-323-


Ne zaman bir Yahudi bir Müslümanla tek başına kalsa onu öldürmek istemiştir. ( İBN KESİR CİLT V /S.2436)

Sizin nefislerinizin,  sizin üzerinizde hakkı vardır. Doğrusu gözlerinizin de sizin üzerinizde hakkı vardır. Oruç tutun ve iftar yapın. Namaz kılın ve uyuyun. Bizim sünnetimizi terk edenler bizden değildir. ( İBN KESİR CİLT V/ S.2441)

Kafir dahi olsa mazlumun ahından çekininiz! Çünkü onun ahı ile Allah arasında perde yoktur. ( RAMUZÜL EHADİS/2057)

Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:

“Resulullah (sav)’ı; “Aşikare suç işleyenler hariç, ümmetimin hepsi bağışlanmıştır. Kişinin geceleyin bir günah işleyip, sonra Allah (c.c) onun bu ayıbını gizlemişken sabahleyin: “Ey falan! Dün gece ben şöyle şöyle yaptım” demesi de günahını açığa vurmasıdır. Rabbı ayıbını örterek geceyi geçirmişken O, “Allah’ın ayıbına çektiği perdeyi kaldırarak sabahlıyor” buyururken işittim.” (BUHARİ- MÜSLİM)

Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:

“Hz Peygamber (sav)’in huzuruna içki içmiş bir adam getirilmişti. Nebiyi Muhterem:

“Ona vurunuz” buyurdular. Ebu Hureyre der ki ”Bu emir üzerine kimimiz eliyle vuruyor, kimimiz ayakkabısıyla vuruyor, kimimiz de elbisesiyle vuruyorduk. Adam (cezasını çekip)  ayrılınca orada bulunanlardan biri;

“Allah seni kahretsin”  diye bedduada bulundu. Allah Resulü;

 “Böyle söyleyip de şeytana yardımcı olmayın” buyurdular” (BUHARİ)

Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselam'ın kılıncının kabzasında şu ibareyi bulduk. "Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap! Aleyhine de olsa hakkı söyle!" ( KÜTÜB-İ SİTTE /5803)

Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın zevce-i paklerinden Ümme Seleme Bintu Ebi Ümeyye radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam zamanında insanlar namaza durdukları vakit hiçkimsenin nazarı ayaklarını bastığı yerden ileri geçmezdi. Resulullah aleyhissalatu vesselam vefat edince insanlar namaza durunca hiçbirisinin nazarı alnını koyduğu yerden ileri geçmezdi. Sonra Hz. Ebu Bekr vefat etti, Hz. Ömer devri geldi. Bu devirde insanların nazarı kıbleden dışarı çıkmadı. Hz. Osman halife olunca fitne başladı, insanlar da sağa sola bakmaya başladı." ( KÜTÜB-İ SİTTE / 6469)

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına girmek üzere izin istedi. Bu sırada Aleyhissalatu vesselam yatağı üzerinde yatmakta idi. Üzerinde benim bürgüm vardı. Resûlullah halini bozmadan izin verdi. (Konuştular), meselelerini hallettiler. Hz. Ebu Bekr gitti. Bir müddet sonra Hz. Ömer girmek için izin istedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm aynı halini hiç değiştirmeden ona da izin verdi. Ömer'in ihtiyacını da gördü. Sonra o da gitti.

Bir müddet sonra Osman izin istedi. Bu sefer Aleyhissalatu vesselam yatağında doğrulup oturdu. Üstünü başını düzeltti. Bana da: "Elbiseni üzerine topla!" emretti. Ve ona da girmesi için izin verdi. Onun da ihtiyacını gördü. Osman da gitti.

O gidince ben dayanamayıp: "Ey Allah'ın Resûlü! Ebu Bekir ve Ömer gelince istifini bozmadığın halde Osman gelince kendine çekidüzen verdin. Sebebi nedir?" diye sordum. Dedi ki:

"Osman çok utangaç birisidir. Ben istifimi hiç bozmadan eski halimde iken içeri aldığım takdirde arzusunu açmadan gideceğinden korktum."

Bir rivayette: "Kendisinden meleklerin haya duydukları bir kimseden ben haya duymayayım mı?" demiştir. ( KÜTÜB-İ SİTTE /4368)

Zeyd İbnu Erkam radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular: "Ben kimin dostu (mevlası) isem, Ali de onun dostudur." (KÜTÜB-İ SİTTE /4374)

    İstanbul -25. 07.2006
http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail