-332-


Nefsim kudret elinde olan (Allah) a yemin ederim ki ben kendisine nefsinden, ailesinden, malından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkca sizden birisi hakkıyla iman etmiş olmaz. (İBN KESİR CİLT VII S/3280) 

Allah Taala’ya istiğfarda bulunduğu sürece kul, Allahın azabından emindir. (İBN KESİR CİLT VII S/3289)

 “Alim olmadan, emrettiğim şeyi (n içyüzünü) bilmeden, sakın marufu emredip münkerden nehyetmeyesin.” ( RAMUZÜL EHADİS/ 5784)

Ebu Musa Eş'ari'den (r.a.) nakledildiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Muhakkak mümin için Cennette içi boş bir tek inciden bir çadır vardır. Boyu altmış mildir. Mümine mahsus aileler vardır ki mümin onları dolaşıp ziyaret eder, fakat onlar birbirlerini görmezler." (HADİS)

Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivayet ettiğine göre:
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil Allah Adem'i kendi suretinde yarattı. Onun boyu altmış arşındır. Adem'i yaratınca: Haydi git de şu cemaate selam ver. Onlar oturan bir grup melekti. Sana ne cevap vereceklerini iyi dinle. Çünkü bu, hem senin, hem de zürriyetinin selamı olacaktır, buyurdu. Bunun üzerine Adem gitti ve melekler topluluğuna: -esselamu aleyküm (selam size) dedi. Onlar da: -esselamu aleyke ve rahmetullah (selam ve Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun) diye karşıladılar. Ve selamlarına "Ve Rahmetullah" cümlesini ziyade ettiler. Cennete giren herkes Adem'in suretinde ve altmış arşın uzunluğunda olacaktır. Ama Adem'den sonra insanlar ta şimdiye kadar kısalmaya devam etmiştir." (HADİS)

Ebu Musa(ra) anlatıyor:

’’Hz. Peygamber(sav)buyurdular ki:

Bu Kur’an’ı çokça tekrar edin. Muhammed’in canı kudreti altında olan Allah’a yemin ederim ki Kur’an’ın hafızadan kaçması, bağlı devenin ipinden boşanıp kaçmasından daha çabuktur. ’’ (BUHARİ, MÜSLİM)

Ebu Davud'da Harise radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:
"Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer." ( KÜTÜB-İ SİTTE /5106)

Nu'mân İbnu Beşir radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Cehennemliklerin azab cihetiyle en hafif olanı, ayağında ateşten bir nalın ve nalın bağı olan kimsedir ki, ayağındakiler sebebiyle, tıpkı tencerenin kaynaması gibi, başında dimağı kaynar. Öyle tahammülfersa bir azam duyar ki, azabca insanların en hafifi olduğu halde, kendinden şiddetli azab çeken olmadığını zanneder." ( KÜTÜB-İ SİTTE /5107)

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Tâif günü Hz. Ali radıyallahu anh'ı çağırdı ve onunla hususi konuşma yaptı. (Bu görüşme o kadar uzadı ki) halk: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm amcasının oğluyla görüşmesini uzattı" dedi. (Resûlullah bunu işitince):

"Onunla hususi görüşmeyi ben (kendi arzumla) yapmadım. Allah'ın arzusu ve emri ile Resûlü) yaptı" açıklamasında bulundu." ( KÜTÜB-İ SİTTE /4378)

    İstanbul -10. 10.2006
http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail