- 418-


Güneş ve ay Allah’ın ayetlerinden iki ayettir. Ve bunlar ne bir kimsenin ölümü, nede yaşaması için tutulurlar. Ancak Allah Azze ve Celle onları göndererek kullarını korkutur. Güneş ve ayın tutulduğunu görürseniz, Allah’ın zikrine dua ve istiğfara koşun. Sonra buyurdu ki Ey Muhammed ümmeti; Allah’a and olsun ki sizin hiç biriniz kölesi ve cariyesinin zina etmesinden Allah’tan daha kıskanç değildir. Ey Ümmet-i Muhammed Allah’a andolsun ki eğer siz, benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız. (İBN KESİR CİLT IX / S.4786) 

Mü’min; şeytanları öylesine yorar ve ezer ki; tıpkı sizde birinizin yolculukta devesini yorup ezdiği gibi. (İBN KESİR CİLT IX / S.4793)

dku sadakatla tevbe yapan hiç günah yapmamış gibidir. (İLAHİ EMİRLER S.395)

Her ezan ile kamet arasında, dileyen için namaz vardır. (TIRMIZİ CİLT I NO; 185)

Ebu Hureyre (ra)’den;Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu; “Allah, yüksek sesle ve makamla Kur’an’ı okuyan güzel sesli bir peygamberi dinlediği kadar başka bir sesi dinlemez.” (BUHARİ, MÜSLİM.EBU DAVUD)

Sa'îd İbnu Cübeyr (radıyallahu anh) anlatıyor: "İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'a: "Bir mü'mini kasden öldürenin tevbesi makbul olur mu?" diye sordum da bana "Hayır!" diye cevap verdi. Ben de kendisine, Furkân suresindeki: "Onlar ki Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana kıymazlar... Ancak tevbe eden, inanıp, yararlı iş işleyenlerin, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah bağışlar ve merhamet eder" (Furkan, 68-70) ayetini okudum. Bana şu cevabı verdi. "Senin okuduğun ayet Mekke'de nâzil olmuştur. Onu Medine'de nazil olan: "Kim bir mü'mini kasden öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir..." (Nisa, 93) ayeti neshetmiştir." (KÜTÜB-İ SİTTE / 563)

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Şu âyet: "Onlar Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar, zina etmezler. Bunları yapan, günaha girmiş olur. Kıyamet günü azabı kat kat olur, orada alçaltılarak ebedî kalır" (Furkan 68-69) ayeti Mekke'de nazil olduğu zaman müşrikler şöyle dediler: "İslâmiyet bize ne bahşediyor? (Hep azab vaad etmekte. Zira) biz Allah'a şirk günahını işledik. Allah'ın haram ettiği cana kıydık, diğer bir çok kötülüklere bulaştık." Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk şu ayeti indirdi: "Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş işleyenler var ya, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah bağışlar ve merhameteder" (Furkan 70).

Bir rivayette şu ziyade var. "Kim İslâm'a girer ve onu idrak eder, sonra da katil olursa onun tevbesi kabul olmaz." (KÜTÜB-İ SİTTE / 564)

Nesâî ve Tirmizi'den gelen bir rivayette şöyle denir: "İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)'a bir mü'mini kasıtlı olarak öldürüp sonra tevbe edip, imana giren, güzel ameller işleyen ve hidayete eren bir kimse hakkında soruldu. Şu cevabı verdi: "Buna nasıl tevbe olur? Ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i şöyle söylerken işittim: "Maktûl, avurtları kana bulanmış olan kâtile asılı olarak getirilir. Kâtili şöyle şikayet eder: "Ey Rabbim, buna sor bakalım beni niçin öldürdü, suçum ne idi?" İbnu Abbas (radıyallahu anh) ilave etti: "Allah'a kasem olsun, Allah bu hükmü indirdi, fakat neshetmedi." (KÜTÜB-İ SİTTE / 566)

 

   İstanbul -18. 06.2008
http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail