gelişmeler. Tarım, toprağa ait gelirler ve işçileri içine alan konular.
Bu dönemde sınırdaş olduğumuz komşu devletlerle ilgili gelişmeler daha fazla
endişe kaynağı olabilir. Bu tarih aralığı ve özellikle 30 Ağustos civarı oldukça
sıkıntılı ve elde olmayan konuları, terörizmi ve gizli düşmanları yeniden açığa
çıkarabilecek, son derece huzursuz olarak görülmekte. Ayrıca 11 Eylül civarında
bu kez yukarıda söz ettiğimiz kadına ait konular, simgeler toplumda sıkıntı
yaratmaya başlayabilir. Aslında, bu tarih sonrasında, benzer konular özellikle
11 Aralık ve 5 Mart tarihleri civarında
da yansımalar yapacaktır.
24/9-24/10 arasında komşularla ilişkiler,
muhtemelen Kuzey Irak ve sınırdaş ülkelerle olan diplomatik koşullar, mücadele.
Dikkat edilirse, 29 Eylül tarihinde Mars ileride, 15 Kasım’da geri gitmeye
başlayacağı Yengeç burcuna geçecektir. Bu dönem ülke güvenliği ve savaşa ilişkin
konuları güçlü biçimde sergilemekte.
Yılın ikinci yarısında belirginleşen temalar
2007/2008 güneş dönüşü haritasında Terazi burcunun
20 derecesi yükselmekte. Bu derece “Yanan Yol”
bölgesinde kalmaktadır. Terazi işbirliğinin, denge arayışının ve daha çok
koalisyon eden güçlerin burcudur. Ancak yanan yolun dikkat çekiyor olması,
halkın huzursuzluğunu, tartışmaya ve şiddete yol açan konuların da gündemde
olacağını göstermektedir. Terazi gerçekten de politikacıları ve diplomatları çok
yakından ilgilendiren bir burçtur. Bu yeni dönemde ilişkiler, işbirliği ve
diplomasiye ilişkin konular büyük çapta dikkat çekici olacaktır. Terazi aynı
zamanda ülkemizin topraklarını, iç işlerini ve güvenliği anlatan 4. evinde yer
almaktadır. Bu gözle bakıldığında gerek ülke güvenliği, gerekse dış politika ele
ele giden kritik bir tablo sergilemektedir. Belki de bu dönem sadece iç
politikadaki tartışmaları ya da çekişmeleri değil, aynı zamanda sınırdaş
komşularla olan ilişkileri ve bizim toprak güvenliğimizi de gündeme
getirmektedir.
Ordu ve siyaset, toprak güvenliği ve savaş riski!
Güneş haritasında 10. evde Yengeç burcu yer alıyor
ve aynı zamanda Mars’ın da bu alanda, natal Asc ve Pluton’un ortanoktasında
olduğunu görmekteyiz. Türkiye yılın ikinci yarısında dünyada halka ve toprak
güvenliğine ait konularla güçlü biçimde gündeme gelmeye devam edecektir. Bu
alandaki Mars askeri seçenekleri ve yönetimin bu konudaki güçlü hassasiyetlerini
gösteriyor. Yengeç koruyan, endişe duyan ve muhafaza etmeyi isteyen bir burçtur.
Bu bir gece haritası olduğu için, Mars da geceye ait bir gezegen olduğundan,
böyle çok önemli bir evdeki etkisi kat kat belirgin (hayz) olacaktır. Kuşkusuz
hükümet ve TSK arasındaki ilişkilerin iyice zorlandığı bir dönemde, Mars’ın
böylesine etkin durumda olması gündemin çok sıcak olduğunu da anlatmaktadır. Tüm
bunlara ek olarak, Mars aynı zamanda dönüş haritasında idari gücü ve iradeyi
temsil eden Güneş’in de göstergesi durumundadır.
Bu haritada yıl yöneticisi Ay’dır ve Ay yukarıda
değindiğimiz gibi değişken burçlarda büyük kare içinde, 9. evd durmaktadır.
