Emlak piyasası ne olacak?

Herkesin kafasındaki sorular şunlar;
Emlak piyasası ne olacak?
Fiyatlar daha fazla artacak mı?
Konut kredisi faizleri nasıl bir seyir izleyecek?
Mortage sistemi ne getirecek?

Ülkemizdeki son üç yıldır emlak piyasalarındaki gelişmeler Amerika’nın yeniden keşfi gibi gelişti. Bizim emlak piyasasında yaşadıklarımız birçok ülkenin daha önce tecrübe edindiği doğal reaksiyonlar. Makro ekonomik gelişmeler ile en çok paralellik gösteren piyasalardan biri emlaktır. Emlak piyasasında gelişen ekonomilerde fiyatların ivmeli bir yukarı tırmanışı söz konusudur. Ekonomi argosuyla balon tabir edilen durum ile karşı karşıyayız.
Kredili veya ipoteğe dayalı kredili ( Franszcadan gelen tabir ile mortgage) sistemi ev almayı kolaylaştıran sistemler olarak değerlendirilmektedir. Yaklaşık 70 yıl önce Amerika’da ortaya çıkan bu uyglama ile ev sahibi olanların oranlarının %40’lardan %80’lere ulaşmıştır. İpoteğe veya konut kredisine dayalı ev alma ABD, İngiltere, İspanya ve Japonya gibi ülkelerde yıllardır uygulanaktadır.

Emlak piyasasını etkileyen en önemli etkenler şunlardır; deprem, savaş, nüfustaki ciddi oranda azalmalar ve ekonomide meydana gelen daralma süreçleri. Bu kriteleri göz önüne alırsak Türkiye’de bazı bölgelerde deprem riskini ve makro ekonomik istikrar kaygıları dışında emlak piyasasının lehinde bir durum mevcut. 15 yaş altı nüfusun yirmi milyonu geçtiği düşünülürse önümüzdeki yıllarda konut ihtiyacının hızlanarak artacağı ortadadır. Ekonomik gelilmeler ile refah sevyesindeki iyileşmeler ve beklentilerde göz önünde bulundurulduğunda emlak piyasasının artıda olduğu açıkça ortadadır. Muhtemel bir Marmara depreminin yapı denetimsiz yapılan binalara talebi daha da azaltacağını söylemek gerekir. İstanbul için özellikle 2003’ten sonra yapı denetimin uygulanarak ve projelerden sapmadan yapılan yapılar için depremden çok fazla etkinemeyeceklerini söyeyebiliriz.
Aslında şu anda İstanbul’da deprem öncesi yapılan konutlara ebebin arkasında yatan önemli sebeplerden biri köyden kente göç olduğudur.

Son üç yıldır yapılan kredili satışlar ise mortage sisteminin bir denemesi-alıştırması niteliğnde idi. Mortage ile herkesin ev sahibi olabileceği doğru gibi gözüksede ev almanın kolaylaşacağı konusunda aynı şeyi söylememiz mümkün gözükmüyor. Mortage ile emlak fiyatlarının daha da artacak ve kredilerin 30 yıla kadar uzayacaktır. Çünkü o fiyatları daha kısa sürede ödemek mümkün olmayacaktır. Mütahit firmaların ve finanse eden şirketlerin büyük kar oranları elde ederken dar gelirli ve hatta orta sınıfın konut edinmesi mortage ile dahada zorlaşması muhtemeldir.

Emlak piyasasında oluşacak fiyat artışlarını mortage veya konut kredili satışlar körükleyecektir. Diğer yandan ülke ekonomisinde paralel bir büyümenin olmaması hatta ekonominin daralma sürecinde emlak fiyatlarının altüst olacağı fiyatların bir balonun patlaması gibi aşırı değer kaybedeceği diğer ülkelerden yaşanan tecrübeleri yansıtmaktadır.

Türkiyede bu emlak balonu henüz şişme safhasındadır. Benim kanatime göre henüz patlayacak düzeyde bir şişme oluşmamıştır. (Belki bir kısım istisnai bölgeler dışında)

Bu arada şunu da belirtmeden geçmemek gerekir. Devletin üstlendiği nitelikli toplu konut yapımı çok önemli bir devlet politikasıdır. Bu Türkiye’de en güzel son 3 yıldır uygulanmaktadır. Bunu en güzel uygulamış ülkelerin başında Singapur gelir. Bizim için incelenmesi gereken bir modeldir. Ancak nüfusun ve nüfus artışının Türkiye ile kıyaslanamaycak kadar az olması toplu konutta ülkemizin aynı başarıyı ele geçirmesine engel teşkil edecektir.

Turhan Doğan
turhan-sufizmveinsan@hotmail.com
Tokyo -
03.10.2006
http://sufizmveinsan.com

 


Üst Ana sayfa e-mail