Hikmet
5. Bölüm


Ahmed HULÛSİ – “DOST’TAN DOSTA” :

-Nefsine bağladığı fiillerin, özünde ‘’Kulluk’’tur; hükümde, ‘’şirk’’!.

"NEFS"e bağladığın fiiller, özünde ‘’Kulluk’’tur; hükümde, ‘’hikmet’’!. (679)

-İsyan etme; hikmetini görmeyi bekle!.(931)

-Hikmeti nerede bulunsanız alınız; zira "özbenliğinizin" vasfıdır!. (174)

-Hikmetleri tesbit, seslenişe vasıta olabilmeniz nisbetindedir.(61)

-Değerlendirmek, hikmetini idrâk ve gereğini tatbik etmekle mümkündür.(32)

-Câhil, suçlar!. Arif, hikmetini idrâk etmeye çalışır!.(781)

-Hikmet, yaradılışın sırrına erenin ağzından dökülen sözlerdir. (189)

-’Hikmet’’, velinin sükûtunda; ‘’Ârifi billah’’ın seslenişindedir!. (190)

-HİKMET, basitlik kavramını yok etmiştir!. (37)

-Doğayı duygularında değil, hikmetle değerlendirebilirsin. Öyle ise, hikmet sahibi     ol!.(245)

-Kendisinde açığa çıkan ilim ile yetinen, orada kalır ve ötesinden mahrum olur. Oysa açığa çıkan ilim ve hikmet, açığa çıkmamışlar yanında bir damla gibidir!.     (1227)

-İlim ve hikmetin ötesine ulaşmak isteyen, hiç bir zaman eline geçenle yetinmemeli; daima ötesini "NİYE" kelimesiyle araştırmalıdır!. (1153)

-Hikmet’’, ehli için pırlanta; gayrı için taştır!. (175)

-Mârifet, pırlantayla - taşı ayırt etmek, değil; pırlantaları değerlendirebilmektir!. (176)

Av.Asuman BAYRAKÇI-Ahmed HULÛSİ’de KAVRAMLAR:

http://www.allahvesistemi.org
/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/hikmet/index.htm

Allah’ı bilmede “Alim” ve “Hakim” isimlerinin mânâlarının kişiye açılması çok önemlidir.

Fakat, Allah’ı bilmede “Halim” isminin rolü, bunların hepsinin üstünde, fevkindedir.

“Halim” ismini biz hilm kelimesinden gelen biçimde “yumuşaklık, hoşgörü, anlayışlı olma” gibi değerlendirebiliriz. Halbuki bu verdiğimiz anlam, beşeriyet itibariyle böyledir.

Peki Allah’ın ismi “Halim” olduğuna göre, Allah niye hoşgörülü, yumuşak, “Halim”? Burayı düşünmemiz lâzım…

Yunus’un dediği gibi, “Yaratılmışı hoşgörürüm, yaratandan ötürü” diyor.

Yaratılmışı hoşgörüyor…

 

Peki Allah niye yaradılmışı hoşgörüyor acaba?

O yaratılmışı yaratan kim?

Allah…

O’nu öylece yaratan kim?

Gene Allah…

Peki Allah, gereksiz, hatalı, yanlış imalâtta mı bulunmuş?

Hâşâ…

Hâşâ sözü bana şunu hatırlattı…

“Dedi: Sarhoş musun?

Dedim: Hâşâ! Postu meyhaneye serenlerdenim.”

Böyle bir deyiş var… Bunu hatırlatıyor ”hâşâ” sözü bana.

Allah, hatalı, kusurlu, eksik, yanlış yaratmaz!.

Allah’ın her yarattığı tam bir mükemmeldir!.

Mükemmelden de mükemmel olmayan iş sâdır olmaz.

Tam bir mükemmel yarattığına göre Allah, mükemmel olmayan bir şeyin o varlıktan meydana gelmesi mümkün olmaz.

Öyleyse Allah indinde mükemmel olmayan bir şey mevcut değildir.

Mükemmeliyeti göremiyorsak, bizim “mükemmeliyeti görememe mükemmeliyeti”yle yaratılmış olmamızdandır o.

Biz çevremizde, karşımızda, yaşamımızda mükemmel olmayan şeyler görüyorsak, o bizim o mükemmeliyeti görmeme kemâlâtıyla yaratılmış olmamızdandır.

Allah, sebepsiz, hikmetsiz hiç bir şey yaratmadığına göre, bizimse her sebebi ve hikmeti göremeyişimize göre, işte bu yüzden, eksik, noksan, kusurlu görme hali içine düşeriz.

Düşmeliyiz ki bu kesret, bu çokluk âlemi oluşsun.

Ama bu bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir.

“Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir, buna kanmayın!” diyor Kitap’ta.

Oturmuşsun rahat koltuğa, tiyatroyu sahnede seyrederken, oyunu seyret ama oyunculara kızma.

Çünkü senaryo öyle yazıldı senarist tarafından.

Biliyorsun ki, o oyuncu onu dövüyorsa, tekmeliyorsa, sövüyorsa, seviyorsa senaryo öyle yazıldığı içindir.

Câhilsen, gâfilsen oyuncuya kızarsın...

Ama biliyorsan, biliyorsun ki,,,  o oyuncu rolünün gereğini yapıyor, böyle bir oyun kurmuşlar; seyredersin.

Bu varlıkta mutlak tasarruf sahibi olan Allah ise, elbette ki dilediği senaryoyu yazmakta, dilediğine dilediği rolü vermekte, dilediğini dilediği gibi değerlendirmekte faili muhtardır, faili hakikidir ve bu anlayışla ben, Allah’ı anlayıp, değerlendirmezsem, ben çok mükemmel bir müşrik olarak, mükemmel bir şirk ehli olarak bu dünyadan geçer giderim.

İster rahmet oku ardımdan, ister okuma hiç bir faydası da yok!.

Yansıtan: Hamdi Cenik
hamdicenik@hotmail.com
İstanbul -03
.10.
2006
http://sufizmveinsan.com

 


Üst Ana sayfa e-mail