Halkın tercihleri ve tutumu yılın tüm konularında söz sahibi olacaktır. Ancak bu
alanda tek bir sesin değil, daha çok kısır döngüye ve tartışmalara giren,
düşünsel, felsefi, hukuki açmazları ortaya koyan tartışmaların olduğu
görülmektedir. Bu konum hem türban gibi kadına ait simgeleri hem de içinde
yenilenme ve değişim taşıyan enerjileri de beraberinde getirmektedir.
Ay-Venüs-Jüpiter-Uranüs arasında oluşan bu büyük kare toplumun tüm iletişim
kanallarında, medyada, üniversitelerde ve çalışma
alanlarında yapılan
uygulamaları gerginliğe sokar niteliktedir. İkizler burcundaki Ay toplumun
ikiliğini, gerginliğini ve bunu güçlü biçimde dışa vuran tepkiselliğini
yansıtmaktadır. Bu durum, hukuki platformlarda önemli tartışmalara yol açabilir.
Dikkat çeken diğer bir gösterge, Ay’ın Rigel adlı
yıldızla birleşim içinde olmasıdır. Bu yıldız özellikle eğitimle ve kendi
standartlarını üsteleyen bir tutumla ilişkilidir.
Haritada halkın durumunu açıklayabilecek diğer bir
gösterge yükselen burcun yöneticisi Venüs’ün 12. evde/Başak burcunda ve yine
büyük kare içinde oluşudur. Bu önemli sıkıntıları olan, kendini anlatmakta
zorlanan, sürekli tartışan, endişe eden, kısıtlı kalmış, iyice gerilmiş bir
duruma işaret etmekte.
Bu haritada ülke yönetimini daha fazla açıklayan
gezegen ise Jüpiter’dir. Jüpiter de büyük kare içindedir ve Yay burcunda,
haritada 3. evde kalmaktadır. Bu konum birden fazla şeyi açıklayabilir. İlki,
yabancılarla ilişkiler, uluslar arası konular ve hukuki sonuçların öne çıktığı,
mahkemeleri içine alan gelişmeler yönetimin önemli gündem maddelerini
oluşturacaktır. Jüpiter aynı zamanda haritada 6. evi yönettiği ve natalde de 6.
evden geçtiği için yine orduyu ve askeri yönetimle ilgili konularda
ilişkilendirmektedir. Kuşkusuz bu ilişkiler yine büyük karenin gerginliğini de
içine almaktadır.
Uzun vadede bilgi veren İlerletimler ne gösteriyor
?

Daha hızlı geçişleri ve trendleri ortaya koyan üçüncül ilerletimlerde, haritada
gördüğünüz gibi, Güneş Akrep burcunun son derecelerinde ve Ay-Neptün T-kare
içinde görülmektedir. Kuşkusuz bu durum, karmaşanın, sıkışmışlığın ve hali
hazırda yeni bir çözüm bulamamanın, bulanıklığın işaretedir. Güneş 17
Ağustos’ta Yay burcuna geçmeden önce, 12 Temmuz’da Satürn’le birleşecektir. Bu
devam eden sürecin en fazla bloke olduğu döneme işaret etmekte. Ağustos ayıyla
birlikte, Güneş’in Yay burcuna geçmesi uluslararası konuların, yabancılarla
ilişkilerin vurgulandığı bir dönemin başlayacağını göstermekte. Bu geçiş aynı
zamanda orduya ilişkin konuların da gündemden düşmeyeceğini, tam tersine
artabileceğini de simgelemekte.
Üçüncül ilerletimlerde Mars 2003 Temmuz’undan bu
yana Boğa burcunda geri harekettedir ve bu durum süregelen hükümetin dış
politikada toprağa ilişkin konularda daha fazla geri adım atma ve yeteri kadar
hareket edememe, bekleme durumunda olduğunu göstermektedir. Mars ancak 2008
Eylül’ünde düzgün hareketine geçecektir. Kuşkusuz bu durum PKK’ya karşı
girişimlerin önümüzdeki yıl yepyeni bir döneme girebileceğini de göstermekte.
Mars bu dönemde, ülkemizin natal haritasındaki Güneş’le de uzun bir süre karşı
karşıya kalacaktır. Bu dönem 2007 sonbaharından, 2009 sonbaharına kadar devam
edecektir. Bu göstergeler hiç huzurlu gözükmüyor ve savaşa ait konuları
çağrıştırıyor.
