- 481-


İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ashabından bazılarına (radıyallahu anhüm), rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazan'ın son yedisinde olduğu gösterildi. Rüyaları kendisine anlatılınca Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm): "Görüyorum ki, rüyanız son yediye tekâbul etmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın" buyurdu." (BUHARİ)

Kadir suresini okuyana, Ramazan-ı Şerifte oruç tutan ve Kadir Gecesini ihya eden kişinin sevabı verilir. (HADİS)

Allah Taala, Kadir Gecesini ümmetime hediye etmiş, ondan önce kimselere vermemiştir. (HADİS-İ ŞERİF)

Ebû Saîd-i Hudr (r.a.) den Şöyle rivâyet edilmiştir:

 (Bir sene) Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem ile berâber Ramazan'ın aşr-ı evsatında i'tikâf etmiştik. Resûlullah yirminci (gün) ün sabahı (i'tikâf mahallinden) çıktı, bize bir hutbe îrâd etti de müteâkıben şöyle buyurdu: - (Menâmında) bana Leyle-i Kadr (in bütün alâmâtı) gösterildi. Sonra unutturuldu. Yâhud ben onu unuttum. (Ashâb'ım!) Siz leyle-i Kadr'i Ramazan'ın aşr-ı ahîrinde, tek (gece) de arayınız!. Ben (menâmımda) kendimi su ve balçık içinde secde eder gördüm. Kim ki (benimle yâni) Resûlullah salla'llahu aleyhi ve sellem ile i'tikâf ediyorsa, şimdi (i'tikâf mahalline) çekilsin! (buyurdu). Biz de yerlerimize çekildik. (Hava açıktı;) gökte bir bulut parçası (bile) görmüyorduk. Sonra bir bulut parçası geldi. (Yirmi birinci gece gökten şiddetli bir) yağmur boşandı. Hattâ Mescid'in sakfı (Resûlullah'ın secde mahalline) aktı. Mescid'in sakfı hurma ağacından idi. (Sabah) namazı kılındı. Ben Resûlulllah salla'llahu aleyhi ve sellem'in suya ve balçığa secde ettiğini (gözümle) gördüm. Hattâ (namazdan döndüğünde Resûlullah'a baktım;) salla'llahu aleyhi ve sellem'in alnında (ve burnunda) çamur eseri gördüm. (SAHİH-İ BUHARİ NO: 948)

Resululah (s.a.v.) kadir gecesinde şu duayı okumayı tavsiye buyurmuştur.

“Yarabbi, şüphesiz sen affedicisin ve affı seversin; beni de affet” (RİYAZܒS-SALİHİN, NO: 1194)

 

Ümmü'l-mü'minîn Âişe (r.a.): Şöyle dediği rivâyet edilmiştir: (Ramazan'ın) aşr-ı ahîr (i) girince, Nebî salla'llahu aleyhi ve sellem (ibâdet husûsunda) ciddî bir sa'y ü ictihâd arzerderdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de (ibâdet için) uyandırırdı. (SAHİH-İ BUHARİ NO: 951)

 

Ebû Hüreye (Radıyallâhü anh’ den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallailahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir :

«Ramazan hilâlini gördüğünüz zaman oruç tutunuz ve Şevval hi­lâlini gördüğünüz zaman iftar ediniz (bayram yapınız.) Eğer hava bulutlu ise otuz gün oruç tutunuz.» (İBN-MACE NO; 1655)

 

Faydalandığınız her ferdin fıtr sadakasını veriniz. (İHYA-İ ULUMUDDİN CİLT I, S; 585)

 

Aişe (Radıyallâhü ankâ)'dan. Şöyle demiştir:

Biz, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem'in yanındayken (Ramazan ayında) aybaşı âdetini görürdük. (Temizlendikten) sonra bize (tutmadığımız günler sayısınca) orucu kaza etmemizi emre­derdi." (İBN-MACE NO; 1670)

 

Diline sahip olan, evinde huzur bulan ve hatasına (günahına pişman olup) ağlayan kimseye müjdeler olsun.(TABERANİ)

   İstanbul -10. 09.2009
http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail