Teslimiyet!...
1. Bölüm


Körleri de sapıklıklarından (vazgeçirip) doğru yola iletemezsin.
Ancak teslimiyet göstererek âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin
.
RÛM Sûresi - 53. Âyet- Diyanet Açıklamalı Meali.

"Bana baş kaldırmayın, teslimiyet gösterip bana gelin, diye (yazmaktadır)".
NEML Sûresi - 31. Âyet- Diyanet Açıklamalı Meali.

Muhakkak ki Allah ve Melâikesi Peygambere hep salât ile tekrim ederler, ey o bütün iyman edenler! haydin ona teslimiyyetle salât-ü selâm getirin.
AHZÂB Sûresi - 56. Âyet- Elmalılı (Orijinal) Meal.

Öyle ya, (Allah'a) teslimiyet gösterenleri, (o) günahkârlar gibi tutar mıyız hiç?
KALEM Sûresi - 35. Âyet- Diyanet Açıklamalı Meali.

İçimizden teslim olanlar da vardır, kendilerine yazık edenler de.
Kim teslim olursa; işte onlar, doğru yolu aramış olanlardır.

CİN Sûresi - 14. Âyet- İ. Kesir Meali.

Bedeviler, "Biz imân ettik" dediler.
De ki:
"Siz îmân etmediniz, fakat teslim olduk" {yani, lisân ile ikrar ettik}
deyin!
HUCURÂT Sûresi
-14.Âyet- Kur’an Terimleri Sözlüğü-Mukâtil b. Süleyman.

Yok, yok rabbına kasem ederim ki onlar aralarında çıkan çapraşık işlerde seni hakem yapıb sonra da verdiğin hükümden nefislerinden hiç bir darlık duymaksızın tam bir teslimiyyetle teslim olmadıkça iyman etmiş olmazlar.

NİSA Sûresi - 65. ayet - Elmalılı (orijinal) Meal.

Daha Allah dininin gayrısını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa hepsi ister istemez ona teslim olmuş hep döndürülüb ona götürülüyorlar.
ÂLİ IMRÂN Sûresi- 83. Âyet- Elmalılı (Orijinal) Meal.

Resûlüm! De ki:
Bana Rabbimden apaçık deliller gelince, sizin Allah'ı bırakıp o taptıklarınıza kulluk etmem bana yasaklandı ve
bana âlemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.
MܒMİN Sûresi
- 66.Âyet -Diyanet Meali.

O : "Rabbim! Bana Sâlihlerden olacak bir evlat ver", dedi. (37/100)
İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik. (37/101)
Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince:
Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben:
Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi. (37/102)
Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca. (37/103)
Biz ona: " Ey İbrahim!" diye seslendik. (37/104)
Rüyayı gerçekleştirdin.Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız
. (37/105)
Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır. (37/106)
Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. (37/107)
(Saffat Sûresi’ nin bu âyetleri Diyanet Mealinden alınmıştır.)

Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbâta indirilene, Musa ve İsa'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah'a teslim olduk" deyin.
BAKARA Sûresi-136.Âyet- Kur’an-ı Kerim Fihristi- www.ikraislam.com

Alkame hazretlerinin İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'dan naklettiğine göre,
İbnu Mes'ud,:
"...Kim Allah'a iman ederse (Allah) onun kalbini doğruya götürür.." (Teğâbün,11) meâlindeki âyetle ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:
"Bunlar kişinin mâruz kaldığı musibetlerdir. İnanan kişi, (Allah'ın lütfü ve keremi ile) bu musibetlerin Allah'tan olduğunu bilir, Allah'ın takdirine teslimiyet gösterip, razı olur (ve sabreder)."

Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza başlarken tekbir getirir, sonra (bazan) şunu okurdu:
"İnne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi Rabbi'l-âlemîn. Lâ şerîke lehu ve bi-zâlike ümirtü ve ene evvelü'l-müslimîn. Allahümmehdinî li-ahseni'l a'mâli ve ahseni'l-ahlâki. Lâ yehdî li-ahseniha illâ ente. Ve kınî seyyie'l-a'mâl ve seyyie'l-ahlâk. Lâ yakî seyyiehâ illâ ente.