Pluton faktörü !
Nitekim 2008 Ocak ayından itibaren Pluton,
ülkemizin 7. evine geçecektir. Bu ev diplomasiyi, karşıtlıkları, açık
düşmanlıkları ve mücadeleyi temsil eder. 7. evden transit geçen Pluton çok uzun
vadeli bir temayı ortaya koyuyor ve bunun ilk işaretlerini 2008 Ocak ayından
itibaren görmeye başlayacağız. Pluton geçtiği alandaki konularla bir güç
savaşına ve bu nedenle yeniden doğuma yol açan, baskı yaratarak ilerleyen
güçtür. Bu alandaki konular artık hiçbir zaman eskisi olmayacaktır. Bu geçiş,
ülkemizin hem ABD ile hem de AB ile ilişkilerini önümüzdeki dönemde güçlü
biçimde yeniden şekillendirecek, adeta yerinden oynatacaktır. Kuşkusuz bu
transit ülkemizin güvenliği ve dış politikası açısından da bir kırılma zamanına
işaret etmektedir. Pluton bu transiti ile Yengeç burcuna geçtiği 1913-1914
yıllarında başlayan sürecin yani I. Dünya savaşının başladığı ve ardından
Osmanlı devletinin yıkılışının getirdiği temalarla da yakından ilişki içinde
olacaktır. Ülkemizin de haritasında Pluton bu nedenle yükselen burcunda yer
almaktadır. Öyle bir döneme doğru ilerlemekteyiz ki, bu yeni dönemde tarihsel
hafızamız ve bu hafızada yer alan eski travmaların hepsi birer birer
açılacaktır.
Daha yavaş hareket eden ve ana temaları açıklayan
ikincil ilerletimlerde ise, üzerinde çok defa durduğumuz gibi, artık
ilerletilmiş Güneş Kova burcuna geçmiştir. Bu yeni konum toplumun aktif
katılımını, sivil hareketleri ve reformları temsil etmektedir. Artık geçmişin
yönetim anlayışı ve muhafazakar temalar yerine, toplumu ve özgürlükleri daha
fazla kucaklayan bir politika doğmaktadır. Ayrıca ülkemiz 2008 Şubat başında,
ilerletilmiş haritada dolunay yaşayacaktır. Bu uzun vadede değerlendirildiğinde
son derece dikkat çekici bir dönüşe ve değerlendirme dönemine işaret etmektedir.
Dolunaylar hasat dönemi gibidirler.
Bundan 14 yıl önce atılmış olan
adımların sonuçlarnın net biçimde görülmeye başlandığı şartlara işaret ederler.
14 yıl önceki başlangıçlar bizi 1992 yılına götürür. 1992 CHP’nin yeniden
açılması ve Baykal’ın Genel Başkanlığa getirildiği yıldır. Kuşkusuz Kova-Aslan
ekseninde gerçekleşecek olan bu dolunay solda yeni bir şekillenmenin ve lider
değişiminin ufukta olduğunu da vurgulamakta.
İlerletilmiş Ay’ın Yengeç’te olduğu bu dönemde,
son iki yıldır milliyetçilik eğiliminin çok daha fazla güçleneceğini pek çok
kere ifade etmiştik. Bu tema 2008 Ocak ayına kadar gündemde güçlü biçimde
kalacaktır.
2007 Yengeç ve Terazi giriş haritaları

Politik atmosferin krize girdiği bu dönemde, seçimlerin yapılacağı yaz mevsimi
haritasına da bakmakta fayda var. Bu haritada Oğlak burcu yükselmekte. Oğlak
yönetimi, kurulu düzeni ve siyasi konuları anlatan bir burçtur ve ciddi bir
atmosfere işaret eder. Yönetici gezegeni Satürn ise 8.evde/Oğlak burcunda,
Neptün’le partil karşıt açıdadır. Satürn aynı zamanda Venüs’le de
birleşmektedir. 8. ev krizleri ve değişimi anlatan bir ev olarak, yönetime
ilişkin konuların, liderlik (cumhurbaşkanlığı) gibi önemli bir konuyle içiçe ve
sorunlu olduğunu zaten vurgulamaktadır. Burada Kova’da Neptün, halkın yönetime
karşı duruşunu ve Kova ideallerinin hassasiyetine işaret etmektedir. Halk bunu
kendi içinden, kendi gücünden çıkartmaktadır. (2. ev destekler, sivil örgütler,
Kova) Burada tam bir zıtlaşma ve uzlaşı gereği görülmekte. 4. evde/Koç
burcundaki Mars ise Neptün ve Satürn karşıtlığı ile açısal ilişki içinde
kalarak, TSK’nın getirdiği yeni gündeme işaret etmektedir.
