Kütüb-ü Sitte'den Alıntılar
65.Bölüm


8-144/2279- İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ): “Kim Allah’ın haram kıldığını haram kılmaktan hoşlanırsa nebîz’i haram kılsın” dedi.”Bir rivayette, Kays İbnu Vehb ona: “Benim bir küpcüğüm var, içerisine şıra koyuyor, şıra kaynayıp durulunca içiyorum” dedi. (İbnu Abbâs) cevaben: “Bu söylediğin şey ne zamandan beri içeceğini teşkil etmekte?” diye sordu. Kays: “Yirmi yıldan beri” deyince, İbnu Abbas: “Öyleyse uzun zamandır, damarların su ihtiyacını pislikten gördü” dedi.”

8-160 , 161 Sayfa : “Hz. Peygamber buyurur ki: “Kötülüklerin anasından sakının. Zîra sizden önce yaşayanlar arasında çok dindar bir zat vardı, hep ibadet eder, bu maksadla insanları da terkederdi. Bir kadın ona musallat oldu. Bir hizmetçisini yollayarak: “Bir hususta şahitlik yapmak üzere bana bir uğrayıver” diye kendisine haber yolladı. Adam kabul ederek kadının evine girdi. O eve girince kadın bütün kapıları kapattırarak odasına aldı. Adam bir de ne görsün, karşısında kendisini beklemekte olan çok güzel bir kadın var. Kadının yanında bir çocuk ve içerisinde içki bulunan bir de kap vardı. Adama: “Seni buraya şahitlik falan için çağırmadım, (Allah’ı inkar etmen veya) bu çocuğu öldürmen veya bu şaraptan içmen veya benimle yatman için çağırdım. İtiraz edecek olursan imdat diye çığlık atıp seni rezil edeceğim” der. Adamcağız meselenin ciddiyetini anlayarak bunlardan birini yapmaktan başka çıkar yol olmadığı kanaatine varır. Belayı en ucuz atlatma yolu olarak şaraptan içmeyi tercih ederek: “Bir kadeh şarap ver” der. Kadın verir. Adam “Bir kadeh daha” der.
Derken sarhoş olarak kadınla temasta bulunur (kendisini küfre atan sözler sarfeder) ve çocuğu da öldürür. (Sonra kadın ona: “Kasem olsun sarhoş olunca önceden yapmam diye reddettiğin bütün tekliflerimi eksiksiz yaptın” der.)Şu halde hamr’dan kaçının. Allah’a yemin olsun, imanla hamr ibtilası, bir adamın göğsünde ebediyen bir araya gelmez. Bunlardan biri diğerini göğsünden mutlaka çıkaracaktır.”Bir başka hadiste de: “Hamr bütün ahlaksızlıkların (fevâhiş) anasıdır ve büyük günahların en büyüğüdür. Onu içen, annesine, teyzesine ve halasına saldırabilir” der.

8-170 . Sayfa : Resûlullah  (aleyhissalâtu vesselâm) Efendimiz şöyle buyurur: “Ümmetim beş şeyi helâl addederek benimserse tarumar olur: “Birbirlerine lânet oku(yarak karşılıklı sevgi ve saygıyı kaldırı)rlarsa, içkilere dalarlarsa, ipek giyerlerse, çalgıcı dansözler ittihaz ederlerse, erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla iktifa ederlerse.”

8-174,175/2299 - Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allahu Zülcelâl hazretleri buyurdu ki: “Biridiğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim.”  Rezîn şunu ilave etmiştir: “... şeytan gelir.”

8-176/2301 - Zühre İbnu Ma’bed, ceddi Abdullah İbnu Hişam’dan naklen anlatıyor: “Abdullah Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı görmüş idi. Annesi Zeyneb Bintu Humeyd onu (Abdullah’ı) Resûlullah’a götürüp şöyle dedi:”Ey Allah’ın Resûlü; bundan biat al!” Aleyhissalâtu vesselâm efendimiz:”O henüz küçük!” deyip başını okşadı, bereketle dua etti.Onu (Zühre İbnu Ma’bed’i) ceddi Abdullah İbnu Hişam çarşıya çıkarır, yiyecek satın alırdı. Bir gün, ona İbnu Ömer’le, İbnu’z-Zübeyr (radıyallâhu anhümâ) rastladılar:”(Satın aldıklarına) bizi de ortak kıl, zîra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sana bereketle dua buyurdu!” dediler. O, (bu teklifi kabul ederek) onları ortak yaptı.(Abdullah İbnu Hişam o duanın bereketine) bazan bir deve yükü kâr ederdi de olduğu gibi eve gönderirdi.”

8-212/2318- Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in şöyle söylediğini işittim:”Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?””Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!” Aleyhissalâtu vesselâm:”İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler” buyurdu.”

8-213.Sayfa : Resûlullah Efendimiz buyurdular ki : “Beş vakit namaz, büyük günahlardan içtinab edildiği müddetçe arada işlenen günahlara kefarettir.”
8-214,215 / 2320- Ebû Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:”Ey Allah’ın Resûlü, ben bir hadd işledim, bana cezasını ver!” dedi. Resûlullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtu vesselâm yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama:”Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?” buyurdu. O:”Evet ey Allah’ın Resûlü!” dedi. Efendimiz:”Sonra da bizimle namaz kıldın mı?” diye sordu. Adam:”Evet ey Allah’ın Resûlü!” deyince, Efendimiz: “Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri haddini -veya günahını demişti- affetti” buyurdu.”

8-222/2325- Hz. Huzeyfe (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı herhangi bir şey üzecek olursa namaz kılardı.”

8-222/2326- Abdullah İbnu Selmân, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashabından birisinden naklediyor: “Hayberin fethedildiği gün bir adam Hz. Peygamber’e gelerek:”Ey Allah’ın Resûlü, bugün ben öyle bir kâr ettim ki böyle bir kârı şu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamıştır” dedi. Efendimiz:”Bak hele! Neler de kazandın?” diye sordu. Adam:”Ben alıp satmaya ara vermeden devam ettim. Öyle ki üçyüz okiyye kâr ettim dedi. Aleyhissalâtu vesselâm efendimiz:”Sana kârların en hayırlısını haber vereyim mi?” diye sordu. Adam:”O nedir, ey Allah’ın Resûlü?” dedi. Efendimiz açıkladı:”(Farz) namazdan sonra, kılacağın iki rekattir.”

İstanbul - 28.12.2004
http://sufizmveinsan.com


Üst Ana sayfa e-mail