(Namazım, ibâdetim hayatım ve ölümüm âlemlerin Şeriksiz Rabbi Allah içindir. Ben bununla emr olundum. Ben bu emre teslim olanların ilkiyim.
Ey Allah'ım, beni amellerin ve ahlâkın en iyisine sevket. Bunların en iyisine senden başka sevkeden yoktur. Beni kötü amellerden ve kötü ahlâktan koru, bunların kötülerinden ancak sen korursun."

Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), rükü yaptığı zaman:
"Allahümme leke reka'tu ve bike âmentü ve leke eslemtü ve aleyke tevekkeltü ente Rabbiye, haşaa sem'i ve basari ve lahmî ve demi ve izâmi lillâhi Ràbbi'l-âlemin.
(Ey Allah’ım sana rükü yapıyorum, sana inandım, sana teslim oldum, sana tevekkül ettim. Sen Rabbimsin, kulağım, gözüm, etim, kanım ve kemiklerim Âlemlerin Rabbi olan Allah önünde haşyette, tezellüldedir."
(Tezellül:Kendini hor ve hakir gösterme, zillete katlanma.)

Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) secde ettiği vakit şöyle dua okurdu: "Allah’ım sana secde ettim, sana inandım, sana teslim oldum. Yüzüm de, kendisini yaratıp şekillendiren, ona kulak, göz takan yaratanına secde etmiştir. Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir" (Hacc 14).

Hz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) teheccüt namazı kılmak üzere geceleyin kalkınca şu duayı okurdu:
"Allah’ım, Rabbimiz!
Hamdler sanadır. Sen arz ve semâvatin ve onlarda bulunanların kayyumu ve ayakta tutanısın, hamdler yalnızca senin içindir.
Sen semâvat ve arzın ve onlarda bulunanların nûrusun, hamdler yalnızca sanadır. Sen haksın, va'din de haktır. Sana kavuşmak haktır, sözün haktır. Cennet haktır, cehennem de haktır. Peygamberler hàktır, Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) de haktır. Kıyamet de haktır.
Allah’ım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana tevekkül ettim. Sana yöneldim. Hasmına karşı senin (bürhanın) ile dâva açtım. Hakkımı aramada senin hakemliğine başvurdum. Önden gönderdiğim ve arkada bıraktığım hatalarımı affet. Gizli işlediğim, aleni yaptığım, benim bilmediğim, senin benden daha iyi bildiğin hatalarımı da affet! İlerleten sen, gerileten de sensin. Senden başka ilah yoktur".

Ahmed HULÛSİ- AKIL VE İMAN-Sayfa:72-73
"Nefs"inin hakikatını bildikten sonra da, nefsinin hakikatına ermesi için dahi, o hakikatı yaşayan birini bulup, ona varlığını teslim etmesi gerekir; ki, bu teslimiyet gerçekte kişiye değil, "ALLAH"a olan teslimiyet tir!...
Çünkü o hakikatı yaşayan kişide gören göz, söyleyen dil. işiten kulak, tutan el, yürüyen ayak "ALLAH"`a aittir. Dolayısıyla, bu vasıflarla vasıflanmış kişiye olan teslimiyet ancak ve ancak "ALLAH"'a olan teslimiyet tir!.
"ALLAH"a teslimiyet, hayaldeki, varsayılan bir kavrama teslimiyetle olmaz!..
ALLAH"a teslimiyet RASULULLAH`a teslimiyet ile mümkündür:
"ALLAH`A VE RASULE UYUNUZ"

ayeti bunun sonucudur.
Ben kendi düşüncemdeki "ALLAH"a teslim oluyorum, diyen kişi; ben Rasûlullah’ı kabul etmiyorum, ben Rasûl’süz "ALLAH"'a teslim oluyorum diyen kişiye benzer!
Halbuki; Rasûlullah’a gerek olmadan "ALLAH"a vâsıl olmak, "ALLAH"ı bilmek idrak etmek hiç mümkün değildir!

Derleyen: Hamdi Cenik
İstanbul -06
.
12.2005
http://sufizmveinsan.com

 


Üst Ana sayfa e-mail