YOLCULUK


 Rasûlullah (s.a.s.)  buyurdular ki:

—Allah’ım! Ümmetimin (sabah) erkenden başladıkları işlerini bereketli kıl!  (Ebu Dâvûd, Cihâd, 78)

Kâb İbnu Mâlik (r.a.d)anlatıyor:

—Rasûlullah (s.a.s.)  hep perşembe günleri yola çıkardı. Perşembe dışında yola çıktığı nadirdi. (Kütüb-i Sitte: 2155)

Sahâbî Sahr İbni Vedâa el-Gâmidî (r.a.) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.s.):
-Allah’ım! Ümmetimin erkenciliğini bereketli kıl!.. diye dua etmiştir.
Râvi (Sahr) diyor ki; Nebi (s.a.s.), seriyye veya ordu gönderdiği zaman, sabahleyin erkenden gönderirdi.
Tüccardan olan Sahr da, ticaret mal ve kervanlarını sabah erkenden yola çıkarırdı. Bu sebeple malı çoğaldı, zengin oldu.

(Ebû Dâvûd, Cihâd 78; Tirmizî, Büyû’ 6. Ayrıca bk. İbni Mâce, Ticârât 41)

İbni Ömer (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

—Eğer insanlar, yalnız başına yolculuk yapmakta ne sakıncalar olduğunu benim kadar bilselerdi, hiç bir binek sahibi (yolcu) gece yolculuğuna yalnız çıkmazdı. (Buhârî, Cihâd 135. Ayrıca bk. Tirmizî, Cihâd 4; İbni Mâce, Edeb 45)

Rasûlullah (s.a.s.)  yolculuğa çıkarken hayvanı üzerine binip iyice yerleşince üç kere tekbir getirir ve:

—“Bunu bizim hizmetimize veren Allâh'ı tesbih ve takdis ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz..” (Zuhruf (43) /13) âyetini okur, sonra da şöyle dua ederdi:

—Ey Allah’ım! Biz, bu yolculuğumuzda Sen'den iyilik ve takvâ, bir de hoşnut olacağın amellere muvaffak kılmanı dileriz Ey Allah’ım! Bu yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağı yakın et! Ey Allah’ım! Seferde yardımcım, geride kalan çoluk çocuğumun koruyucusu Sen'sin Ey Allah’ım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda, çoluk çocuğumuzda kötü haller görmekten sana sığınırım.

Efendimiz yolculuktan döndüğünde de aynı sözleri söyler ve şu cümleleri ilâve ederdi:

—Biz yolculuktan dönen, tevbe eden, kulluk yapan ve Rabbimiz'e hamd eden kişileriz. (Müslim, Hac, 425; Ebû Dâvûd, Cihad, 72)

Amr İbni Şuayb’ın babası yoluyla dedesinden  rivayet ettiğine göre Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

—Bir yolcu bir şeytan, iki yolcu iki şeytan sayılır. Üç yolcu ise, kâfiledir.

Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre (r.a.)’ dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

-Üç kişi yolculuğa çıkarlarsa, aralarından birini başkan seçsinler!.

(Ebû Dâvûd, Cihâd 80- Ebû Dâvûd, Cihâd 79; Tirmizî, Cihâd  4 )

 

Abdullah b. Ömer'den -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, şöyle demiştir:

Rasûlullah (s.a.s.) bir yolculuğa çıkarken devesinin üzerine yerleştiğinde üç defa tekbir getirir, sonra da şöyle derdi:

— Bunu (bineği) bizim hizmetimize veren Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederiz. Yoksa (böyle yapmasaydı) biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz ki biz, Rabbimize döneceğiz.

— Allah’ım! Senden, bu yolculuğumuzda iyilik ve takva, (bizden) râzı olacağın amel dileriz. Allahım! Bu yolculuğumuzu bize kolaylaştır ve onun uzaklığını bize yakın kıl. Allahım! Sen, yolculukta dost ve âilemiz için vekilsin. Allahım! Yolculuğun meşakkatinden, üzücü manzara (görmekten), âilem ve malımda kötü değişiklikler (ile karşılaşmaktan) sana sığınırım.”

Yolculuktan dönünce bu duâyla birlikte şunu da ilâve eder:

—Biz, (yolculuktan, vatanımıza selâmet içerisinde) dönenler, tevbe edenler, ibâdet edenler, Rabbimize hamd edenleriz.

Enes b. Mâlik'ten -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

—Geceleyin yolculuk yapın. Çünkü yeryüzü geceleyin dürülür (yol almakla kısalır). (İmam Ahmed, hadis no:15157. Ebu Dâvud; hadis no: 2571.Lafız, Ebu Dâvud'a âittir.)

Hâlid İbnu Ma'dan merfu olarak [yani Rasûlullah (s.a.s.)’in sözü olarak] rivayet ediyor:

—Rasûlullah (s.a.s.)  buyurdular ki:

"Allah refikdir, (yumuşaklık, kolaylık, müsamaha sahibi). Bu sebeple rıfkı sever, rıfk sebebiyle razı olur, rıfk (sahibin)'e mahsus bir yardımı vardır ki, şiddet sahipleri bu yardımı göremez. Öyleyse bu, dili olmayan hayvanlara bindiğiniz zaman bunlara konaklama yerlerinde mola verin. Eğer geçtiğiniz arazi çoraksa, oradan hayvanın iliğini kurutmadan çıkın. Gece yürüyüşünü tercih edin. Zîra geceleyin arz, gündüzleyin dürülmeyecek şekilde dürülür. Yol üzerine (geceleyin) konaklamaktan kaçının. Çünkü o, hayvanların yolu, yılanların sığınağıdır."

(Kütüb-i Sitte: 2162) / Muvatta, İsti'zân 38, (2, 979).

Rasûlullah (s.a.s.), bir gazveden -veya bir seferden- döndüğü vakit Medîne'ye gece ulaşacak olsa girmez, sabahı beklerdi. Sabahtan önce ulaşacak olsa yine girmez, sabah vaktini beklerdi. Derdi ki:

—Biraz mühlet tanıyın da kokusunu sürünmemiş olan taransın, kocası gurbette olan usturasını kullansın. (Kütüb-i Sitte: 2176)

Ebü Katâde (r.a.) anlatıyor:

—Rasûlullah (s.a.s.) yolculuk sırasında geceleyin uyumak üzere konaklayınca sağı üzerine yatardı. Sabah vaktine yakın konaklamış ise, (yastık yerine) kolunu diker, başını avucunun içine koyardı. (Kütüb-i Sitte: 2163)

 

   26.12.2009
http://sufizmveinsan.com

 

 


Üst Ana sayfa e-mail