Ayrıca bu haritada Ay, sadece Uranüs, Neptün ve
Pluto ile, jenerasyon gezegenleri ile açı içindedir. Bu ilginç durum, kollektif
bir hareketin, akılcı, pragmatist ve eleştirel bir durumun (Başak) ve halkın
tepkisel reaksiyonunun (Ay karşıt Uranüs) doğrudan bir yansımasıdır. Bu
haritada Merkür’e özellikle dikkat etmek gerekiyor. Çünkü Merkür hem yıl
yöneticisi durumundadır hem de Ay’la karşılıklı etkileşim içinde görülmektedir.
7. evdeki Merkür Uranüs/MC ve Ay/Mars orta noktalarının da üzerindedir, kısaca
patlamaya hazır bir bomba durumundadır. Bu huzursuzluğunda endişenin ve duygusal
durumunun (Yengeç) çok büyük bir payı vardır. Merkür bu konumuyla akılcı
davranamayabilir ancak Başak’taki Ay’la olan ilişkisi bu zayıf yönünü
toparlayabilmektedir.
9. ev/Başak burcu ve bu alandaki Ay, yasal
konularında toplumda huzursuzluk ve endişe yaratabildiğini açıklamakta.
Eğer yönetsel konulara bakacak olursak, MC 11.
evde/Akrep’te Meclisin konumuna ve Mars’ın bu noktayla olan uyumsuzluğuna
bakacak olursak, asker ve yönetim arasındaki iletişimsizliği yeniden görmüş
oluruz. Güneş-MC üçgen açısı meclisin iradesinin hala devam edebildiğini de
göstermekte.

Bu yılın Terazi giriş haritasında ise Yay burcu yükselmekte ve haritanın tepe
noktası Terazi burcunda Güneş’le 11.evde birleşmektedir. Kuşkusuz bu gösterge
Mecliste ortaklıkların, anlaşmaların ve siyasetin büyük bir rol oynayacağını
anlatırken, ülke gündemi uluslararası konular ve yukarıda sözünü ettiğimiz açık
düşmanlıklarla da yakından ilgili olacaktır. 7. evde İkizler burcundaki Mars’ın
Pluton ile yakın karşıtlığı yine bu durumun bariz göstergesidir.
Kısaca,
Öyle görülüyor ki, politik atmosfer önümüzdeki
aylarda oldukça kırılgan ve sonuç üretmekte zorlanan bir tablo ortaya koyabilir.
Transit Uranüs kendi bulunduğu dereceye dönerken ülkemiz yeniden doğum sancıları
yaşamakta. Ancak bu hemen yerine oturacak bir kararlılık içinde de gözükmemekte.
Tam tersine önümüzdeki dönemde, toplum daha fazla ikilem ve sorgulama içinde
olacaktır. Mecliste uzlaşı arayışları ve pazarlıklar beklemeliyiz.
Ancak aslında, tüm bunların ötesinde en önemli konu ve risk faktörü ülke
güvenliği ve ordunun içinde olacağı bu yönde bir sıcak müdahele potansiyelidir.
Uluslararası ilişkiler diğer bir gündem konusudur. Ülkemizin
güvenliğini ilgilendiren konular ve ordunun gündemde kalması, halkın gösterdiği
tepkiler ülkemizin yeni politik çizgisini baştan sona şekilendirmeye aday
gözükmektedir.
web:
www.hakankirkoglu.com
e-mail:
hkirkoglu@superonline.com
İstanbul-17.05.2007
http://sufizmveinsan.com
Bu yazı
http://www.hakankirkoglu.com'
dan Alınmıştır